BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sessiz bir ölüm

Sessiz bir ölüm

Saadet Akay, ufak-tefek bir kadındı. Bir tesbih böceği gibi, kendi içinde kaybolmuştu sanki.



Yeşilçam’ın bir başka köşesinde, Erman Han’ın yanındaki kaldırımda iki küçük hasır iskemlede oturuyorduk. Önümüzde yarıya kadar içilmiş iki bardak çay. Saadet Akay’la beraberdik. Ufak-tefek bir kadındı. Belki 50, belki de 60 yaşındaydı. Bir tesbih böceği gibi, kendi içinde kaybolmuştu sanki. Yalnız gözleri ışıl ışıldı. Yüzünde puslu, yağışlı bir havanın kurşunî rengi vardı. Her an ağlayacak gibiydi ama gülüyordu. Kuru asma dalına benzeyen elini uzattı; parmaklarıma dokundu: “Bak Kâmi, dedi. Ölümüm çok yakın. Sessizce öleceğim, bana kimse merasim yapmaz, yaşadığım gibi gideceğim.” BUNA DA ŞÜKÜR! Saadet Akay’ın, çizgileri derinleşmiş, kurumuş yanaklarına birkaç damla yaş yuvarlandı. Yutkundu, yüzünde ağlamakla, gülmek arası değişik bir anlam vardı. Bütün insanlara gülüyordu. Bu çirkin dünyada tek başınaydı. Çorak bir toprakta yetişmiş kuru ot misali, tesadüfen düşen yağmur damlalarıyla yaşamıştı. Şimdi, ağır bir yük gibi sürüklediği hayata, yıllarca evvel, huzur dolu bir evin, bir küçük odasında hayata gözlerini açmıştı. Mutlu bir izdivaç yapmış; çok sevdiği bir eşi ve işi olmuştu: Tiyatro... Ve yıllardan sonra, bir gün kahvede, bir dilim ekmek ve bir bardak çayla karnını doyururken, dost bir insanın iş teklifiyle karşılaşmıştı. Çökmüş, yıpranmış vücuduyla sahneye çıkamazdı. Bir süre sonra çok ünlü bir aktörün tiyatrosunda helacı olmuştu. “Buna da şükür, Kâmi” demişti. Suyla karıştırılmış kolonyayı avucunuza utanarak serpen, küçük masanın üzerine -bir lütufta bulunmuş gibi- bıraktığınız parayı siz çıktıktan sonra alan o küçük kadın... ADIYLA MUTLU... Saadet Akay, yapayalnız kaldığı bu dünyada, huzuru şimdi gene tiyatroda bulmuşu. Belki perde açılınca, yavaş yavaş kapıdan süzülür, oyunu seyreder. Belki de kendisi, yıllarca evvelin Saadet Akay’ı olarak, o sahnede yine değişik rollerde görünür. Sonra perde kapanınca doğru helaya koşardı. Bir rüya gibi gelip geçen senelerini, bütün güzellikleriyle belki tekrar yaşardı. Saadet Akay, bardağından son yudumu aldıktan sonra, elini uzattı. Dostça el sıkıştık. Gülümsedi, yürüdü ve küçük kahvede kayboldu. Mutluluğu sadece adında yaşayan kadın.. Ve söylediği de oldu. Bir gazetede ölüm ilanı bile çıkmadı, herhangi bir kuruluş -tabii sinemayla ilgili- bir duyuru yapmadı... Her zaman oturduğu kahveye gittik. Herkes kendi dünyasındaydı. Birbirine karışan sesler, sıcak çayın kokusu ve iyice ağırlaşmış bir hava...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93699
    % 0.94
  • 5.2716
    % -1.23
  • 6.0028
    % -1.12
  • 6.7306
    % -1.44
  • 211.531
    % -0.51
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT