BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “Analar unutmaz Reşat!”

“Analar unutmaz Reşat!”

Keyiflenmişti sanki. Yatağın üzerine attı kendini. Belindeki tabancayı okşadı yumuşak bir tavırla. Gözlerini tavana dikti. Nihayet hesaplaşma zamanıydı.



Keyiflenmişti sanki. Yatağın üzerine attı kendini. Belindeki tabancayı okşadı yumuşak bir tavırla. Gözlerini tavana dikti. Nihayet hesaplaşma zamanıydı. En son Reşat’ın yeğeni Çolakoğlu ailesinin ferdini kıstırıp vurduğu zaman Bekir askerdi. Olayı duyduğu zaman beyninden vurulmuşa dönmüş, oracıkta yemin etmişti bu işin intikamını almak için. On senedir fırsat kollamıştı. Önce Ökkeş’i vurmak istemişti. Yaşlı adam eceliyle ölünce ailede elle tutulur tek erkek olan Reşat çıkmıştı sahneye. Bir süre yerini, yurdunu aramıştı Reşat’ın. Sonunda bundan iki sene önce bir köylüsünden öğrenmişti Afyon’da olduğunu. Bu işler aceleye gelmezdi. Ama köylü artık manalı bakmaya başlamıştı Çolakoğlu ailesine. Sanki hepsi de: - Hani nerede kaldı intikamınız? Oturup duruyorsunuz... der gibiydi. Ellerini başının altına destek yaptı. Uykusuzdu. Şimdi sıra bu koca şehirde Reşat’ı bulmaya kalmıştı. İyi tanırdı onu. Birlikte geçmişti çocuklukları. Reşat birkaç yaş büyüktü kendisinden. Nerede görse tanırdı. Onu arayacağı yerin Pazar yeri olduğunu da öğrenmişti. Keyifle ve kinle gülümsedi. * * * Cengiz bütün gün top peşine koştuğundan olsa gerek, yemek yedikten hemen sonra hemen yatmıştı. Şehnaz da odasına çekilmişti. İki yatak odası vardı evde. Kendi elleriyle yapmıştı Reşat bu gecekonduyu. Yetiyordu onlara bu kutu gibi ev. Bir de tapusunu alabilseler iyice rahatlayacaktı. Her sene tapuların verileceğini söyleniyor ama bir ses çıkmıyordu ondan sonra. Seher çay demlemişti. Bahçede oturuyorlardı karı koca. - Bir şilte atıp burada yatmalı, içerlere girilecek gibi değil. Kadın başını salladı çayları doldururken: - Daha bunun Temmuzu, Ağustosu var. Bizim oralarda böylesine sıcak olmazdı hiç. Gözlerini uzaklara çevirdi Reşat. Derin derin içini çekti: - Özledim bizim oraları Seher... Kaç sene oldu, Bizi unutmuşlardır bile değil mi? Anam düşünüyor mudur acep? Çayından bir yudum aldı karısı. Kaşlarını kaldırdı: - Unutur mu hiç, analar unutmaz Reşat. Aklının bir köşesinde yuva kurmuş oturuyorsundur sen onun. Keşke bir gidebilsen. Bakarsın geçmiştir öfkesi. Hem o mesele de kapanıp gitti herhalde artık. Baksana on sene geçti üzerinden. Reşat usulca bıraktı tahta masanın üzerine elindeki bardağı. Bir ayağını altına almıştı tahta sedirin üzerinde. - Kılıç yarası gibidir kan davası Seher’im. Geçmez bir türlü. Ben de kendimi kandırıyorum, sana teselli vermek istiyorum ama içimden bir ses hep “dikkatli ol!” diyor. - Allah göstermesin Reşat, nice olur halimiz! Durdu, derin bir soluk aldı. Endişeli bir sesle: - Geçende Cengiz sordu... dedi. Kocasının yüzüne baktı. Reşat heyecanla fısıldadı: - Ne diye sordu? - “Neydi babamların meselesi” diye sordu. Sana kızıyor sanki, “neden almadı öcünü babam” diye diklendi. Korkuyorum Reşat. Cengiz tıpkı dedesine benziyor. Çabuk öfkeleniyor, kabadayı ruhu var onda rahmetli gibi. Vursun, kırsın istiyor. Reşat bir müddet cevap vermedi. Düşünüyordu. Hiçbir zaman tasvip etmemişti bu öfkeyi. Binlerce defa anlatmaya çalışmıştı babasına. Vazgeçmeleri için uğraşmıştı. “Uzatalım elimizi Çolakoğullarına...” demişti. “Barışalım, ilk adımı biz atalım, bunun sonu yok baba” demişti. Ökkeş ağa kendi geleneklerinden, kendi değerlerinden taviz verecek, hele hele böyle bir durumda geri adım atacak bir adam değildi. İri yarı, heybetli görünüşüyle herkesin çekindiği bir adamdı o. Otoritesini köyde kabullenmeyen yoktu. İşini kuvvet yoluyla halletmişti hep. Kimse karşı çıkamazdı. Bu davada ise sonuna kadar gitmeye kararlıydı. Nereden baksan Ökkeş Demirtaş ailesi altı, yedi ölü vermişti bu kan davasında. Çolakoğullarından da bir o kadar can yitip gitmişti. Bir Reşat kalmıştı Demirtaşlar’dan. Halasının kocası falan vardı ama Çolakoğulları Reşat’a gözünü dikmişti. - Gençlik işte. Her şeyin şiddetle hallolacağını sanıyorlar. Bu devletin hukuku var, polisi var. Hem ne kadar gereksiz bir kavga bu. Anlatamadık çocuklarımıza demek ki!.. DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT