BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > (hikaye no: 120)
Kahreden randevu

(hikaye no: 120)
Kahreden randevu

Üzülüyorum... Aslan gibi bir delikanlının bu hale gelmesini seyrettikçe üzülüyorum.



Üzülüyorum... Aslan gibi bir delikanlının bu hale gelmesini seyrettikçe üzülüyorum. * * * O, minderin tozunu atan, kilosunda Avrupa’nın sayılı güreşçileri arasına girmiş bir Türk genciydi. Acı kuvvetiyle rakiplerini yenmekle kalmaz, acıtırdı. Bir gün talihsiz bir trafik kazasıyla belden aşağısını kaybetti! Bir iki eski arkadaşı bir iki küçük yardım toplamakla kaldı; o ise, şimdi köyünde dertleriyle başbaşa... İşin içinde hemşehrilik olması da belki üzüntümüzü yoğunlaştırıyor. * * * Tekerlekli bir sandalyesi bile yok. Felç olmuş yarısı ve vefakâr karısı... Hepsi bu... Tuvalete, bahçeye götürmek, arabaya bindirmek için onu sırtında taşıyor karısı... O, minderin tozunu atan, kilosunda Avrupa’nın sayılı güreşçileri arasına girmiş bir Türk genciydi. Bir gün Erzurum’dan evine dönerken, köy yolunda kaza yaptı. Üstelik, trafiğin neredeyse hiç olmadığı bir yolda... Daha kötüsü, keskin bir virajda, karşı yönden gelen kardeşinin kullandığı minibüsle çarpışmıştı!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT