BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dul bir kadın ve cömert Yahudi...

Dul bir kadın ve cömert Yahudi...

Bugün sizlere, cömertliği ile ebedî saadete kavuşan bir Yahudi’den bahsetmek istiyoruz. Hadise bir Kurban Bayramı arefesinde yaşanmıştır. Buyrun ibretle okuyalım...



Bir Kurban Bayramı arefesinde, dul bir kadın yanında yetim çocuğu ile zengin bir Müslümanın giyim eşyası satan mağazasına girerek, Allah rızası için yardım istedi. Adam fakir kadına yardım etmediği gibi, hakaretler ederek kovdu. Kapı dışarı edilen kadıncağız, mahzun bir hâlde oradan ayrılıp giderken, o Müslümanın karşısında, aynı şeyleri satan bir dükkanın sahibi olan Yahudi olanları gördü ve kadını ısrarla dükkana çağırıp, ne isterse almasını, kendisine ve çocuğuna olacak elbisenin kendisinde bulunduğunu söyledi... “Cennet elbiseleri giyesin!” Naçar kalan zavallı kadın ve çocuğu, Yahudinin dükkanından beğendikleri elbiseyi giydiler. Kadın; -Allahü teala sana iman nasip etsin. Sen bizi giydirdiğin gibi Allah da sana Cennette köşkler verip Cennet elbiseleri giydirsin, diye dua etti... Dul ve yetimi dükkanından kovan adam, o gece bir rüya gördü... Kıyamet kopmuş ve kendisi cennete girmişti. Cennette gezerken gözleri kamaştıran bir köşk gördü. Kapısında da kendisinin ismi yazılı idi. İçeri girmek istedi. Fakat kapıdaki melekler adamı içeri almadılar. -Dur bakalım nereye gidiyorsun? dediler. Adam durdu: -Niye giremiyorum, bu köşk benim değil mi? diye sordu. Melekler şöyle cevap verdiler: -Düne kadar senindi ama, dün başkasına verildi. Senin isminin yerine, verilen adamın adı yazılacak. Adam heyecan içinde uyandı ki, yatakta yatıyor. Kendi kendine; “Eyvah ben ne yaptım!.. Demek ki köşk, benden sonra onları giydiren Avram Efendinin olmuş” dedi. Sabah Avram Efendinin dükkanına gitti: -Avram Efendi, dünkü dul kadına sen kaç liralık elbise verdiysen onların parasını sana ben vereceğim, dedi. Avram Efendi bir altın değerinde elbise verdiğini söyledi. Adam: -Madem o kadarmış al sana onun iki misli, dedi. Fakat Avram Efendi “olmaz” dedi... “Ben Müslüman oldum!..” Adam değerini yükseltti ve yükselttikçe Avram Efendi olmaz diyordu... Ve adam yüz altın, iki yüz altın vermeğe başladı ama, artık Avram Efendi’nin de sabrı taşmıştı: -Olmaz komşu olmaz, o köşk yüz altınla bin altınla satın alınmaz... O senin gördüğün rüyayı ben de gördüm ve işte Müslüman oldum. O köşk düne kadar senindi, sen daha evvel yaptığın hayır-hasenatla o köşkü yaptırmıştın ama, dün bana sattın! Ben onu tekrar sana satmaya niyetli değilim... Müslüman olan Avram Efendi, bu hadiseden kısa bir zaman sonra da vefat etti...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT