BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Birkaç kilo çivilik sevgiden kır çiçeklerine

Birkaç kilo çivilik sevgiden kır çiçeklerine

Yarın sevgililer günü. Muhabbetiniz hiç eksilmesin; sevginiz ve sevenleriniz bol olsun, efendim.. Sevgisiz hayat, pek bayat.. Yamuk, yumuk.. Çekilmez.. Kahredici ve lezzetsiz bir tat..



Yarın sevgililer günü. Muhabbetiniz hiç eksilmesin; sevginiz ve sevenleriniz bol olsun, efendim.. Sevgisiz hayat, pek bayat.. Yamuk, yumuk.. Çekilmez.. Kahredici ve lezzetsiz bir tat.. Ama ben sevgililer gününden bir gün önce doğduğum için kendimi pek şanslı ve talihli bulanlardanım. Bu yüzden her sevgililer gününde bir yaş daha yaşlandığım ve Aşık Veysel’in tabiriyle ‘Benim sadık yarim, kara toprağa’ bir adım daha yaklaştığım halde, yine de deli gibi seviniyorum. Muhabbetim taşıyor; coşuyorum.. Bugünkü yaşgünümde de öyleyim.. Cenabı Hak’ka sonsuz hamdü senalar olsun ki beşikten bu günlere hiç sevgisiz kalmadım.. Hep tertemiz, saf, pak ve coşkulu muhabbet haleleriyle dolu bir ortamda büyüdüm. Aynı ortamda da yaşıyorum.. İmkansızlığını ve gerçekle pek alakasının bulunmadığını bilsem de bütün insanlık için, olabildiğince sevgi dolu böyle bir ortam diliyor, hayal ediyorum.. Hayalin ve temenninin bir zararı yok ki.. Tam tersine insanın içini ısıtıyor; umutlarını ve iyimserliğini artırıyor BAŞKAN CARTER’IN VE KARISININ MEKTUBU Bu yıl sevgililer günü öncesinde eski başkanlardan Jimmy Carter ile karısı Rosalynn’den kocaman bir zarf aldım. Her ikisinin de ayrı ayrı imzaladıkları ve ‘sevgili arkadaşımız’ diye başlayan mektuplarıyla çok duygulandım.. Zaten bu Amerika, bambaşka bir diyar.. Herhalde hep ‘aptalca’ şeylerle uğraşmalarından olsa gerek, bize benzeyecek taraflarını bulmak gerçekten zor.. Zaman zaman biz de yapsak bile, bizimle kıyaslanacak tarafları pek yok aslında.. Bay ve bayan Carter’ın gönderdikleri mektup da zaten bunu ispat ediyor. Sen ABD’ye başkanlık yapacaksın.. Sen yıllar yılı ‘First Lady’ olarak Beyaz Saray’da oturacaksın.. Sonra kıyına köşene kurulup saltanatını sürmek yerine, hem de bu yaşta, karı koca, hala halk içinde yaşayacak ve insanlara hizmet için birşeyler yapmaya çalışacaksın.. Gönüllüler ordusu kuracak, kilisenin de desteğini sağlayarak bu gönüllüleri evsiz-barksız durumdaki insanlara başlarını sokacakları bir yuva yapmaları için seferber edeceksin... Angarya ki ne angarya.. Başkan Carter, dülger önlüğünü kuşanmış, elinde çekici Iowa’nın küçücük bir kasabasında Ann Hess ve ailesine kazandırdıkları bahçeli evin çatısında çivi çakarkenki halini gösteren fotoğrafını da eklemiş mektuba.. Mektubunda pek içten sesleniyor Jimmy Carter: “Gel sevgili arkadaşım katıl bize.. Sevgini evi barkı olmayanlara bir yuva kurulmasında katkıda bulunarak göster, daim kıl.. Rosalynn ile beraber kurduğumuz Uluslararası Bütün İnsanlık İçin Barınak Vakfı’na sen de, gönülden destek ver..” PAPATYA VE KIR ÇİÇEKLİ SEVGİ YUMAĞI Rosalynn ise pek düşünceli ve ince.. Ne de olsa kadın.. İnsan ruhunu ve ona nasıl hitap edileceğini doğrusu iyi biliyor.. Minik bir paket papatya ve kır çiçekleri tohumu da eklemiş zarfın içine. Şöyle diyor: “Sevgili arkadaşım.. Lütfen ekteki kır çiçekleri tohumu bulunan paketi imzalayarak bize iade et.. Senin ismini yazdığın bu çiçekleri, yoksulluktan kurtararak kendisine ve çocuklarına bir ev kazandırdığımız bir ‘Anne’ye vereceğiz. O, bunları kendi evinin bahçesine dikecek.. Sizin sevginizi ve yardımınızı ömür boyu hatırlayacak. Şükranlarını ve dualarını sizin çiçeklerinizi büyüterek, bakarak sürekli kılacak..” İnanın çok duygulandım.. Carterlar bir de yardım cetveli eklemişler. 20 dolar 25 kilo çivi, 35 dolar koca çatının izolasyonunun bitirilmesi, 100 dolar evin kapısının takılması, 250 dolar bütün evin elektrik tesisatının döşenmesi.. şeklinde hatırlatma yapmışlar.. Ayıptır söylemesi, gözlerim yaşlı 20 dolarlık bir çek yazdım.. Çiviler de bizden olsun istedim.. Hele papatya ve kır çiçekleri tohum paketine ismimi yazarken halimi görmeliydiniz.. Hücrelerime kadar muhabbet dalgasının yayıldığını ve kırların, ötelerin ötesinin kokularının bütün ciğerlerimi doldurduğunu hissettim.. Sonra da ah ettim.. “Keşke Bolu’da, Düzce’de, İzmit’te, Yalova’da, Adapazarı’nda çadırda ve açıkta olan insanlarımıza da birer bahçeli evler yapılmasına önayak olacak koltuğunu terketmiş bizim de politikacılarımız, başkanlarımız, başbakanlarımız olsa.. Ah, olsa..” dedim! Bize sevgileri, sevgililer gününü, dayanışmayı, yardımlaşmayı hep hatırlatacak, daima yaşatacak ‘Erenlere’ ve ‘Gönül Dostlarına’ ne kadar çok ihtiyacımız var.. Ya Rabbim! Ne kadar da muhtacız.. Yudum yudum da olsa, gıdım gıdım da gelse, sevgileriniz ve sevenleriniz artsın; bollaşsın, efendim..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT