BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > F.Bahçeli Terim!

F.Bahçeli Terim!

Geçtiğimiz Perşembe günü, F.Bahçe idmanındaydım. Turan Sofuoğlu ortada sfenks gibi hareketsiz duruyor, futbolcular kendi bildiklerine göre çalışıyordu.



Geçtiğimiz Perşembe günü, F.Bahçe idmanındaydım. Turan Sofuoğlu ortada sfenks gibi hareketsiz duruyor, futbolcular kendi bildiklerine göre çalışıyordu. Koca sahanın içindeki dar bir alanda kalabalık duruyorlar, ama sanki birbirleriyle hiç ilgileri yokmuş gibi hareket ediyorlardı. Şaşırmıştım. Fakat bu tablonun nedenini anlamakta fazla zorlanmadım. Çünkü yeni yönetim göreve gelir gelmez; Selim Soydan’ın tetikçiliğinde, salvo atışlarına başlamıştı. Yakışıksız bir üslupla G.Saray Teknik Direktörü’ne kanca atılmış, yeni hoca arayışlarının rotası belli olmuştu. Hafta; “Fatih Terim’i alıyoruz” fırtınasıyla geçti. Şimdiden kesinleşen elbette bir şey yok... Ama şurası belli; Turan hoca F.Bahçe’nin başında asla kalamayacak. Daha ligin bitmesine hayli uzun bir zaman varken; ipinin çekileceği önceden belli olan bir adamın, takım üzerinde otorite kurmasına imkân var mı? Futbolcular zaten, antrenörken kendini bir anda teknik direktör konumunda bulan Turan hocayı pek ipler görünmüyordu. Bunun üstüne, 2. Yıldırım yönetiminin Fatih Terim’e kanca atması ve mutlak yeni bir hoca arayışına girmesi; pamuk ipliğine bağlı olan otoriteyi tamemen kopardı. Futbolcuların emanetçi teknik direktöre inancı, güveni ve işin tuhafı saygısı kalmamıştı. Bunca yapılandan sonra, bunda şaşılacak bir şey yok... 5-1’lik rezaletin daha önce nasıl olmadığına hayret edin. * * * Yeni yönetimin henüz bir haftalık geçmişi var. Yaptığı ilk iş; Selim Soydan’ı öne sürüp ortalığı germek... Bunu yaparken, kendi takımlarının altına da dinamit yerleştirdiklerinin farkında değillerdi. G.Saray’ı havaya uçuralım derken; el bombası ellerinde patladı! Bunlar ayıp şeyler. F.Bahçe, Fatih Terim’i takımın başına getirmeğe niyetli olabilir. Bunda yanlış olan bir şey yok... Hata, bu niyetin açığa çıkış zamanı, biçimi ve üslubudur. 31 Mayıs’ta sözleşmesi bitecek olan Terim’le; G.Saray maçı oynandıktan sonraki bir tarihte, uygun bir yer ve uygun bir ortamda, ama gizlilik ilkeleri içinde görüşülebilirdi. “Sizinle erken anlaşmak istiyoruz. Çünkü yeni sezonun transfer çalışmaları için, araştırma sürecine ihtiyacınız olacak.” denilebilirdi. Aslında bu durum bile, tartışmaya açıktır. Çünkü işin daha doğrusu, daha güzeli ve daha centilmen olanı; Terim’in kulübüyle ilişkisinin sonucunu beklemektir. F.Bahçe bunların hiçbirini yapmadı. Selim Soydan’ı medyaya sürüp, uluorta ve gayriciddi konuşmalarla işi sulandırdı. Şadan Kalkavan gibi ciddi bir isim bile; terbiyeden yoksun girişimlerin süngü savaşına girdi.... Üzüldüm. * * * Bütün bunlar, olabilecek bir ihtimali bile; sıfıra indirir. Fatih Terim; ortaya çıkan atmosferden rahatsızlık duyar... Gerilen iki kulübün arasında kalmak istemez. Çünkü bunun, zaman içinde kendisine büyük zararlar vereceğini bilir. Selim Soydan’ın ciddiyetten uzak sulu çıkışları ve Kalkavan’ın da bu laubaliliğe arkadan istinat duvarı çekip sağlamlaştırmağa çalışması; aslında olacak bir işe çomak sokmaktır. Fatih Terim F.Bahçe’ye gelmez değil, gelir... Bu, İmparator’un G.Saray’ı satması demek değildir... Bu bir kişilik sorunu da değildir. Basit ve doğal, profesyonellik kuralı... 3. Milenyum’da renk aşkı yoktur. Türkiye; tarihinde ilk kez, bir teknik direktörün transferde futbolcu piyasasının üstüne çıkma olayına tanık olmaya hazırlanıyor. F.Bahçe parayı çuvalla dökecek. Hiç kimsenin buna direnme gücü yoktur. Ayrıca direnmeğe de gerek yoktur. Bir Türk teknik direktör; bugüne kadar ülkemize gelmiş nice dünyaca ünlü hocaların aldığı paraların üstüne rekor kıracaksa; kimse gıkını çıkaramaz... Çıkarmamalı.:. Ayrıca Terim, F.Bahçe’yi de bal gibi adam eder. Tornadan, planyadan geçirir... Yontar, cilalar, parlatır... Mevcut kerestelerden mobilya yapar! Ama ne yazık ki; Selim Soydan ve Şadan Kalkavan, bu süreci engellemek için ellerinden geleni yapıyor. Yahu çenenizi tutun!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT