BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Beyninizi kullanın

Beyninizi kullanın

Bilimsel araştırmalar, verimli kullanılması durumunda beynin kolay yıpranmadığını ve her yaşta sağlıklı kaldığını ortaya koydu.



Siz de olur olmaz herşeyi kafasına takanlardan mısınız? Sahiden gün boyu neleri kafamıza taktığımızı hiç düşündünüz mü? Dersler, işler, maddi sorunlar, ailevi sorunlar derken, insan bazen kafasını bile taşıyamaz hale geliyor. Kesin olan şu ki; hayat hiçbirimiz için sorunsuz geçmiyor. Her yaşın kendine göre problemlerinin olduğu da ortada. Ancak, sorunlar karşısındaki tavırlar, onları karşılayabilme gücü insandan insana farklılık gösteriyor. Bu arada yaşanan stresler, organizmamızı özellikle de beynimizi yoruyor. Beyni otomobile benzeten bir nöroloji uzmanı, “zamanında ve eksiksiz bakımını yaparsanız yıllar boyu arızasız kullanmanız mümkündür” diyor. O halde genç yaşlarda beynimizi, nasıl kullanacağımızı öğrenmemiz gerekiyor. Bilimsel araştırmalar, verimli kullanılması durumunda beynin kolay yıpranmadığını ve her yaşta sağlıklı kaldığını ortaya koydu. Fakat dikkat edilmediği taktirde, beynimize bağlı rahatsızlıkların genç-yaşlı demediği de ortada. Ünlü ses sanatçımız Ebru Gündeş’in kameralar önünde rahatsızlanması, Amerikalı ünlü oyuncu Michael J. Fox’un çok genç olmasına rağmen bir süredir “alzheimer” hastalığının pençesinde olması, beynimizin özel bir ilgiye ihtiyaç duyduğunu bizlere hatırlattı. Herhalde hiçbirimiz genç yaşta beyin kanaması geçirmeyi veya yaşlılığında çok sevdiği torununun adını unutmayı istemez. Amerikan Us News Dergisi başta Harvard Üniversitesi olmak üzere birçok bilimadamı ve bilim vakfı, beynin çeşitli yaşlardaki yeteneklerini konu alan araştırmalarının sonuçlarını yayınladı. Bilim adamları beynin genç kalmasının insanın kendi elinde olduğunu vurguluyorlar. Gençlik elden gitmeden... Bugün sizlere, bu köşeden bir hikâye anlatmak istiyorum. Mesajı da içinde. Ben çok beğendim, bakalım siz beğenecek misiniz? “Zamanın birinde bir kasabada yaşayan dünyalar güzeli bir kız varmış. Bu kız öyle güzelmiş ki çok uzak memleketlerden bile birçok soylu, zengin, delikanlı onu görmeye gelirmiş. Ne var ki bu güzel kız kimseleri beğenmezmiş. Bu arada aynı kasabadan bir genç de, bu kızı istemiş. Ama kız onu da reddetmiş. Aradan uzun yıllar geçmiş, delikanlı kasabadan ayrılmış. Kendine başka bir yaşam kurmuş. Evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış. Bir gün yolu, bir zamanlar yaşadığı bu güzel kasabaya düşmüş. Orada tanıdık birine rastlayınca, aklına bir zamanlar o kasabada yaşayan dünyalar güzeli kız gelmiş. Ona ne olduğunu sormuş. Yaşlı adam önünde gül bahçesi olan bir evi göstererek,kızın evlendiğini söylemiş. Bizimki bir zamanlar herkesi reddeden kızın eşini çok merak etmiş. Bir gün gizlenip, kızın eşini evden çıkarken görmüş. Eşi, çirkin mi çirkin bir adammış. Üstelik zengin bile değilmiş. Çok merak eden adam, eşi gittikten sonra, evin kapısını çalmış. Kız kapıyı açınca da kendisini tanıtıp kıza, “niye böyle bir adamla evlendiğini” sormuş. Kız da ona arkasındaki gül bahçesinden en güzel gülü getirse yanıtını vereceğini, bu arada tek koşulunun da bahçede ilerlerken, geriye dönmemesi olduğunu söylemiş. Adam da bunun üzerine, yüzlerce güzel gülün olduğu bahçede ilerlemeye başlamış. Birden çok güzel sarı bir gül görmüş. Tam ona doğru eğilirken ileride kocaman pembe bir gül gözüne çarpmış. Tam ona uzanırken daha ileride olağanüstü güzellikte kırmızı bir gül goncası görmüş. Derken bir de bakmış ki bahçenin sonuna gelmiş ve mecburen oradaki bir gülü kopartıp kıza götürmüş. Bahçenin en güzel gülünü beklerken kız bir de ne görsün, yaprakları solmuş cılız bir gül. Bunun üzerine kız adama şöyle demiş: “Bak gördün mü? Her zaman daha iyisini bulmak isterken ömür geçer ve sen en kötüsüne razı olmak zorunda kalırsın. Bu yüzden gençlik gitmeden fırsatları değerlendirebilmek, elindekilerin kıymetini bilmek gerekir.” Ne dersiniz? Çok zaman, “altın bulacağım derken yakınımızdaki gümüşü göremiyoruz” galiba değil mi? Sevgiyle kalın... Betül Bayram Altınbaşak Bilim adamlarından püf noktaları: Değişik şeylerle uğraşın: Zevkli uğraşlar, beyne güç veren besinler gibidir. Hoşunuza gitmeyen çabalardan uzak durmanız doğru olur.Yaşamayı sanat olarak görün. Kendinizi yenileyin, farklı yaşam tarzlarını inceleyin, farklı insanlarla veya orijinal kitaplarla vakit geçirin. Akıllı insanlarla birlikte olun: Yakın çevrenizi sizi geliştiren insanlardan oluşturun. Onlara uyum sağlamak için göstereceğiniz çabalar, beyninizi olumlu yönde etkileyecektir. Uzmanlaşın: Yüksek düzeyde düşünceler beyni yönlendirir. İnsan ancak her gün kullandığı bilgileri en iyi şekilde anımsayabilmektedir. Her gün değerli bir şeyler öğrenmeyi ve düşünmeyi alışkanlık haline getirin. İdeallerinizi erken gerçekleştirin: Yaşı ilerlediği halde hayallerini gerçekleştiremeyenlerin beyni, zayıflamaya daha çok elverişlidir. İdeallerinizi gerçekleştirdiğinizde hemen kendinizi daha üst ideal ve umutlara bağlayın. Pişmanlık duymayın: Geçmişte şunu yapsaydım, bunu yapsaydım gibi düşünceler insanı genellikle kendi kabuğuna çekilmeye iter. Beyin bir kez yavaşladı mı tekrar eski hızına kavuşması güç olur. Yeni ufuklar arayın: Yeni deneyimler beynin çevikliğini korur. Unutmayın, beyin kas sistemiyle çalışmadığı için yorulmaz sadece aynı işle uğraşmaktan sıkılır ve zayıflar. Bir amacınız olsun: Hayatınıza değişiklik getiren uğraşıları seçin. Amaçsız insanlar hayattan koparlar. Beyni de erken zayıflar. Yürüyüş yapın: Her gün yürüyüş yapın. Günde yarım saat yürümek, zeka testlerinde puanlarınızı her gün artırır. Ayakta düşünmek, düşünme kalitesini artırır. Problemlerinizi spor yaparken çözmeyi deneyin. Kontrollü olun: Çaresizlik duygusuna kapılmak, beyni durgunlaşmaya ve erken yıpranmaya sürükler. Bu arada, gençlikte çok sayıda arkadaşları olanların, çevreleriyle sürekli ilişki içinde olanların ileride daha başarılı oldukları bildiriliyor. Okuyucu Köşesi AÖF’lüler ilgi bekliyor Açık Öğretim Fakültesi (AÖF)’nin farklı bölümlerinde okuyan binlerce genç, gündeme gelen öğrenci affından yararlanmak için ilgi bekliyor. Birinci sınıftan tek ders nedeni ile kalan bir öğrenci, ikinci sınıfın bütün derslerini geçtiği halde birinci sınıfın tek dersi nedeni ile üçüncü sınıfa geçemiyor. Aynı şekilde, ikinci sınıftan tek dersi olan öğrenciler üçüncü sınıfının derslerini geçtiği halde son sınıfa geçemiyor. Tek ders nedeni ile mağdur olan AÖF’li öğrenciler gündeme gelen öğrenci affından kendilerinin unutulmamasını istiyorlar. Haklı olarak sorunlarını dile getiren bu AÖF öğrencileri diğer üniversitelere tanınan haklardan ve aftan yararlanmak istiyorlar. Haftanın Sözü Herhangi bir sorunu çözmek istiyorsanız şu üç soruyu kendinize sorun: 1) Ne yapabilirim? 2) Ne okuyabilirim? 3) Kime sorabilirim? Jim Rohn Her türlü soru ve sorunlarınız için: Türkiye Gazetesi Genç Türkiye Köşesi 29 Ekim Caddesi 34530 Yenibosna/İST. Faks: 0 212 454 20 30 e-mail: BetBay@apexmail.com
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98466
    % -0.17
  • 5.714
    % -1.25
  • 6.623
    % -1.19
  • 7.5476
    % -0.83
  • 225.606
    % -1.18
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT