BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Orta Doğu’nun Haritası

Orta Doğu’nun Haritası

Eski coğrafya veya yeni tarih atlaslarına merak edip bakmayanlar, bugünkü 200 devletin sınırlarının değişmez olduğu duygusuna kapılırlar. Geçmiş çoktan unutulmuştur. Babam, Mercan Îdâdîsinde (lisesinde) okurken, Türkiye, sınırlarının Adriyatik’ten Meriç’e gerileyeceğini, Libya’nın, Yemen’in imparatorluğumuzdan kopacağını söyleseniz, inandıramazdınız. Tarih ilmi ile ilgilenmeyenler, devlet sınırlarının ne derecede değişken tabiatlı davrandığını kestiremezler.



Eski coğrafya veya yeni tarih atlaslarına merak edip bakmayanlar, bugünkü 200 devletin sınırlarının değişmez olduğu duygusuna kapılırlar. Geçmiş çoktan unutulmuştur. Babam, Mercan Îdâdîsinde (lisesinde) okurken, Türkiye, sınırlarının Adriyatik’ten Meriç’e gerileyeceğini, Libya’nın, Yemen’in imparatorluğumuzdan kopacağını söyleseniz, inandıramazdınız. Tarih ilmi ile ilgilenmeyenler, devlet sınırlarının ne derecede değişken tabiatlı davrandığını kestiremezler. Orta Doğu, Osmanlı Türk imparatorluğumuzdan koparılan parçalarla, Avrupalılarca acele, hattâ rastgele çizilmiş sınırlarla oluşturulan devletlerin coğrafyasıdır. Osmanlı devlet-i muazzaması, dış politikada yaptığı akıl almaz hatalar ve gerekli reformlarda geç ve yetersiz kalması sebepleriyle, 1877-78 Rusya, 1911 İtalya, 1912-13 Balkan, 1914-18 Cihan Savaşlarına girdi. Balkan eyaletleri gibi Arap eyaletleri de elimizden gitti. Bunların çoğunu 1940’lara kadar muhafaza edip, sınırlarımızı istediğimiz gibi çizebilirdik. Olmadı. 1919’dan sonra, o çağın cihan devleti olan İngiltere, yanına Fransa’yı alarak, Arap eyaletlerimizden çıkaracağı ülkelerin sınırlarını çizdi. Hiçbir zaman devlet olmamış bölgelerde devletler ihdâs edildi. Şimdi cihan devleti İngiltere değil, Amerika’dır. Ayrılmaz müttefiki İngiltere’nin 85 yıl önce çizdiği Orta Doğu siyasî haritasını, modası geçmiş, kabûl edilmez derecede yapay (suni), köhne, zararlı ve haksız buluyor. Hele iki kapital ve tayin edici sebep, petrol ve terör faktörlerinin bu coğrafyada olmasının, yeniden düzenleme ihtiyacını kaçınılmaz hâle getirdiğini düşünüyor. Bu değişikliğe direnenler; direnebilme kapasite, potansiyel ve yetenekleri nisbetinde direneceklerdir. Bununla beraber, ama az ama çok, mutlaka değişiklikler olacaktır. Bu değişimde kâr edenler tarafında bulunmayanları tek ihtimal bekliyor: Zarar etmek... Tarihin yazılı olmayan kanunları; serttir, amansızdır, kolayca mantıksızlığa ve haksızlığa dönüşebilecek karakterdedir. Mutlaka hükmünü icra eder. Ellerini gözlerinden çekemeyerek ufku göremeyenlerin vay hâline!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT