BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tatlı şehir
Şam-ı Şerif

Tatlı şehir
Şam-ı Şerif

Şam’a gelip de kilo almadan dönen yok gibi. Çünkü burası çok tatlı bir şehir. Vize problemi kalktıktan sonra gidiş gelişler çok artmış. Esnaf bayram ediyor.



YAZI DİZİSİ ŞİMDİ DAHA YAKIN: SURİYE-1- İNAN ARVAS inan.arvas@tg.com.tr DIMEŞK DİYORLAR Şam’a gelip de kilo almadan dönen yok gibidir. Çünkü burası çok tatlı bir şehir. Araplar Dımeşk diyor ona. Havasında, suyunda ve insanında bir halavet var, haz veriyor, tat veriyor ayrılıyorsunuz özleniyor. ESNAF MUTLU İki ülke arasında son dönemdeki iyi ilişkiler meyvesini vermiş. Suriye ile Türkiye arasındaki vize problemi ortadan kalktıktan sonra gidiş gelişler çok artmış. İki tarafın da esnafı bayram ediyor. SUNUŞ Şam masalsı ve esrarengiz bir coğrafya. Yeryüzünün ilk soğuyan yer kabuğu ve rivayetlere göre ilk hayatın başladığı yer. Şehir nice devletlere başkentlik yapıyor. “Şam-ı Şerif”in şerefli olması şehirde yaşayanlar ve yaşananlardan geliyor. Beldeye Peygamberler, Sahabeler yerleşiyor. Ayrıca İslam âlimlerinin durak noktası oluyor. O yüzden Osmanlı, şehre gözü gibi bakarak birçok eser bırakıyor. Şehri görüp de etkilenmeyen herhalde olmuyor. Sohbeti seven, sıcakkanlı insanları, mistik havası, mübarek mekânları ve dahası. Evet, güzellik ve zarafetlerle süslü, övülmüş bir şehri dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışalım. Haydi buyrun... Birçok medeniyete ev sahipliği yapan şehrin her köşesi tarih. Bizimle 5 yüz yıllık bir mazisi var. Suriye, Yavuzlu yıllarda (1516’da) Osmanlı’nın eyaleti oluyor. Hicaz yolunun bir parçası olan Şam’da eskiden beri canlı bir ticaret dönüyor. 402 yıl Osmanlı hakimiyetinde huzur içinde yaşayan Suriye 26 yıl Fransa’nın idaresi altında kalıyor. 1946’da bağımsızlığını ilan eden devletin başkenti Şam oluyor. Şam, İslam dünyasının önde gelen şehirlerinden biri. Nüfusu 6 milyonu aşıyor. Suriye’de her dine, ırka ve mezhebe bağlı olan insanlar bir arada yaşıyor. Bunlar içinde birkaç milyon Türkmen de var. Son dönemdeki iyi ilişkiler meyvesini vermiş. Suriye ile Türkiye arasındaki vize sorunu ortadan kalktıktan sonra gidiş gelişler çok artmış. İki tarafın da esnafı bayram ediyor. SANKİ EVİMİZDEYİZ Şehir bize hiç yabancı gelmiyor. Türkiye’deyiz sanki. Sonbahardayız ama hava 30 küsurlu derecelerde. Havası kuru olduğundan sıcağa rağmen terlemiyoruz. Gezilecek, ziyaret edilecek o kadar çok yer var ki. Şam’ın tadını çıkarmak için en az bir hafta lazım. Şam’da taksi fiyatları çok ucuz. 5-10 kilometre uzağa gitseniz bile kuruşlu rakamlarla telaffuz ediliyor. En uzun mesafe ise 100 Suriye Lirası, yani 4-5 TL civarında. Türk parası Suriye’de birçok yerde geçiyor. 100 TL bozarsanız 3 bin 500 Suriye Lirası gibi bir para yapıyor. Harca harca bitmiyor... Öncelikle Şam’da öyle bizim bildiğimiz devasa alışveriş merkezleri yok. Suriye’de kredi kartı kullanımı yaygın değil. 5 yıldızlı oteller ve büyük işletmeler haricinde kart kullanılmıyor. Sakın kredi kartınıza güvenip de yola çıkmayın. Bu arada meraklılarına; Suriye’de cep telefonları Türkiye’ye göre yüzde 30 daha ucuz haberiniz olsun. HAMİDİYE’DE NE ARARSAN VAR Hamidiye Çarşısı Osmanlı’nın son büyük eserlerinden biri. II Abdulhamid Han tarafından yaptırılmış, bizim kapalı çarşıyı andırıyor. Yapı olarak daha farklı, mesela kubbeleri yok. Tavanı sac ile kaplı. Bu saclardan da güneş ışıkları süzülüyor. Meğer Fransızlar bu toprakları işgal ederken savaş uçaklarından sıkılan kurşunların açtığı deliklermiş. Çarşı cıvıl cıvıl, hem turistler hem de yerlilerin uğrak yeri. Neler yok ki çarşıda. İpek kumaşlar, atlaslar, şallar, envai çeşit dokumalar, ayakkabılar, çantalar, tatlılar, sabunlar daha neler neler. Hac karayolu ile yapıldığı yıllarda hacılar muhakkak bu çarşıya uğrarlardı. Adımınızı çarşıya atar atmaz bir ilgi ile karşılaşıyoruz. Sanki Türk olduğumuz alnımızda yazıyor. Esnaf Türkçe konuşarak dükkanına buyur ediyor. Çin malları Hamidiye çarşısını da istila etmiş. Tezgahların üstü Çin mallarıyla dolu. Ama Türk ürünlerinin sayısı da hatırı sayılacak kadar fazla. Şam’da alışverişin ikinci adresi Hamra Caddesi. Burası biraz daha lüks, markalar konuşuyor. NARGİLELER FOKURDUYOR Şam’ın vazgeçilmezlerinden biri nargile.. Hangi restorana, hangi çay bahçesine veya cafeye gidersiniz gidin nargileler fokurduyor. Her masanın veya sofranın kenarında üfleyen üfleyene. Hani yemeklerden önce aparatif bir şeyler gelir ya, işte nargilede yemek sonrasında içilen çay gibi. Nargile istemek için “Şişe veya Şişa” demeniz yetiyor. Nargileler Türkiyedeki gibi değil, daha zarif ve daha şık. İrili ufaklı bir çok çeşidi mevcut, hediyelik de alabiliyorsunuz icabında. NANELİ LİMONATA ENFES Şam’a gidip de kilo almayan herhalde yoktur. Lokantaya gidiyorsunuz garsonlar adeta ziyafet sofrası donatıyor. Humus, turşu, pastırma kızartması, çeşitli baharatlı salatalar ve daha neler neler. İlk gün acemilikten söylediğimiz kebaplara sadece bakmakla yetindik. Önden gelen yiyeceklerle karnımızı doyurmuştuk zira. Bir de meşhur “Şam Tatlısı” var. Öğrendiğimize göre Şam’ın en iyi tatlıcısı ‘Davut Kardeşler’. Bir kutu tatlı alana kadar üç-beş çeşit tatlıyı zorla ikram ediyorlar. Hani göz hakkı olmasın. Haa unutmadan naneli limonata var çok güzel bir tat. Şiddetle denemenizi tavsiye ediyorum. Şam’ın yemek kültürü zengin ama Halep daha başka... HEM GÖZE HEM MİDEYE Şam mutfağı benzersiz tatlarla dolu. Daha önce hiç denemediğimiz birbirinden değişik yemekler, salatalar ve arasıcaklar Şam’ın mutfak kültürünü farklı kılıyor. Bol acı ve baharatlarla süslenen aracılarla karnınızı doyurunca ana yemekleri sadece seyretmekle yetiniyorsunuz... TATLI MEDENİYETİ Şam, tarihi ve külterel zenginliğinin yanında benzersiz tatlı ve baklava çeşitleriyle de biliniyor. Tatlıcıların vitrinlerinde ağızları sulandıran tatlılar dağ gibi yükseliyor. Başbakana selam var... Son zamanlarda Türkiye ile Suriye arasında bahar havası yaşanıyor. Türklere ilgi büyük, özel indirimler, kampanyalar... Herkes Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı soruyor. Büyük bir lider olduğu ve çok sevdiklerini dile getiriyor, selam yolluyolar. Hamidiye çarşısının ilerisinde bir lokantaya giriyoruz. Türk olduğumuzu öğrenince bizi özel bir bölüme alıyorlar. Lokantanın işletmecisi duvarda asılı bir resim gösteriyor gururla... Recep Tayyip Erdoğan, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın misafiri olarak burada yemek yemiş. Fotoğrafın altında Başbakanımızın notu. Sayesinde “muazzam” ilgi görüyor, “mâkul” bir hesap ödüyoruz. TEZGÂHLAR RENGÂRENK Şam’daki pazar tahtaları, üzerine gökkuşağı düşmüş gibi göz kamaştırıyor... Görenlerin şeker zannettiği bu rengarenk ürünler aslında turşu... Fasulye, pancar, turp, havuç, salatalık, brokoli, acur ve bilumum sebze ve meyve görenlerin iştahını kabartıyor. YARIN: GÜNDÜZÜ BAŞKA, GECESİ BAŞKA GÜZEL
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT