BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hayata dair...

Hayata dair...

Her şeyde bir risk vardır. Her gülümseyişinizi paylaştığınızda, Her döktüğünüz gözyaşında, Kendinizi yaralanmaya, incinmeye açarsınız...



Her şeyde bir risk vardır. Her gülümseyişinizi paylaştığınızda, Her döktüğünüz gözyaşında, Kendinizi yaralanmaya, incinmeye açarsınız... ... Sevmek için hiç bir zaman kolay yol yoktur. Ona dikkatle, tedbirle yaklaşamazsınız. Sizin silahlarınızı kuşanmanızı beklemeyecektir. Yüzünüzü çevirmenize aldırmaz, O her yerdedir, o her şeydir... ... Sevgi risklerin en büyüğüdür. Dikkatli değildir, güvenilir değildir. Önyargısızdır ve acımasızdır. Zihni tüm gücüyle vurur, ve dizleri üzerine çöktürür. ... En güzel zamanlarında bile, sevgi acıtabilir. İhtiyaç duymak acıtır, ait olmak acıtır, Bir başkasının diğer parçası olmak acıtır. Hem de hiç rızanız olmadan. Ama sizi ele geçirdiği andan itibaren, Tamamen yalnız olmak daha da çok acıtır... ... Sonuç ne olursa olsun, Sevgiyi hissettiğinizde Asla aynı kalmayacaksınız. Kalbinizde ve ruhunuzda iz bırakabilir, ve sizi anılarla sonsuza dek başbaşa bırakabilir.. Veya, sanki yarına hiç ihtiyacınız yokmuş gibi hissetmenize yol açabilir.. Ama sevgi buna değer... Risk almaya değer. (...Kris Hydmore) itiraf reyonu (...isim: ali taşdelen ...şehir: istanbul ...yaş: kırküç) Günü geldi diye yazıyorum; Rezil olmak, eşinizin sevgililer gününü 7 Şubat’ta kutlamaktır... Durumu kurtarmak için kurulan cümle daha da vahimdir; “-Ben, bir hafta öne alındı diye biliyorum...” (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) temel’in yeri Temel bisikletle giderken, kendisi gibi bisiklete binen yaşlı adamla konuşmaya başlamış... Adam sormuş; -Nereye gidiyorsun böyle?... “-Ben spor olsun diye biniyorum... Ya sen nereye?...” -Mezarlığa gidiyorum... “-Peki bisikleti kim geri getirecek?...” kadınlar & erkekler (...Kadınların duymak istediği sözler... Erdoğan Keçeci’den) -Dursana biraz, sen sanki son günlerde kilo mu verdin?... -Çamaşırlara sakın dokunma, onları ben ütülerim... -Seni dinlemeliydim, yine sen haklı çıktın... -Bak sana sınırsız ek kart çıkardım, istediğin kadar harcayabilirsin... -Tamam ben kapatayım, sen de arkadaşlarınla sohbet et... -Canım şu maçı değiştir de ATV’deki diziyi izleyelim... -Hayatım LC Waikiki’de indirim varmış... Sana bir şeyler alalım mı?... bizimkiler (...Almanya’daki Bizimkiler’den) Beyza Çeviker anlatıyor; Önceki oturduğumuz yerde yaşlı, Karadenizli bir teyzemiz vardı... Bir gün doktora gitmiş... Doktora “Oğlum şu dizim çok ağrıyor”... Doktor yaşını soruyor, sonra da “Yaşın ilerlediği için ağrıların” diye teşhis koyuyor... Bizim komşu teyze itiraz ediyor, “-Oğlum öbür dizim de yetmiş yaşında... O niye ağrımıyor?...” söz der ki “-Başkalarının söylediği sizi büyütür... Ama kendi söylediklerinizle küçülürsünüz...” (...Bugün başka söz etmeyeceğini söyleyerek “Dağılın” dediği müthiş S.Ö.Z.leri) tuzaktan kumanda (...ATV / Siyaset Meydanı) TAYYİP ERDOĞAN: Zaten Genelkurmay Başkanı’yla aramızda özel telefon da var... MEHMET BARLAS: Kaldırınca Genelkurmay Başkanı mı çıkıyor?... TAYYİP ERDOĞAN: Hayır... Çevirince çıkıyor... bir film diyaloğu “-Aşk dediğin nedir ki zaten: Üzüntü... Kısa olsun diye aşk demişler... Ama en uzak mesafeyi en yakın yapmanın başka yolu yok...” (...Kapalıçarşı dizisinden) İğnelik > TOKAT SAYI Üniversite yolu, Kimine galat sayı... Kiminin bağlı kolu, Düğümlü halat sayı! Demeyin vakit erken, Salondadır çat sayı... İmtihâna girerken, Mahkemede mat sayı! Bitmeyen yanlı zulüm, Kırık bir kanat sayı... Komedyada son bölüm, Katsayı tokat sayı!.. Sefa Koyuncu sefa.koyuncu@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT