BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bravo Sergen!

Bravo Sergen!

Kazanmak, herkesin ulaşmak istediği ortak hedeftir!.. Kaybeden olmayı kimse istemez. Ama kazanmak, kolay değildir. Hele hele adınız Sergen Yalçın ise...



Kazanmak, herkesin ulaşmak istediği ortak hedeftir!.. Kaybeden olmayı kimse istemez. Ama kazanmak, kolay değildir. Hele hele adınız Sergen Yalçın ise... Kariyeriniz sıfırlanmış ve bir anda herşeyini kaybetmiş müsrif tüccar durumuna düşmüsseniz, toparlanıp yeniden kazanan kişi olmanız çok zor, hatta imkansızdır! İşte, Sergen Yalçın bu imkansızı başaran kişi olarak önümüzde duruyor... Ama yine de tartışılıyor... Yalnız bir farkla... Bu defaki tartışma geçmişteki gibi özel hayatını hedef alan; “Sergen adam olmaz” ya da “Hayır olur!”un aksine onun futbol kişiliğini hedef alıyor. Artık kimsenin Sergen’in adam olmayacağı yönünde bir endişesi yok. Herkes biliyor ve kabul ediyor ki, F.Bahçe ile birlikte bu yıldızın özel hayatında da önemli değişmeler, güzel gelişmeler oldu. Şimdi deniyor ki, “Sergen küçük maçların büyük yıldızı”!.. Pres yoksa, boş alan çoksa Sergen oynar. Pres altındaysa, bire bir mücadeleye girecekse, kaçar, buharlaşır ve kaybolur! Bu yargının dayanak noktası istatistikler, G.Saray, Trabzonspor ve Beşiktaş karşılaşmalarındaki Sergen’in performansı! Ne yazık ki, bu maçlardaki notu zayıf!.. Ancak bu nota bakıp da, onu “küçük maçların büyük yıldızı” olarak tanıtmak, hem futbolcunun kendisine haksızlık olur, hem de futbolun takım oyunu olduğu gerçeğini inkâr olur... Çünkü, Sergen futbolumuzun günümüzdeki en büyük yeteneğidir!.. Çalım onda, sürat onda, gol onda! Estetik onda... Ama o, ne tek başına bir takım ne de kusursuzdur. Onu tek başına bir takım gibi görüp değerlendirmek hata olacağı gibi bilinen kusurlarını gizlemek de en büyük kötülük olur. O halde, Sergen’in şimdi yargılanan sorumluluk anlayışı üzerinde durup düşünmesi gerekir. Eğer, uluslararası bir yıldız olmak istiyorsa, özel hayatındaki müsbet değişimi, sorumluluk alanında da gerçekleştirmelidir. Bir de, aynı formayı paylaştığı insanların, bize kadar ulaşan “Arkadaşlık duygusu zayıf” şeklindeki eleştirilerine dikkat etmesi gerekir. Çünkü bu konu da, sahadaki verimi kadar önemlidir. Çevresiyle uyumlu olmayan birinin, yüzde yüz başarıyı yakalaması imkansızdır. Sergen’e bu noktada düşen, hayatını yeniden gözden geçirmesi, daha açık, dost ve daha hoşgörülü bir futbolcu olmaya özen göstermesidir. Zaten, bu da Sergen’in yapısında var olan şeydir. Özetlersek, bu tartışmalarda bile Sergen adına bir güzellik var. Artık özel hayatı didik didik edilmiyor. Kırk dereden su getirilip, yerden yere vurulmuyor. Demek ki, Sergen bazı şeyleri müsbet yönde değiştirmiş. F.Bahçe Kulübü’nün İdari Genel Sekreteri Serkan Acar da bunu açıkça ifade ediyor... “Ne yalan söyleyeyim... Sergen’i transfer ederken özel hayatıyla ilgili bazı kaygılarımız vardı. Ama, o bizi yanılttı... Bir gün olsun idmana çıkmamazlık yapmadı, aksine herkesten fazla çalıştı. Gayet disiplinli davrandı. Performansını sürekli geliştirdi. Özel hayatındaki bazı olumsuzlukları tamamıyla terk etti. Bir profesyonel gibi kendini futbola verdi. İnanıyorum ki, gelecek sezon çok daha iyi olacak!” İşte kazanç!.. İşte değişim! Bravo Sergen... Doğru yolda devam et!.. Bu güzelliklerin arkasını yeni güzelliklerle süsle!.. Milli Takım’daki olumlu çizgini kulüpte de devam ettir. Ettir ki, Türk futbolu bir yıldızı daha kaybetmesin! Hem sen hem Türk futbolu kazansın!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT