BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > sizinkiler...

sizinkiler...

(...Arkadaşım Mehmet Yılmaz’la konuşmaya çalışıyorum) -Gördün mü haberi, adam köprüden atlayarak intihar etmiş...



sizinkiler... (...Arkadaşım Mehmet Yılmaz’la konuşmaya çalışıyorum) -Gördün mü haberi, adam köprüden atlayarak intihar etmiş... “-Yapma yaa?... Üstünden mi atlamış?...” (...Ahmet Erim’den) tebeşir tozu “-Daha iyi olmaya çalışmayan iyi olarak da kalamaz...” (...Oliver Cromwell) kadınlar & erkekler Üç adam balığa çıkmış, aralarında konuşuyorlar; Biri demiş ki; “Bugün balığa çıkabilmek için karıma bir hafta içinde bütün evi boyayacağıma dair söz verdim...” “O da bir şey mi” diye devam ettirmiş konuşmayı; “Ben bugün balığa çıkabilmek için karıma 1 hafta içinde bütün elektronik eşyaları yenileyeceğime dair söz verdim...” Üçüncü adamdan ses çıkmayınca sormuşlar; -Eee?... Sen ne söz verdin bugün balığa çıkabilmek için?... “Valla bir söz vermedim” demiş adam; “-Sabah kalkınca hanıma, ‘Balığa mı çıkayım, annemlere mi gideriz’ diye sordum... Cevabı kesin ve netti; “-Üstünü sıkı giyin, üşürsün...” tuzaktan kumanda (...STAR - Popstar Alaturka) BÜLENT ERSOY: Kızım, sen beni Orhan’la karıştırdın... Orhan 37, ben 21 yaşındayım... ARMAĞAN ÇAĞLAYAN: Bu durumda ben doğmadım, henüz ana rahmindeyim... *** (...TÜRKMAX - Hülya Avşar Stüdyosu) HÜLYA AVŞAR: Clinton’ın saksofon çalmasına ne diyorsun?... SERKAN ÇAĞRI: Koskoca ABD’de başbakanlık yapan birinin saksofon çalması çok güzel... Sırf bunun için bile oy verebilirim... *** (...HABERTÜRK - Yaşam Sohbetleri) BENGİ SEMERCİ: Hiç incelediniz mi bilmiyorum, ama mizah psikiyatride çok önemli bir yer tutar... CEM YILMAZ: Bir hasta olarak bu konuyla ilgilendim tabii... bizimkiler... (...Almanya fuar bombaları - 1) Standı ziyaret gelen bazı firmalar var; kimileri Türk, kimileri yabancı... Mersinli bir bayan standa gelmiş ve onu karşılayan Fatih Acartürk... Biraz konuştuktan sonra bakmış kadın gitmiyor, “Bir şey içer misiniz” diye sormuş... Kadın da çay istemiş... Fatih bakmış ketılda su kalmamış, kadına utanmış “Su bitmiş” demeye, yanda duran soda şişesini açmış ve doldurmuş su yerine sodayı... Kaynayınca kadının bardağına koymuş ve çayı da atıp ikram etmiş... İlk yudumda yüzünü buruşturunca, “Ay pardon şekersiz o... Şeker koymayı unuttum” diye uzatmış şekeri... Kadın şekeri attıktan sonra da tadı bulamayınca çok işi olduğunu söyleyerek izin istemiş... Arkasından bakan Fatih, ilk bulduğu çöpe çay bardığını attığını görmüş... hayata dair... > Utanmaktan kaçın, fakat şan ve şöhretin arkasından koşmayın. Bunlar insana çok pahalıya mal olur. > Yanlış anlayanlar tarafından söylenen bir doğrudan daha kötü hiçbir yalan yoktur. > Gençlerin yetişmesine önem ver, çünkü bu yolda herhangi bir ihmal memleketin yapısını mahveder. > Öğretim sınıfta biter, fakat eğitim ancak hayatla beraber sona erer. > Asilce yaşamak ve asilce ölmek, onurlu insanlara yakışır. > İnsanın iyi bir akla sahip olması kafi değildir, esas onu iyi kullanabilmesidir. > Haksızlık önünde eğilmeyiniz, çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. > Acı çekmeyenler, başkalarının acı çekebileceğini akıllarına getirmezler. > Evlatlarınızı devriniz için değil, onların devirleri için yetiştiriniz. > İki şeyin elden gitmeden değerini taktir etmek zordur, sağlık ve gençlik. > Büyük bir lider, halka, onların şahsi menfaatlerinin zannettikleri gibi olmadığını söylemek cesaretini gösteren bir adamdır. > Teknoloji kapıları açar, fakat tüm insanları zorla içine sokamaz. > Büyük işlerin sahipleri, küçük işleri titizlikle yapabilme sabrını gösteren kişilerdir. > Dost, acılarını dostlarıyla paylaşandır. > Çiçekleri sevenler insanlardan nefret edemez. > İnsanların yalnız ekmeğe değil, şerefe de ihtiyacı vardır. > Cehalete cepheden saldırmak, püskürtülmeye mahkumdur. Çünkü toplumlar sahip oldukları en kıymetli şeyi, yani cehaleti savunmaya daima hazırdırlar. (...Hendrik Willem van Loon) Temel’in yeri İnşaatçı İdris, balıkçı Dursun ve elektrikçi Temel, elektrikli sandalyede infaz edilmeyi bekliyormuş... İlk önce İdris sandalyeye oturtulmuş... “Söylemek istediğin son bir şey var mı” demiş cellat... İdris, “Hayır yok” diye cevaplamış... Elektrik düğmesine basmış, ama hiçbir şey olmamış... Yasalara göre eğer infaz teşebbüsü başarısız olursa, mahkum serbest bırakılıyormuş... İdris serbest bırakılmış... Sonra balıkçı Dursun getirilmiş... -Söylemek istediğin son bir şey var mı?... “-Hayır bitir şu işi...” Cellat elektrik düğmesine basmış, ama yine bir şey olmamış... Dolayısıyla Dursun da serbest bırakılmış... Sonra Temel çıkartılmış; “-Söylemek istediğin son bir şey var mı?...” Elektrikçi Temel, “Evet” demiş; “-Mavi ve kırmızı kabloların yerini değiştirirseniz bu alet çalışır...” (...M.Hilal Onur’dan) kritik “-Hayatta çok müthiş şeyler hayal etmedim hiçbir zaman... Basitliğin kendi detayları var... Ağaçtan düşen elma basit ama altını açarsanız Newton’un fizik kuralı çıkıyor...” (...Mirkelam) S.Ö.Z. der ki; “-Vicdan ruhun kartvizitidir...” (...Müthiş S.Ö.Z.leri) “-Dedem duvarcıydı, babam duvarcıydı, ben de duvarcıyım... Ama hâlâ bir evim yok...” (Amarcord filminden)
Kapat
KAPAT