BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dil âfetlerinden bazıları

Dil âfetlerinden bazıları

“Müslümân, dilinden ve elinden, Müslümânların selâmette oldukları, emîn oldukları kimsedir. Muhâcir de, Allah’ın yasak ettiklerinden kaçan kimsedir.”



Geçen haftaki iki makâlemizde birazcık, “Müslümân, dilinden ve elinden, Müslümânların selâmette oldukları, emîn oldukları kimsedir. Muhâcir de, Allah’ın yasak ettiklerinden kaçan kimsedir” hadîs-i şerîfini ele almıştık. O münâsebetle, elle başkalarına yapılan zararların yanı sıra, İmâm-ı Gazâlî hazretlerinin zikrettiği dil âfetlerinden 9 tanesini saymış, kısa kısa îzâhlarını da yapmıştık. Geçen hafta temâs ettiğimiz 9 maddeye, İmâm-ı Gazâlî şunları da ilâve etmektedir: 10-Yalan konuşmak ve yalan yere yemîn etmek: Bunlar, bilindiği gibi, en büyük günâhlardandır. Peygamber Efendimiz (aleyhis-salâtü ves-selâm) buyurdu ki: “Yalan, nifâk kapılarından bir kapıdır.” Yine buyurdu ki: “Yalan rızkı azaltır.” Bir başka hadîs-i şerîfte de: “İnsanları güldürmek için yalan söyleyenlere, esefler [yazıklar, korkular] olsun!” buyurulmuştur. 11-Gıybet etmek: Gıybet de ekseri dil ile olur. Çok büyük günâhtır. Allahü teâlâ, Kur’ân-ı Kerîmde bunu, “ölü kardeşinin etini yeme”ye benzetiyor. “SİZİN EN KÖTÜNÜZ!..” 12- Nemmâmlık etmek [Söz taşımak]: Allahü teâlâ, Kur’ân-ı Kerîmde “Arkadan çekiştirmeyi, istihzâyı [yüze karşı eğlenmeyi] ve ayıplamayı âdet edinene şiddetli azâp vardır” buyuruyor. Peygamber Efendimiz (aleyhis-salâtü ves-selâm) de: “Size en fenânızı (en kötünüzü) haber vereyim mi? Aranızda söz taşıyanlar, aranızı bozanlar ve insanları birbirine düşürenlerdir” buyurdular. 13-İkiyüzlü olmak: Herkesin yanında onun hoşuna gider şekilde söz söyleyen, birinin sözünü diğerine, diğerinin sözünü öbürüne söyler ve her birine de ben seni seviyorum şeklinde görünür. Bu ise çok kötü bir haslettir. Peygamber Efendimiz (aleyhis-selâm): “Allahü teâlâ indinde, kulların en kötüsü ikiyüzlülerdir” buyurdu. 14-İnsanları dünyâ menfaati için övmek, başkalarına yaranmaya çalışmak: Bunda altı âfet vardır. Dördü söyleyen için, ikisi de övülmekte olan, dinleyen içindir. Övenin âfetleri kısaca şöyle zikredilebilir: a)Karşısındaki hakkında, olduğundan fazla söyleyip, yalancı olur. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “İnsanları övmekte aşırı gidenin, kıyâmette dili o kadar uzun edilir ki, yere yayılır, üzerine basar ve ayağı kayıp düşer.” b)İçinde nifâk olur ve karşısındakini överek onu sevdiğini göstermek ister. Hâlbuki onu sevmez. c)Aslını bilmediği şeyleri söyler. d)Övdüğü kimse zâlim olabilir ve o zâlim onun sözü ile sevinebilir. Zâlimi sevindirmek de câiz değildir. Peygamber Efendimiz (aleyhis-salâtü ves-selâm) buyurdu ki: “Fâsıkı övene, Allahü teâlâ gadab eder.” Övülen kimsenin zararlarına gelince, onlar da: a)Kendini beğenir ve gurûrlanır. b)Karşısındaki, kendisine “âlimsin, sâlihsin ve çok iyisin” gibi sözler söylerse, ilerisi için çalışmaz ve “Ben zâten olgunlaştım” der. Bunun içindir ki Peygamber Efendimiz (aleyhis-salâtü ves-selâm) buyururlar ki: “Bir kimsenin keskin bir bıçak ile bir kimseye saldırması, onu yüzüne karşı övmesinden daha iyidir.” KİŞİNİN KENDİNİ ÖVMESİ!.. Bu altı âfetin zararı olmazsa, övmek iyi olur. Peygamber Efendimiz (aleyhis-selâm), Sahâbe-yi Kirâmı zaman zaman medhetti ve “Eğer bütün âlemdekilerin îmânı, Ebû Bekr’in îmânı ile tartılsa, Ebû Bekr’in îmânı ağır gelir” buyurdu. Yine buyurdu ki: “Ey Ömer! Beni, insanlara, Peygamber olarak göndermeselerdi, seni gönderirlerdi” Buna benzer hadîs-i şerîfler çoktur. Peygamberimiz, bu övmenin onlara zarar vermeyeceğini biliyordu. Fakat kişinin kendisini övmesi çirkindir, kötüdür ve Allahü teâlâ bunu yasak etmiştir ve “Ben iyiyim deyip, kendinizi övmeyiniz” buyurmuştur. Ama bir kimse mürşid, rehber veya üstâd ise, örnek alınması ve diğerlerinin de yükselmesi için kendi hâlini anlatması câizdir. Nitekim Peygamber Efendimiz (aleyhis-salâtü ves-selâm): “Ben insanoğullarının en üstünüyüm; övünmüyorum” buyurdu. Ya’nî “ben, bu üstünlük ile değil, bana bu üstünlüğü verenle övünüyorum; Allahü teâlânın bana olan ni’metini zikrediyorum” demektir. Bunun için Allahü teâlâ, herkesin Peygamberimiz (aleyhis-salâtü ves-selâm)’a uymasını emir buyuruyor. [Hadîsin ikinci kısmını da yarın ele alalım inşâallah.]
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT