BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Aslolan ‘iyi yazar’

Aslolan ‘iyi yazar’

İyi yazarı herşeyin üzerinde tuttuğu için yadırgandığını belirten Enis Batur, yeni kitapları “Kurşunkalem Portreler” ile “Amerika Büyük Bir Şaka, Sevgili Frank, Ama Ona Ne Kadar Gülebiliriz”de bu fikrini açıkça ortaya koyuyor.



Enis Batur, edebiyatın değişik türlerinde yazan bir kalem. Şiirden, öyküye, romandan denemeye, tercümeden portre yazarlığına kadar geniş bir yelpazede eser üretiyor. Sadece yazmakla kalmıyor tabii. Yıllardan beri başında bulunduğu Yapı Kredi Yayınları ile yüzlerce edebiyat, bilim ve kültür eserinin günışığına çıkmasını sağlıyor. Enis Batur’la dikkat çekeceğini ümit ettiğimiz bir konuşma yaptık. Bizde Hamdullah Suphi ile başlayan “Diyorlar ki” portreler kitabından sonra zaman zaman bu sahaya el atan yazarlar görüldü. Bu tür kitapların zevkle okunduğu bir gerçek. Bunun temelinde özel bir sebep var mı? BATUR: Türkiye’de kişi yaşamına ilgi duyuluyor, sanıyorum. Bu ilgiyi sağlıklı biçimde besleyecek biyografi, otobiyografi kitaplarına, anılara ve portre yazılarına gereksinme var. Yoksa, ilgi çarpık yoldan, magazin ahlâkı tarafından zedelenerek karşılanır. Tabii buna ahlâk denebilirse. VEFA-HAKŞİNASLIK “Kurşunkalem Portreler”de derkenar sanılan bazı değerlerin ön plâna alındığı gözleniyor. Enis Batur’un bir özelliği mi bu vefâ veya hakşinaslık? BATUR: İster adına vefâ densin, ister hakşinaslık, burada temel bir insanî değerden sözediyoruz, bir erdemden değil. Hepimiz, yaşarken borçlanırız. Borçlarımızın bir kısmı hayatımıza girmiş, ona yön vermiş insanlaradır. Bir kısmı da, hiç karşılaşmadığımız, izleri bizde iz bırakan kişileredir. Bütün borçlarımı ödeyemeyebilirim belki, en azından bunun için çaba gösteririm, daha da göstereceğim. “Kurşunkalem Portreler”de ele aldığım kişilerin ya kendilerini, ya yapıtlarını bir ölçüde tanımışımdır. Önsözde de değindiğim gibi, bir insanı çok iyi tanımaktan dem vurmak boş böbürlenme olur. Portre denemelerimi birer enstantane çalışması, “meçhul”e doğru bir yolculuk sayıyorum. “Kurşunkalem” çalışması, sözgelimi, “yağlıboya portre” kadar iddialı bir girişim değil. PORTRECİLİK... Portrecilik neredeyse, edebiyatın bir türü olmaya yüz tutuyor. Anı ve günlük gibi portre yazıları da edebiyatta kendisine esaslı bir pay alıyor mu dersiniz? BATUR: Edebiyatın biraz hor görülen, gölgede kalan türü bana kalırsa “deneme.” Şiir, öykü, roman gibi alanlarda daha net açılımlar göze çarpıyor. Oysa “deneme”nin coğrafyası da çok geniş: Portre yazılarından günlüğe, mektuba açılmak gerekir. Ben “deneme”nin zenginliğine de, zenginleştiriciliğine de baştan beri inandım. Edebiyat, orada düşünebiliyor da. Bu boyutu yabana atmamak gerekir. Enis Batur, günümüz Türk edebiyatının neredeyse Ahmet Mithat’ı... Edebiyatın değişik vadilerinde dolaşmak keyifli mi, yorucu mu? BATUR: Keyif ve yorgunluk herhalde içiçe, ama keyif ağır basıyor olmalı ki yayılmayı sürdürüyorum. Benim için herşey Şiir’in etrafında gelişir, çekirdekte o durur. Nesir, onun ilk dış halkasıdır. Yayıncılık ise bir dış halkası işin, bir bağlam oluşturma kaygısı. Benim militanlığımın tezahürü bu, kültür mimarlığı ile kendi yazı serüvenimin zeminini hazırladım yirmibeş yıldır. Özel ansiklopedime bile, Hayat’ı konu edinme isteğinden yola çıkarak geldim. İlk başlığını anımsatayım ansiklopedinin: “İnsanlar, Sokaklar ve Şeyler.” Bu tasarı benim kalemimi açtı, yumuşattı. Yeni pencereler edindim. Üzerinde nicedir çalıştığım üç kitap var: “Yazboz”, yazı dünyasının irili ufaklı pek çok kavramını kuşatan bir bütünlük içerecek; “Gövde’m”, adı üstünde, bir vücût okumasına dayanıyor; “Mimarın Düşü” ise, yeryüzünde yapılmış ya da tasarlanmış birçok yapıyı, binayı kuşatıyor. Elim her zaman doludur benim! Bu yıl içinde bir şiir kitabım (“Kanat Hareketleri”), bir sanat kitabım (“Başkalaşımlar”ın ikinci cildi), bir yolculuk romanım (“Acı Bilgi”) çıkacak. Batur’un konferansı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen “21. Yüzyıl Konferansları” devam ediyor. Program çerçevesinde bugün Enis Batur “21. Yüzyıl İçin Kültür Tasarımları: Asyalılaşmak ve Avrupalılaşmak” adını taşıyor. Ahmet Hakan Coşkun’un oturum başkanlığı yapacağı toplantının müzakerecileri Beşir Ayvazoğlu ve S. Seyfi Öğün. Toplantı Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda saat 14.00’te başlayacak.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT