BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “İyi insan” ne demektir?

“İyi insan” ne demektir?

Başkasının kötü ahlâkından şikâyet eden kimsenin kendisi kötü ahlâklıdır. Başkalarının kötülüklerinden bahsediyorsak, bu kendimizin kötü olduğunun alâmetidir...



İyi bir Müslüman olmak için (Ahlâk-ı hamide) yâni güzel ahlâka sahip olmak, (ahlâk-ı zemime) yâni kötü ahlâktan uzak durmak lâzımdır. Ancak bununla dünya ve âhiret saâdeti elde edilir. Güzel ahlâk, ilim ve edeb öğrenmekle, iyi insanlarla arkadaşlık etmekle elde edilir. Kötü ahlâk da bunun tersidir. Yâni cahil kalmak, edepsiz olmak, kötü insanlarla arkadaşlık etmekten hâsıl olur. Cenâb-ı Hak, Peygamber aleyhisselâmı överken (Gerçekte sen büyük bir ahlâk üzeresin) buyurmaktadır. İyi insan, iyi ahlâklı insan demektir. Dinimiz iyi huylar edinmemizi, kötü huylardan kaçınmamızı emretmektedir. İSLÂMIN TEMELİ... Ahlâk hakkında İslâm âlimleri buyuruyor ki: “Her binanın bir temeli vardır. İslâmın temeli de güzel ahlâktır.” “Kötü ahlâklı kimse, parçalanmış testiye benzer. Ne yamanır, ne de eskisi gibi çamur olur.” “Kötü ahlâk, öyle bir fenalıktır ki, onunla yapılan birçok iyilikler fayda vermez. Güzel ahlâk, öyle bir iyiliktir ki, onunla yapılan günâhlar affa uğrar.” “Yükselen bütün insanlar ancak güzel ahlâkları sayesinde yükselmişlerdir.” “Güzel ahlâk güleryüzlülük, cömertlik ve kimseyi üzmemek demektir.” “Güzel ahlâk, genişlikte ve darlıkta insanları râzı etmeye çalışmak demektir.” “Güzel ahlâk, Allahtan râzı olmak demektir. Yâni hayrı ve şerri Allahtan bilmek, ni’metlere şükür, belâlara sabretmektir.” “Güzel ahlâk, harâmlardan kaçıp helâli aramak, diğer insanlarla olduğu gibi aile efradıyla da iyi geçinip onların maişetlerini temin etmektir.” “Güzel ahlâk, Yaratanı düşünerek, yaratılanları hoş görmek, onların eziyetlerine sabretmektir.” Bir Müslümana çatık kaşla bakmak harâmdır. Güleryüzlü olmayan kimse mü’min sıfatlı değildir. Herkese karşı güleryüzlü olmalıdır. Başkasının kötü ahlâkından şikâyet eden kimsenin kendisi kötü ahlâklıdır. Başkalarının kötülüklerinden bahsediyorsak, bu kendimizin kötü olduğunun alâmetidir. Güzel ahlâk, eziyetleri sineye çekmektir... Güzel ahlâklı olmanın alâmeti şunlardır: İnsaflı olmak, arkadaşlarının hatâsını görmemek, hüsn-i zan etmek, su-i zandan (kötü zandan) kaçınmak, arkadaşlarının eziyetlerine göğüs germek, onlardan şikâyetçi olmamak, hep kendi ayıp ve kusurlarıyla meşgûl olmak, kendi nefsini kınamak, güler yüzlü olup, herkesle yumuşak konuşmaktır. Güzel ahlâklı kimse, edeplidir az konuşur, hatâsı azdır, gıybet etmez, Allah için sever, Allah için buğzeder, emanete riâyet eder, komşu ve arkadaşını korur. Bütün hasletlerin başı ise hayâdır... Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: (Sizin îmânca en güzeliniz, ahlâkça en güzel olanınızdır.) (Allahü teâlâ indinde kulların en sevgilisi, ahlâkça en güzel olanıdır.) (Yâ Rabbi senden, sıhhat, âfiyet ve güzel ahlâk dilerim.) (Güzel ahlâk, büyük günâhları, suyun elbiseyi temizlemesi gibi temizler. Kötü ahlâk ise, sâlih amelleri, sirkenin balı bozduğu gibi bozar.) (Kıyâmet günü mizânda en ağır gelen şey, Allah korkusu ile güzel ahlâktır.) (Din, güzel ahlâktır.) (Allah’ın en sevdiği şey, güzel ahlâktır.) MARİFET!.. Güzel ahlâklı bir kimsenin kötü huylu bir hanımı vardı. Gayet iyi geçiniyorlardı. Kötü huylu hanımla nasıl iyi geçindiği sorulunca, iyi ahlâklı kimse şöyle cevap verdi: -İyilerle herkes geçinir. Marifet, kötü ile geçinebilmektir. Onun kötü huyuna sabredemezsem benim iyi huylu olduğum nereden belli olacaktır? *** Büyüklerden Ebu Osman El-Hayrî’yi ziyâfete davet ettiler. Dâvet yerine vardığı zaman kendisine “Kusura bakma, çok insan geldi seni kabûl edemeyeceğiz” dediler. Az gidince tekrar çağırdılar. Gelince tekrar, kabûl edemeyeceklerini bildirdiler. Böyle birkaç defa çağırıp geri döndürdükten sonra kendisine dediler ki: “Biz seni denemek için bunu yaptık. Gerçekten güzel ahlâklıymışsın!..” Cevabında buyurdu ki: “Bu ahlâk o kadar güzel midir? Bir köpeği de çağırsanız gelir, kovsanız gider!”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT