BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > İkinci Çeçen-Rus savaşı (2)

İkinci Çeçen-Rus savaşı (2)

Rusya 1991 tarihinden beri 4. defa Çeçenistan’a saldırmıştır. Daha önce 1991, 9 Kasım 1994 ve 11 Aralık 1994’te Çeçenistan’a giren Rusya, şimdi de 2 Ekim 1999 tarihinde 4. defa Çeçenistan’a saldırıyordu.



Rusya 1991 tarihinden beri 4. defa Çeçenistan’a saldırmıştır. Daha önce 1991, 9 Kasım 1994 ve 11 Aralık 1994’te Çeçenistan’a giren Rusya, şimdi de 2 Ekim 1999 tarihinde 4. defa Çeçenistan’a saldırıyordu. Rusya 12 Mayıs 1997 tarihinde imzaladığı anlaşmayı doğrudan doğruya her zaman olduğu gibi kendisi bozmuş, Çeçenya’nın kentlerini, kasabalarını ve köylerini bombalamaya başlamıştır. Sivil ve masum insan katliamının da ötesinde evler, fabrikalar, okullar, hastaneler, camiler aralıksız bombalanmakta ve bir halk acımasızca yok edilmektedir. Hatta sadece Çeçenya’nın değil Kafkasya’nın da ekolojik yapısını çöle çevirmektedir. Çeçenistan’daki petrol tesislerini de yerle bir eden Rusya, “Çeçenistan çevre tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor” diyerek adeta dalga geçmektedir. 2 Ekim 1999 tarihinden itibaren Çeçenistan’daki Müslüman halka yapılanlar tam bir soykırım niteliği taşımaktadır. Yaklaşık 150 bin Rus askeri ile çevrilen Çeçenistan’da kadınlar, çocuklar ve yaşlıların başlarına tıpkı 1994-1996 dönemindeki gibi bombalar yağdırılmakta, daha yeni doğmuş çocuklara bile terörist (!) damgası vurulmaktadır. Yapılan adil bir savaş değil, bir halkın komple tarih sahnesini terk etmeye mecbur bırakılmasıdır. Daha önce verilen sözlerin, yapılan anlaşmaların tamamı rafa kaldırılmış ve hiçbir Çeçenin yaşamadığı bir Çeçenistan için gece-gündüz saldırılar gerçekleşmektedir. Bölgede yaşayan 40 bin Rus da unutulmamış ve daha dikkatli bir ilerleme kaydedilmiştir. Mashadov’un, Putin’e defalarca barış çağrısında bulunmasına rağmen bu çağrı Rus tarafınca reddedilmiştir. Rusya bu tutumu ile barışa bakış açısını bir kez daha göstermiştir. Geçtiğimiz aylarda Pazar yerine, doğum hastanesine ve otobüs durağına isabet eden bir Scut füzesi tam 143 Çeçenin hayatına mal olurken, bu olayda 400 kişi de yaralanmıştı. Grozni’ye isabet eden füzenin atılış sebebi ise oldukça ilginçtir: “Pazarda silahlar satılıyormuş.” Bu bahane tutmayınca daha ilginç bir açıklamayla Rusya adeta saçmalamıştı: “Pazarda Çeçenler birbirlerini öldürüyor.” Katliamların ardı arkası kesilmiyor. Yine geçtiğimiz aylarda Şamil Basayev’in evinin yakınlarına düşen bir füze sonucu 112 kişi hayatını kaybederken, 220 kişi de yaralandı. Konvoylara yapılan saldırılarda da yüzlerce sivil hayatını kaybetmişti. Bir fabrikaya atılan bomba da 100 kişinin hayatına mal oluyordu. Kızılhaç’ın isabet alan aracında da 25 Çeçen hayatını kaybetmiş, 70 kişi de yaralanmıştı. Rusya bir aylık süre içerisinde 21 kez katliam yaparken, saldırıların bilançosu ise oldukça korkunçtu. Tam 4100 kişi hayatını kaybetmiş, 10 binden fazla insan yaralanmış, 60 köy tamamen yok edilirken, 3 binden fazla ev tahrip edilmiş, 350 binden fazla insan ise komşu ülkelere göç etmek durumunda kalmıştır. Göç eden insanlar da rahat bırakılmayarak vagonlarla Sibirya içlerine taşınmıştı. Bugün dağ başlarında, sınır kapılarında, komşu İnguşetya, Dağıstan ve Gürcistan’a geçmek isteyen muhacirler de kilometrelerce kuyruk oluşturmuş durumdadır. İnsanlar ağır kış şartları altında, soğuktan, hastalıktan, açlıktan kırılma noktasındadırlar. Her gün onlarca kadın, çocuk ve yaşlı insan bu nedenlerle hayatlarını kaybederken Rusya insani yardımın yapılmasına da karşı çıkmaktadır. Mücahidlerin Grozni’yi terkinden sonra katliam yapılmıştır. Muhacirlerin durumunu gören Gürcistan Devlet Başkanı Şevardnadze, “Kadın, çocuk ve yaşlılar söz konusu, bu insanları reddedemeyiz, hepimiz Kafkasya’da birlikte yaşıyoruz.” diyerek muhacirlere kapılarını açmıştır. Toplam nüfusu 300 bin olan İnguşetya’nın ise ülkesine gelen 250 bin kişilik Çeçen muhacire bakamayacağı apaçık bir durumdur. Eğer acil yardım ulaştırılamaz ise neredeyse kendi nüfusu kadar göç kabul eden İnguşetya çok daha zor durumda kalacaktır. Muhacirlerin bir bölümü ise Gürcistan’ı geçerek, Türkiye’ye giriş yapmak üzere Posof sınır kapısına ulaşmışlardır. 5 bin kişinin bulunduğu söylenen sınır kapısı eğer açılmaz ise İnguşetya sınırının benzeri olaylar Türk sınırında da gerçekleşecektir. Çeçenistan, Rusya’nın iç meselesi değildir. Bağımsızlık hakkını 1990’da Rusya’nın dağılmasıyla kazanmış ve seçimler sonucu bunu ilan etmiş olan bir ülkedir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 89898
    % 0.37
  • 4.8232
    % -0.22
  • 5.6284
    % -0.33
  • 6.3815
    % -0.47
  • 192.903
    % -0.91
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT