BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KRAMPON...

KRAMPON...

“YÜZYILIN Pası” arayışlarına son hızla devam eden Özer Hurmacı Ankara’daki girişimlerinden de sonuç alamadı. “bütün maykıllar”



“YÜZYILIN Pası” arayışlarına son hızla devam eden Özer Hurmacı Ankara’daki girişimlerinden de sonuç alamadı. “bütün maykıllar” ... SERVET Çetin’in bedelli askerlik yapacak olması bütün kışlalarda sevinçle karşılandı. “nis” ... “BU EKİP 2014’te Brezilya’da olacak.” şeklinde açıklamada bulunan Abdullah Avcı sözlerine açıklık getirdi: “Dünya kupasını yerinde izlemenin keyfi bir başka.” “atoutlemonde ... REAL MADRİD-Atletico Madrid derbisi için “Madrid kazanır” diyen bahis yorumcusunun sözleşmesi feshedildi. “Aktugbey” ... LOKAVTIN bitmesinden dolayı Türkiye’ye gelmeyecek olan Lamar Odom, Ahmet Çakar tarafından sert bi dille eleştirildi: “Odom değilmiş!” “H.Kosecki” ... “MOURİNHO, bana Fatih Terim’i hatırlatıyor” diyen Arda’ya Dünya Göz Hastanesi yetkilileri seslendi: “Tüm tedavi masraflarını hastanemiz karşılayacak...” “Mohatto” HAYATA?DAİR Her türlü seçiminiz ya sevgi ya korku düşüncesinden kaynaklanıyor... Korku; daraltan, kapayan, içe hapseden, kaçan, gizleyen, biriktiren, yığan, zarar veren enerjidir... Sevgi; genişleten, açan, yayılan, kalan, açık olan paylaşan, iyileştiren enerjidir... ... Korku bedenleri giysilerle sararak gizler, Sevgi şeffaf olmaya izin verir... ... Korku sahip olduklarına sımsıkı yapışır, Sevgi sahip olduklarını paylaşır... ... Korku zorba yakınlık ister, Sevgi sevecen yakınlık... ... Korku sımsıkı sarar, bırakmak istemez, Sevgi özgür bırakır... ... Korku kurutur, Sevgi yumuşatır... ... Korku saldırır, Sevgi bağrına basar... ... Her insan düşüncesi, sözü, davranışı bu duyguların birinden kaynaklanır... Bu konuda başka bir seçiminiz yok, çünkü seçeceğiniz başka bir şey yok... Ama bu iki duygudan hangisini seçeceğiniz konusunda özgürsünüz... (...Neale Donald Walsch) Tuzaktan kumanda... (...FLASH / Gerçeğin Peşirde) STÜDYO KONUĞU: Karım beni dövüyor Yalçın Bey... Günde 3 kez dayak yiyorum... Mağdurum, o yüzden geldim...” YALÇIN ÇAKIR: Kardeşim sen şaka mısın?... Biri seni bana şaka diye mi yolladı?... STÜDYO KONUĞU: Yok abi, senin uzmanlık alanın diye geldim... Xxx YALÇIN ÇAKIR: Beyefendi siz beş yıl önce eşinizden ayrılmışsınız, şimdi geri dönmesini mi bekliyorsunuz?... STÜDYO KONUĞU: Evet Yalçın Bey, iftiraya uğradım, eşimi geri istiyorum... YALÇIN ÇAKIR: Abi 5 yıl önce şutu yemişsin zaten, neyin peşindesin?... Kadınlar & Erkekler (...”Evli Bir Çiftin Mangal Programı” A. Fehim Aslan’dan) X Kadın gidip alışveriş yapar... X Kadın salatayı ve tatlıyı hazırlar... X Kadın etleri ve bunları kızartmak için gereken araç gereci hazırlar ve içeride televizyon seyreden adama “Hadi her şey hazır” diye seslenir... X Adam etleri mangala dizer... X Kadın içeri gidip sofrayı kurar... X Kadın “Aaa... Ayol etler yanıyor” diye koşa koşa adamın yanına gelir... X Adam yanmış eti çöpe atması için kadına verir ve suratı asılan kadına, “Tamam o zaman, beğenmiyorsan buyur kendin yap” diye somurtur... X Adam içeri gider ve tekrar televizyonun karşısına oturur... X Kadın etleri kızartır, sofraya oturulur, afiyetle yemek yenir... X Kadın sofrayı toplar, bulaşıkları yıkar... X Adam, “Bak ne güzel değişik bir gün oldu di mi” der... X Kadının surat ifadesini görünce “Aman beee... Zaten kadın milletine de yaranılır mı” diye homurdanıp yatmaya gider... söz der ki; “-Teknoloji nereye varırsa varsın, daima çalışan kazanacaktır...” (...Oturumu kapatırken ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) TEMEL’iN YERi Psikiyatristin ofisinde hasta Temel sormuş, “Bana yardım eder misiniz doktor.. 38 yaşındayım ve hâlâ yatağımı ıslatıyorum...” “Sıkılmayın” demiş doktor; “-Gelişmemiş benlik isyanı... Sorumlulukları kabullenememe durumundan kaynaklanıyor... Yatağınızı ıslatmamanızı iki yolla önleyebiliriz... Birinci yol psikanaliz.. Haftada beş terapi, saati 50 dolar...” -Peki ikinci yol?... “-Lastik don... Çifti iki dolar...” Bizimkiler... Ev işlerinde de becerikli olduğunu, hiç sakarlık yapmadığını iddia eden İnan Arvas’a akşam misafirliğe giden arkadaşlar onun bilinmeyen bir “haslet”ini daha öğrendiler... Enfes böreklerle salona giren arkadaşımızın elinden düşen antika değerindeki cam tepsi tuz-buz oldu... Herkes, “Etrafa saçılan böreklere mi yanalım, darmadağın olan kristal tepsiye mi” diye bir anda şok olurken, henüz dört yaşındaki sevimli afacan kızı Zeynep hepimizi gülme krizine sokan bombayı patlattı: “-Baba yine mi?...” BİR FİLM DİYALOĞU “-Eğer bir kadın hakkında hiç kötü konuşmamışsan, asla bir kadını sevmemişsindir... Onları sevmek ve onları anlamak için onlardan acı çekmen gerekir...” (...Casanova filminden)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT