BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çatalzeytin

Çatalzeytin

Karabük’te dolaşıyorum. Temiz yüzlü, temiz giyimli biri yaklışıyor.



Karabük’te dolaşıyorum. Temiz yüzlü, temiz giyimli biri yaklışıyor. Bizi tanımış. Önce selam veriyor, sonra sevgisini... Daha sonra da, yayınladığı kitabını... Kendi adı, Tahsin Şentürk... Kitabının adı, Çatalzeytin... Eserini bize armağan ederken, “Kıyısı olmayan engin saygılarımla” notunu düşüyor. Şık bir üslup! İstanbul’a dönüş yolculuğunda; Çatalzeytin’i okumaya başladığımda, aynı şık üslubun kitabın diğer sayfalarına da yansıdığını görüyorum. Hıncal Uluç’un Sabah’taki köşesindeki gibi; Hakan/Utku türünü andıran ironiler, değindirmeler, iğnelemeler var. Anadolu’nun içinden çıkan birinin; zor bir branşta dikkat çekici ürünlerin sahibi olması, beni mutlu etti. Kitabının kapağını, eşi Zerrin hanım hazırlamış... O da değişik! Kapağın tamamını kaplayan bir şiir ve bu şiirde kitaba adını veren Çatalzeytin kelimesi; mısralar içinden büyütülerek ön plana alınmış... Estetik görünüş açısından çok cazip değil ama; özgün bir düşünce olarak, müthiş! Kitap 2. baskısını yaptı.  Anadolu’nun bağrında kitap çıkarma cesaretini ortaya koyan ve bunda da başarılı olan Tahsin Şentürk’ün, Çatalzeytin’inden bir demet sunmak istiyorum. Ali Kırca’nın dediği gibi; “Hayatı paylaşmak için...” İşte Karabük’ten taşlamalar: “Sana dün bir tepeden baktım, aziz İstanbul...” Tepem attı! Siyası partiler, seçmenlerini parmakla selamlıyormuş... Dileriz, bilekle almazlar cevabını... Hava kirliliğini ele almayanları, Hava kirliliği ele alacaktır. En sadık dostum: SIFIR Bir grup milletvekili, çiğ köftenin kıvamını Meclis’te denemişti. Köfte çiğ, Adamlar pişkin! Ne biriniciyim... Ne bir inci! Falanca kalpten gitti, Filanca kalpten gitti. İyi de kardeşim; Ya kalp, neden gitti? Üç yanımız deniz... Dört yanımız pis! Borçluysan eğer, İki kere iki, “Dert” eder. Bana sevdiğin şarkıyı söyle, Sana kim olduğunu söyleyeyim. Sigaran yanıyor, Sen sönüyorsun... Bir haber: “Dört kişiden üçü hasta” Biri kayıp! Kitap almaya para uyduramayız. Ama üstümüze yok, İşi kitabına uydurmada... Bir sarılmış hayata ağaç, Bir sarılmış... Kayaya kök salmış da, İnsandan kurtaramamış! Okumayan bir ülkeymişiz... Lâf! Var mı bizim kadar okuyan Ana-avrat, Dümdüz... Ne zaman yenilsek, Yorum aynı: Yenildik ama, Ezilmedik. Ezilsek de, lâf hazır: Ezildik ama, Ölmedik. Hadi öldük diyelim. Yine belli diyeceğimiz: Öldük ama, B.. yoluna gitmedik!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT