BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dünya malı

Dünya malı

Güneş nasıl parlamaya başladı değil mi? Çok kısa bir süre öncesine kadar hayatımıza hükmeden isli pisli paslı puslu hava durumu kayıplara karıştı ve aralanan bulutların arasından tenimize ulaşan tatlı sıcaklık bizleri mutlu etmeye yetti.



Güneş nasıl parlamaya başladı değil mi? Çok kısa bir süre öncesine kadar hayatımıza hükmeden isli pisli paslı puslu hava durumu kayıplara karıştı ve aralanan bulutların arasından tenimize ulaşan tatlı sıcaklık bizleri mutlu etmeye yetti. Gece kararıp kalmaz sözüyle doğru orantılı olarak yaşanan bu değişiklik bana iyi geldi. Normalde gri ve yağışlı havalardan şikayetçi olmam. Hatta o melankolik atmosfer benim duygularımı besler ve daha kolay yazmama sebep olur. Ama ilk defa bu sefer farklı hissediyorum. Bu sefer baharın kendisini hatırlatması hoşuma gidiyor. Depresif ya da melankolik değil, tam tersine neşeli olmak geliyor içimden. Aslında bu kadar olumlu olmam için teknik bir neden yok. Mesela çok kısa bir süre önce benim için değerli olan bir dünya malına veda etmek zorunda kaldım. Tuhaftır, daha çok üzüleceğimi sandığım halde hiç üzülmedim. Çünkü ismi üzerinde, dünya malı. İnsanlar göçüp giderken bir mal eksik ya da fazla olmuş ne fark eder? Malına mülküne fazlasıyla bağlı kişilerin mantığını belki de bu yüzden anlayamıyorum. Paranın sahibi olmak başka, kölesi olmak başka, bana göre. Hani bazı tipler vardır. Ömürleri boyunca çalışıp didinirler ve bütün kazandıklarını biriktirirler. Biriktirmek için günlük hayatlarında pek çok ihtiyaçlarından vazgeçerler. Bir başka deyişle varlık içinde yokluk çekerler. Benim böyle bir bakış açısını anlayabilmem mümkün değil. Yarın yaşayıp yaşamayacağımı bilmezken neden bugünden vazgeçeyim? Tabii bu, israf anlamında değil. Ama gerekenleri mümkün olduğu ölçüde temin etmek anlamında. “Kötü günler için” sözü de bana saçma gelir. Neden gelecekten olumsuzluk beklemek zorunda olalım ki? İyi günler istifa mı etti? Tedbirli olmakla saplantılı olmayı ayırmak yani her zamanki gibi orta yolu bulmak en mantıklısı. Yarını beklerken bugünden olmak ya da dünü düşünürken yarından vazgeçmek anlamsız. Bütün bunların anlamsız olduğunu anlamak için pencereden dışarıya şöyle bir bakmak yeterli. Yaklaşan ilkbahar ve uyanmaya hazırlanan doğa, yeni doğan bebekler, ilerisi için hayaller kuran gençler... Bunların hepsi bizim için iyi birer işaret. Bakmakla görmek arasındaki fark burada saklı. Diğer taraftan eğer dikkat ettiyseniz ülke gündeminde herhangi bir hafifleme yok. Devamlı surette çok önemli konular masaya yatırılıyor ve tartışılıyor da tartışılıyor. Zaten ben kendimi bildim bileli bu böyle oluyor. Ankara’nın, bana son derecede sıkıcı görünen siyasi ortamında çarpışan güçler, bunun aslında bir kısır döngüden ibaret olduğunu biliyorlar mı, orasını kestiremiyorum. Tek mutlak güç, tek gerçek sevgi ve tek şaşmayacak adalet organı, bizleri yaratan yüce Allah. Rızka kefil olan da O. Hal böyleyken siyasi gücü elinde tutmak için çırpınmak, daha zengin olmak için yastık altında bekleyen paraların üzerine düğüm üzerine düğüm atmak ne kadar saçma. Elbette ülke yararına idealleri doğrultusunda, samimiyetle katkıda bulunmak için çalışan politikacılar da var. Onları ayrı tutmak lâzım. Zaten bu vatanın onlar gibi insanlara ihtiyacı var. Ama günlük hayatta üç kuruşluk mal için kendisini ve çevresini üzen, yıpratan kişilere hatırlatmak istiyorum. Değmez. sözün özü Dünya hayatı bir imtihandan ibarettir. LEVHA Kişi sevdiğiyle beraberdir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT