BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sinemada her türün en iyileri -2-

Sinemada her türün en iyileri -2-

Özellikle 1920’lerin Amerika’sında gündelik gerçeklerin bir parçası olarak ortaya çıkan ve 30’ların ekonomik bunalımı sırasında gemi azıya alan gansgsterler, Amerikan sinemasında sesli filmle birlikte ele alınmaya başlandı.



Gangsterler Özellikle 1920’lerin Amerika’sında gündelik gerçeklerin bir parçası olarak ortaya çıkan ve 30’ların ekonomik bunalımı sırasında gemi azıya alan gansgsterler, Amerikan sinemasında sesli filmle birlikte ele alınmaya başlandı. “Küçük Sezar” ve “Halk Düşmanı” gibi filmler 30’ların başında, “kara-film” türünün ilk şaheserleri olmakla kalmadı, gansgster filminin de sonraları kalıplaşacak olan özelliklerini ortaya koydu. Bu ilk filmler, ele aldıkları kişiliklerin kötülüklere nasıl bulaştığını gösteriyor, ama yerleşik ahlak kurallarını da pek savunmuyordu. “Çabuk Milyonlar”, “Scarface”, “Kadın Katili”, “Küçük Dev”, “Bebek Yüzlü Nelson”, “Halk Düşmanının Karısı” gibi filmler, bazı baskı gruplarının sert eleştirilerine uğradı, ama halk ve eleştirmenler, yeni bir hava getiren bu filmleri tuttu. Warner Bros, o yıllarda yaptığı bu türden filmlerde, polisleri kahraman olarak göstererek genel ahlakı sarsmamayı yeğledi: “G-Men”, “Kanun Benim”, “Bir Cinayet Davası” gibi filmlerde, sayısız cesetler veya rahip olan gangster gibi çarpıcı motifler vardı. 1940’ta çevrilen “Kükreyen 20’ler” ise, sinemanın en şiddetli gangster filmlerinden biriydi. 40’larda savaş, bu filmleri ikinci plana itti. Savaşın dehşeti karşısında, bu tür filmlerin dehşeti önemsiz kalmıştı. Ama James Cagney, “Beyaz Alev”, “Yarına Veda” gibi filmlerdeki psikopat gangster rolleriyle yine eşsizdi. Humphrey Bogard, George Raft, Alan Ladd, William Bendix bu tür filmlerin o yıllardaki unutulmaz kahramanlarıydı. “Şeytanın Kızı-Gilda”, savaş sonrasında bu tür filmlere Rita Hayworth’un kişiliğiyle canlanan bir “meşum kadın” motifi ve Freud’cu motifler sokuyordu. 50’lerde Kazan, Dassin, Dmyrtk gibi yönetmenler, bu türe yeni boyutlar getirmeyi denerken, türü alaya alan parodiler de yapılmaya başlandı: “Gangsterin Sevgilisi”, “Bazıları Sıcak Sever” gibi... Bu arada Fransa’ya göçen Dassin, orada yepyeni bir oyunculuk getirirken, Jean Gabbin de uzun yıllar sürecek olan “emekli gangster” kompozisyonlarına başlıyordu. 60’ların ortasında tür, “Bonnie Ve Clyde”, “Alkopon Öldürülüyor”, “Öde Veya Öl”, “Kükreyen 20’lerin Kralı” gibi eserler kazandı. 70’lerde John Millius’un “Dilinger”ı, Coppala’nın “Baba”sı, Francesco Rosi’nin “Talihli Gangster Lucy Luciano”su, Giuliano Mortaldo’nun “Dokunulmazlar”ı türe değişik ama hepsi de ilginç bakış açıları getirdi. “Baba”nın bir dizi kopyası yapıldı. “Baba 2”, “Baba Öldü”, “Mazisini Satan Adam”... Fransa’da Alain Delon türü ciddi, Belmando ise sulu örneklerini vermeye başladılar. Günümüzde gangster filmleri ve mafya öyküleri kara-film türünün özel ve önemli bir dalı olarak yine varlığını sürdürüyor, bu alanda güldürü ve parodiler de sıkça yapılıyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92957
    % -0.79
  • 5.2788
    % -0.16
  • 6.0239
    % 0.02
  • 6.7228
    % -0.28
  • 211.767
    % -0.32
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT