BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Anahtar teslimi fabrika

Anahtar teslimi fabrika

Başarılı iş kadını Filiz Aybakar, 26 ülkeyle ticaret yaparak Türkiye’ye döviz kazandırıyor



Başarılı iş kadını Filiz Aybakar, 26 ülkeyle ticaret yaparak Türkiye’ye döviz kazandırıyor > BUKET GÜVEN buket.guven@tg.com.tr İsmi Filiz Aybakar... Harward İşletme mezunu... O’na “Irak’ın Don Kişot’u” diyorlar... Don Kişot gibi o da yel değirmenleri ile savaşıyor... Ama bu savaşı boşuna değil, değirmenleri son derece modern fabrikalara çevirmek için çalışıyor... Dünyanın 26 ülkesine anahtar teslimi un fabrikaları yaparak Türkiye’nin göğsünü kabartıyor... Aybakar ile iş hayatındaki başarılarını konuştuk. Ankara’nın küçük ilçelerinden Akyurt’taki fabrikasında buluştuğumuz Filiz Aybakar, genç bir Türk kadınının dünyanın dört bir yanına nasıl ticaret yaptığını anlattı... FABRİKA DEDEDEN KALMA 1932 yılından bu yana anahtar teslimi un, irmik, mısır değirmenleri fabrikası yapan Aybakar Makine Sanayi ve Ticaret A. Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Aybakar, “Aile şirketi. İster istemez içine doğuyorsunuz” sözleriyle işe nasıl başladığını belirtti. Dedesi İhsan Aybakar’ın kurduğu fabrikayı önce babası daha sonra da kardeşi ile birlikte kendisinin yönettiğini belirten Aybakar, şimdi 26 ülkeye ihracat yapmanın gururunu taşıyor. Bir bayan için zor pazarlardan olan Ortadoğu pazarında çalışan Irak, İran ve Suriye’deki ofisleri de yöneten Aybakar, yılın 9 ayını Süleymaniye’de geçiriyor. Avrupa’yla da ticaret yapan Bulgaristan, Fransa Romanya, Almanya’ya da ürünler satan Aybakar, çalışma saatlerini sorduğumuzda gülümseyerek, “24 saat” diyor. Dünyanın dört bir yanıyla iş yapan ve saat farklılıklarından dolayı günün 24 saatini çalışarak geçiren Aybakar, Harward Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirdikten sonra başladığı işinde çocukken kaybettiği babasıyla birlikte çalışamamış olmaktan duyduğu üzüntüyü de dile getirdi. ARALIĞA KADAR DOLUYUZ İş dünyasında ve özellikle Ortadoğu gibi bir coğrafyada bir bayan olarak çalışmanın zorluklarını da esprili bir şekilde anlatan Aybakar, bir keresinde İran’da, ‘Ben bir bayanla kontrat imzalamam. Para ödesem sen de kaçsan beni bir bayanın dolandırdığını nasıl anlatırım’ gerekçesiyle kendisinin yerine bir müşterisine kontrat imzalatmak zorunda kaldığını yine gülümseyerek bizimle paylaştı... Sohbetimiz sırasında sık sık telefonu çalan, işleri için talimatlar veren Aybakar, tüm dünyayı saran ekonomik krize rağmen Aralık ayına kadar işlerinin dolu olduğunun da altını çizdi. İşindeki tüm başarısına karşılık tevazuyu elden bırakmayan Aybakar, işine olan sevgisini de şu sözlerle anlattı: “İşimi çok seviyorum. İlk işe başladığımda keşke başka bir iş yapsaydım insanlar gelip de alsalardı diyordum ama sonra da öğrendim ki yokmuş. Bizim ki tüketim malzemesi değil üretim malzemesi...” Dedesinin kurduğu fabrikanın tarihi binasında çalışmalarını sürdüren Aybakar çalışanları ile de arkadaş gibi işleri yürütüyor. Patron-çalışan ayrımının hiçbir şekilde görülmediği Aybakar firmasında yaşanan ayrımcılığı Filiz Aybakar, şu şekilde gösterdi: “Onlar saat 18.00’ de gidiyorlar. Biz gitmiyoruz. Romanya’ya teklif hazırlanacak. Önemli olan işin bitmesi, kimin yaptığının önemi yok...” 24 saatlik yoğun çalışma temposu... ABD’nin ünlü üniversitesi Harward’dan mezun olduktan sonra gelip aile şirketinin başına geçen Filiz Aybakar, başarı hikayesini mütevazı bir şekilde anlattı... 1932 yılından bu yana anahtar teslimi un, irmik, mısır değirmenleri fabrikası yapan Aybakar Makine Sanayi ve Ticaret A. Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Filiz Hanım, dünyanın çeşitli yerleri ile ticaret yaptıkları için saat farklılıklarından dolayı günün 24 saati çalıştıklarını söyledi. Irak’ın “Don Kişot’u” Zor dönemlerde de Irak pazarından çekilmediği için ‘Irak’ın Don Kişot’u’ olarak nitelendirilen Filiz Aybakar, “Orta Doğu ve Irak pazarında iş yapmak eğlenceli bir pazar. Daha yakın daha candan samimi bir ortam. Ama dikkat gerektiren bir pazar” tavsiyelerinde bulundu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT