BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gönlü gül olanlar: İlkeli, dürüst

Gönlü gül olanlar: İlkeli, dürüst

Danışman ve müşavirler sektörden olmalı. Medya ile ilişkiler üstlenilecekse bunu bir gazeteci yapmalı. Doğrusu BBP, Mehmet Özülker ile isabetli bir tercih yaptı.



Danışman ve müşavirler sektörden olmalı. Medya ile ilişkiler üstlenilecekse bunu bir gazeteci yapmalı. Doğrusu BBP, Mehmet Özülker ile isabetli bir tercih yaptı. Büyük Birlik Partisi’nin 7. kuruluş yıldönümü Başkent’te Merit Altınel’de kutlanırken, gazetecilerin rahat çalışması, görüntü alması, konuklarla ilişkilendirilmesi bundan kaynaklandı. BBP 18 Nisan seçimleriyle CHP gibi parlamento dışı kaldı. Gerçi devlet medyası CHP’yi görmüyor değil, fakat hilal ve gül öyle değil. Görmezlikten geliniyor. Ancak tabanda fark var. Siz halkın içinden olunca, seçkinci özelliğiniz bulunmayınca vatandaş size kendisi gibi bakıyor. BBP de öyle. Saygınlıklarında değişme yok. Sordum BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’na: -Sistem sorun üretiyor. Dış sorunlarla bunalan sistem, gittikçe içine kapanıyor. Kapalı rejim bu defa içeride siyaset, ekonomi ve eğitime müdahale ediyor. Derken sürekli yaşanan gerilim, ülkedeki huzur ortamını bozuyor. “Hak” ölçüsü sürekli zedeleniyor. Ferdi haklar ihlâl ediliyor, belli zümrelere ekonomik peşkeşler çekiliyor. BİR ÜLKÜCÜ HAREKET BBP parlamentoda 8 milletvekili iken de ses getiriyordu. Yıldönümü etkinliğinde salon kırmızı-beyaz balonlarla, “yürüyoruz birlikte, yürüyoruz sevgiyle” posterleriyle süslenmişti. Misafirleri, Sayın Yazıcıoğlu ve eşi birlikte karşıladılar. Başörtülü genç kızlar da yer göstermeye yardımcı oldular. Sinevizyon gösterisi yıllar öncesi ülkücü hareketin bir özetiydi. Önce insana ve insan merkezli programa atıfta bulunuldu. Medeniyet davası, birlik stratejisi anlatıldı, lider sultalarına dikkat çekildi. Milli mutabakatın önemi belirtildi. Sivilleşmenin önemi üzerinde duruldu. Halkın ve hakkın rızasının neden üstün tutulduğu vurgulandı. Konuklara gelince; Nevzat Kösoğlu, Nuri Gürgür, Ertan Yülek, Nevzat Yalçıntaş, Sami Uslu, Hüseyin Tanrıverdi, Sinan Aygün, Ahmet İhsan Kırımlı, profesörler Mustafa ve Sevgi Kafalı, Mehmet Nalbant, Mustafa Yılmaz Kılıçbay, Turan Güven, Hasan Kaplan, Veysi Erkek, Doçent Hakan Kırımlı, işadamı Rıfat Hisarcıklı, İrfan Bayır, Pakistan temsilcisi Karamutalla Gari, Kırgızistan’dan Metedhan Şerifkuloğlu. ÇEÇENLER DUA BEKLİYOR Çeçenistan Türkiye ve Ortadoğu Temsilcisi İsa Abzatov konuşurken duygulu anlar yaşandı. Türkiye’ye ve insanımıza duaları için çok teşekkür etti. Özellikle de Rus vahşetinin dünyaya duyurulmasındaki katkıları için. Başarının sırrının da bu dualar ve duyumlar olduğunu anlattı, sürmesini istedi. Gece devam ediyor ve elektrikler kesilmiyor! Herkes hayret ediyor. Sonra anlaşılıyor ki 5 yıldızlı otellerde böyle bir tasarruf yok! Oh be. Başkente karanlık hiç yakışmıyor, ışıl ışıl olmalı. Türkistan Sanat Grubu’nun Türk Dünyası’ndan ülkemizde okuyan sanat gençleri bölgesel enstrüman ve parçalarla salonu büyüledi. Büyü kalkınca Hasan Sağındık geldi. Sahnede ilk defa izledim ve tuttum Hasan’ı. Bazı bölümleri Arif Nihat Asya’dan, bazıları da Ali Akbaş’tan dizelerle bestelenen “Adamlar bilirim.. Süleyman” ardından “Bosnalılar’a selam söyle” ve “Kurşun kurşun üstüne vurdu/Yolumuzdan dönmeyiz canım hey”e tempo tutmayan kalmadı. Bazı partililer şehadet parmağı havada eşlik de etti. Yanımdakilere soruyorum BBP davası Horasan erenleri davası; milletli milliyetçilik, devrimci milliyetçilik değil. Tercih edilen idealler. İnançlar. Bunları sonuna kadar savunmada da kararlı ve iddialılar. TARİH VE MİLLET YARGISI Muhsin Yazıcıoğlu daha net özetliyor: -BBP hareketi insanı hür yapan, merkezi insan olan bir hareket. evrensel normlarla yerliliği çatıştırmayan, örtüştüren bir hareket. Şiddeti reddeder. Tam demokrasi ister, hukuk devletini savunur, hürriyetler konusunda titiz. Avrupalıyız, Asyalıyız, Kafkasyalıyız ve Orta Doğuluyuz aynı zamanda. Avrupa Birliği bu özelliğimizi biliyor. Batının menfaatleri de Türkiye’nin konumunu güçlendirmeye bağlı. Bunu da biliyor. Bizden vazgeçemiyor. -Türkiye’ye sıcaklığının sebebi bu mu? -Elbette. Türkiyesiz bölgede istikrar olmaz. İşte bunun içinde Türkiye Avrupa Birliği’nde piyon gibi değil, şah gibi oturmalı. Teröristbaşı Öcalan’ın cezasının ertelenmesi Avrupa Birliği’nin dileğiyle ertelendi. Bunun “AB Diyarbakır’dan geçer” anlayışıyla hiçbir farkı yok. İnfazı durdurma bu aşamada yanlıştır. Keşke infaz kararı Mudanya savcılığına kadar gelseydi ve Adalet Bakanlığı’nın yetkisinde olan erteleme kararı bu aşamada verilseydi. Biz adaletin peşindeyiz, milletin hukukunun peşindeyiz. Şehitlerimiz de milletin şehitleridir. Çeçenistan’daki katliamların durdurulmasında da Türkiye pay sahibi olmalıydı. Vahşet bu noktaya gelmemeliydi. Tarlalardan ve mezarevlerden toplanan cesetlerle ortaya çıkan hizbul vahşet cinayetleri de öyle. Buna müsaade edenleri tarih ve millet yargılayacaktır. Konjonktür BBP hareketini bugün için parlamento dışı bıraktı. Aynı konjonktür geri tepmeler ve sürprizlerle de dolu. Tarihde hep tekerrür edip duruyor. Talih kuşu değil, tercih BBP’den yana olursa şaşmamak gerek. Bugün de galiba hızını kesmeyenlere sürekli yaklaşıyor. Hukuk ve Dönmezer Hoca Ben bir hafta falan sanıyordum meğer Ord. Prof. Dr. Sulhi Dönmezer tamı tamına Ankara’da 12 gün kalmış. Zaten bunun beş günü Hukuk Kurultayı’ydı. Sonrasındaki çalışmalar ise Bilkent’ten Hakimevi’ne kaydırıldı. Burada da Ceza Hukuku’ndaki değişikler değerlendirildi. Komisyon çalışmaları sürdürüldü. Adalet Bakanlığı çalışmalarına katkıda bulunuldu. Dönmezer Hoca’nın başkentte de hocası olmadığı hukukçu yok gibi. 82 yaşına, geçirdiği ameliyata ve gribe rağmen koşturuyor, faydalı oluyor. Her açıklaması da ses getiriyor. Hukuk Kurultayı’ndaki “başörtü” konuşması da öyle. “Şeyhül Müderrisin” veya “muallimin” ünvanının tek sahibi Dönmezer Hoca sözkonusu konuşmasında başörtüsünün hukuken AİHM, Danıştay ve Anayasa Mahkemesi’nde karara bağlandığını ve çözüldüğünü, toplumun da çözmesi gereğini belirtmişti. Çok sayıda telefon, mektup faks geldi. Hep benden sordular, ben de Dönmezer Hocayı İstanbul’da buldum ve sordum: -Hocam hukukçularımız diyorlar ki “değiştirelemez başka, eleştirilemez başka. Siyaseten de tenkid getirilemez mi?” -İsteyen istediği gibi tenkid eder. Mahkeme kararları bile eleştirilebilinir. Ancak fiili mukavemetin yapılmaması gerekir. Teşekkürler Dönmezer Hocam. GSM faturaları Cep telefonuma birkaç günden beri çok sayıda “1 ve 2 Şubat’ta cep telefonunuzla görüşme yapmayın” diye mesajlar çekiliyor. Gerekçe de faturalar. Gerçekten dehşetengiz rakamlar, tamı tamına bir sömürü. Karar verdim ben de yarın ve sonrasında cep telefonumu kullanmayacağım. Bizim faks odamızın yetkilileri Tuncay ve Fatih arkadaşlarıma da duyururum. Çünkü yazımla ilgili çek ettiriyoruz karşılıklı. Cep telefonu da pratiği olanı. İki gün sıkıntı çekeceğim. Sivil inisiyatifin bu kararına destek olacağım. Ne telefon faturaları fakslıyor, postalıyorlar izleyicilerim. Bir polis memuru 200 bin liralık konuşmuş. 10 milyonu aşkın fatura gelmiş. Bir talebeden birkaç milyon borcuna karşılık 13 milyon isteniyor. Bir gazeteci arkadaşım 5 milyonluk konuşmuş tamı tamına 17 milyon 350 bin 224 TL talep ediyorlar, fatura çıkarmışlar. Eğer tavır geliştirilmezse daha ne vergiler binecek bunu tahmin bile edemezsiniz. Aylık sabit ücret, TGM, EKP ücretleri ve özel işlem vergisi, KDV, Özel İletişim Vergisi, diğer ücretler falan derken iş zıvanadan çıkacak. En medeni bir teknoloji içimize zehir edilecek. Bu sektörde trilyonluk cirolar, artık yerini katrilyonluk rakamlara bırakıyor galiba. Paylaşımda anormal. Cepten normal telefonları arayan 150 bin TL öderken, normal telefondan cepleri arayan vatandaş 200 bin TL ödüyor. Alt yapı Türk Telekom’a olmasına rağmen, normal telefonlardan GSM’ler yönünde yapılan aramaların % 83’ünü yine GSM operatörleri alıyor. Yetkililer eleştirilerin “yatırımların yetersizliği”nden kaynaklandığını söyleseler de bu kolay para kazanma, vergi tahsil etme yöntemine tavır şart. Yarın ve bir sonrasında cep telefonlarımızı lütfen kapatalım. Sivil toplum sesini sessizliğiyle yükseltsin. Sessiz çığlık gidecek yerini çok iyi biliyor. Siyasi otorite de kolaycılıktan vazgeçsin. Haydi görev başına.
Kapat
KAPAT