BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Açıkgöz vekiller...

Açıkgöz vekiller...

Millete mezarda emekliliği reva gören milletvekillerimiz, söz konusu kendileri olunca; elçabukluğu marifetiyle, maaşlarını “Temsil tazminatı” adıyla 300 milyon lira artırdılar!



Millete mezarda emekliliği reva gören milletvekillerimiz, söz konusu kendileri olunca; elçabukluğu marifetiyle, maaşlarını “Temsil tazminatı” adıyla 300 milyon lira artırdılar! Önceki gün, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, 15 dakikada jet hızıyla kabul edilen kanun teklifine, her partiye mensup bütün milletvekilleri, “evet” dedi! Bilindiği gibi, daha önce Anayasa Mahkemesi tarafından 8 kez iptal edilen, “kıyak emeklilik”lerini garantiye almak isteyen milletvekilleri, bu defa, “temsil tazminatı” ile kendilerini ödüllendirmek istiyorlar! Açıkgözlülüklerine, şark kurnazlığını da ekleyerek, Anayasa Mahkemesi üyeleri gibi, Yüksek Yargı organlarının mensuplarını kanun kapsamına aldılar. Kanun teklifine göre, Danıştay, Sayıştay ve Yargıtay üyeleri ile birinci derece hakim ve savcılar, genel müdür ve daha üst düzeydeki yöneticilerle, üniversitelerde temsil görevinde bulunanlar da temsil tazminatından yararlanacak. Asgari ücretin 100 milyon lira bile olmadığı bu ülkede, 2 milyar liraya yakın maaş alan milletvekili, bu parayı beğenmiyorsa ve yetmiyor deyip, temsil tazminatı adıyla, daha, daha diyorsa, pes doğrusu! Üstelik, bu teklifin kanunlaşması halinde, halen milletvekilliği yapanlarla beraber, emekli olanlarının da maaşlarına bu meblağ yansıtılacak. Ve aynı teklife göre, söz konusu kişilerin dul ve yetimleri de bu haktan yararlanacak... Acaba, bizim milletvekillerimiz, bir gazinin maaşının kaç lira olduğunu bilirler mi? Ya, şehit dul ve yetiminin kaç para aldığını? Memur ve işçi emekli maaşlarından haberdarlar mı? Nasıl olmazlar, hepsini kendileri takdir buyurup, lütfediyorlar! Bu yürek paralayıcı maaşları takdir ederlerken, ileri sürdükleri ve ardına sığınmak istedikleri; “Devletimizin imkânları bu kadar, daha fazla olsaydı, niçin daha çok vermeyelim!” yaveleri ne manaya geliyor diye adama sormazlar mı? Yüzde 15’lik zammı memuruna reva gören ve bu pahalılıkta bununla yetin diyen zihniyet, söz konusu kendileri olunca, orta yerde ne devletin imkânları söz konusu oluyor, ne de “Bütçe olanakları!” İnsaf ve iz’an, bu Yüce Meclis’e hiç uğramamışa benziyor ki, asiller söz konusu olduğunda, imkânsızlıktan dem vuruluyor; vekiller söz konusu olduğunda da; fütursuzca gelsin 300 milyon deniyor! Belli ki, vekillerimiz, yapmış olduklarının farkındalar... Kanun teklifini, basından saklamak için, kişiye özel ibareli kapalı zarflar halinde üyelere dağıttılar ve müzakereye mahal görmeden, Komisyondan geçirdiler! Deprem bahanesiyle millete ek vergi salanlar; bu fukara milletin dişinden tırnağından artırarak “kerhen” de olsa devletine vermekte olduğu vergilerin gidecek yerini de gösteriyorlar! 50 senelik bir tiyatro bu... Vekillerle asillerin oyunu... Daha doğrusu, vekillerin asilleri hiçe sayıp, parmaklarında oynattıkları bir oyun!.. Kemal Sunal’ın filmlerini 30 kere seyretmekten bıktığımız zaman bu “vekil-asil” oyunu da sahneden kalkacak ama... Bu seyirci ile daha uzun yıllar vizyonda kalacağa benzer. Böyle başa böyle tıraş!.. Siz, hâlâ onları, ülkenin âli menfaatleri için kanun çıkarıyor zannedin; onlarsa, Ankara’nın göbeğinde “alan da kaçan mı?” oynuyorlar!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT