BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Denizden petrol temizliği...

Denizden petrol temizliği...

Meraki mahlasıyla köşemize katılan, yaşadığı tecrübe bilgi ve birikimleriyle hoş hatıralar gönderen Ethem Dikmen’in, bugünkü hatırası çevrecileri yakından ilgilendirecek bir konu. Hatta biraz daha ileri gidilirse bir teklif, bir öneri...



Meraki mahlasıyla köşemize katılan, yaşadığı tecrübe bilgi ve birikimleriyle hoş hatıralar gönderen Ethem Dikmen’in, bugünkü hatırası çevrecileri yakından ilgilendirecek bir konu. Hatta biraz daha ileri gidilirse bir teklif, bir öneri... “Efendim, yıllardan beri Gemlik Körfezi’nde denize çeşitli sebeplerle, zeytinyağı akar... Ve yine koyun özel durumu ile su üstünde çok miktarda yağ birikir. Yerel yönetimler bu yağları, ihale yoluyla toplatılıp yeniden değerlendirilmesi için satar... Örneğin sabun vs. yapımı için. Peki o yağlar nasıl toplanır bilir misiniz? Bakın kısaca özetleyeyim. Teknelerle, özel emme vasıtalarının çektiği yağ ve deniz suyu, dibi delikli varillere akıtılır. Deniz suyu, deliklerden tekrar aşağı akarken, sudan hafif olan yağlar varillerde kalır ve oradan alınırlar. Bunları niye yazdım ki... Efendim, son senelerde İstanbul Boğazı ve öteki yerlerde sık sık yaşanan, tanker kazası falan gibi sebeplerle deniz ve kenarlarında çok feci neticeleri olan petrol atıklarını ve ölmeden önce kameralara acı acı bakarak poz veren deniz kuşlarını, içiniz burkularak seyrettiniz sanırım. En son Florya açıklarında meydana gelen kazayı hatırlayın. Hele, sonradan kumsallara yığılmış petrol yığınlarını, küreklerle torbalara doldurarak, başka yerlere taşınması esnasında tonlarca kum, çakıl ve içlerindeki canlı varlıkların nesillerinin yok olması gibi zarara sebep olan bu olaya, kendi denizcilik bilgi ve tecrübelerimle çare önerisi sunmak isterim... Çoğunuz bilirsiniz. Motor tamircileri veya tonacılar, ellerindeki yağlı kirleri, ince marangoz talaşı ile ovalıyarak temizlerler. Hem de sabuna bile gerek duymadan... Hatta mis gibi de reçine kokusu siner ellerine çoklukla... Biz gemiciler, yerlere akan veya elimize bulaşan, dolayısıyla temizlenmesi gereken yağları, talaş ile temizleriz. Yerlere de gerekirse gazete kağıdı sereriz... Denizin üstündeki sıvı haldeki atıklara ve sahillere yığılanların üzerlerine, başta talaş olmak üzere gazete kağıtlarını top yaparak yumurta viollerini veya oluklu mukavva kutularını ezip, elektronik cihazların kutularından çıkan strofor denilen beyaz boncuk veya çeşitli şekillerdeki malzemeyi; genelleme yapacak olursak su üstünde yüzebilecek her değersiz şeyi ki pet şişeler bile olabilir, denize atsak... Talaşı kıyılardakilerin üzerlerine serpsek... Emme, üzerine toplama özelliği olan bu şeyler, o atıkları kucaklıyacaklar, saracaklar, sarılacaklar ve kitle haline getireceklerdir... Böylece ekipler tarafından yapılan temizleme esnasında kum çakıl gibi, oralarının yerlisi olup da, başka yere gitmemeleri gerekenler, yerlerinde kalacaklardır. Ayrıca, devlet veya belediyeler, duyarlı kişilerin çeşitli duygularla hibe edecekleri, parası ile alarak vs. verecekleri boncuk streforları uçaklar -helikopterler- sandal ve diğer teknelerle de o petrol atıklarının üzerlerine serpebilirler. Böyle, neticesi çok iyi olacağı kesin bu davranışlar ile torunlarımıza iyiye yakın bir dünya ve tabiat bırakabiliriz. Toplanma imkanı olmayan ve bizlerce atılmış olan maddelere bulaşmış olan yağlar, rüzgâr-akıntı vs. ile uzaklara bile taşınsalar, Allahın denize verdiği kendini temizleme kudreti ile üzerleri çok kısa sürede denizde yaşıyan mikroskopik canlılarca kaplanıp, ağırlıkları artıp, dibe çökerek, bir daha asla ve asla su üstüne çıkamayıp, sonsuza kadar uyuyacaklar ve tabiata zarar vermiyeceklerdir... Bu olayların daha tafsilâtlı anlatımı ve ispatını isteyenler varsa, ismimi rehberden bulup, mektup ya da telefonla bilgi isteyebilirler... Zevkle gururla bıkmadan anlatırım... Temiz bir deniz suyunu, hiç olmazsa seyredebilmek, mümkünse içindeki o muhteşem varlık ve seyirlik olayları görebilmek için bir şeyler yapabileceklere, selâm olsun diyorum...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT