BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir hikmet ehli Yahyâ bin Muâz

Bir hikmet ehli Yahyâ bin Muâz

Buyurdu ki: “Bir kimse, hocasının hareket ve davranışlarından istifâde edemiyorsa, sözlerinden hiç istifâde edemez...”



Buyurdu ki: “Bir kimse, hocasının hareket ve davranışlarından istifâde edemiyorsa, sözlerinden hiç istifâde edemez...” Yahyâ bin Muâz-ı Râzî hazretleri büyük velîlerdendir. İran’da Rey şehrinde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 872 (H.258) târihinde Nişâbur’da vefât etti. Bu mübarek zatın hikmetli sözleri çoktur. İşte bunlardan bir demet: İLMİ İLE ÂMİL OLAN ÂLİMLER... “İlmi ile âmil olan âlimler, Müslümanlara analarından babalarından daha şefkatli, daha merhametlidirler. Çünkü onlar, insanın âhiretini kurtarıp, Cehennem’e girmemelerini temin ederler. Ana-baba ise, insanı ancak dünyâ ateşinden ve felâketinden koruyabilir.” “Bir kimse, hocasının hareket ve davranışlarından istifâde edemiyorsa, sözlerinden hiç istifâde edemez.” “Açlık nûrdur. Tokluk ateştir. Şehvet odundur. Şehvet ve tokluk bir araya gelince, ateş yanmaya başlar. Sâhibini yakıp bitirir.” “Gâfillerden, câhillerden ve yaltakçılardan uzak dur.” Yahyâ bin Muâz hazretleri Bağdât ve Belh şehirlerine gitti. Tasavvuf ehli büyük âlimlerle görüşüp sohbet etti. İbrâhim ve İsmâil adında iki kardeşi olup, onlar da yüksek hâl sâhibi idiler. Kardeşlerinden birisi Mekke’ye gidip oraya yerleşti. Yahyâ hazretlerine bir mektup yazıp; “Üç arzum vardı. Ömrümün sonunu en kıymetli yerde geçirmek, bir hizmetçimin olması ve ölmeden önce sizi bir defa daha görmek... Bunlardan ikisine kavuştum. Şu anda Harem-i şerîfte bulunuyorum ve bir hizmetçim var. Duâ edin de Allahü teâlâ üçüncü arzuma da kavuşmayı nasîb etsin” dedi... “KEŞKE BÖYLE BİR ARZUN OLMASAYDI!” Yahyâ bin Muâz, kardeşine şu cevabı yazdı: “Sen insanların en iyisi ol da, istediğin yerde yaşa. Yerler, insanlarla değer kazanır, insanlar yerlerle değil. İki cihânın efendisi Resûlullah efendimiz o taraflarda bulunduğu için, oralar çok kıymetli olmuştur. Hizmetçiye sâhib olmak gibi bir arzun keşke bulunmasaydı. Efendilik Allahü teâlânın, hizmetçilik ise kulun sıfatıdır. Birini kendine hizmetçi edip de, o kimsenin Hakk’a kulluk etmesine mâni olmak mürüvvete yakışmaz. Uygun değildir. Beni görmek arzu ettiğini söylüyorsun. Eğer hep Allahü teâlâyı hatırlar, her an O’nunla meşgûl olursan, beni hatırına getirmezsin. Şu anda bulunduğun yer, evlâdı kurbân etmek yeridir. O’nu bulmuş isen, ben senin işine yaramam. Eğer O’nu bulamadınsa, benden sana ne fayda gelir!..” Kardeşi bu mektubu okuyunca yazdıklarına tövbe etti ve kısa bir zaman sonra da vefat etti...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT