BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Darbeciler hüküm giymezse darbeler bitmez

Darbeciler hüküm giymezse darbeler bitmez

Son yüzyılımızda aşağı-yukarı her on yılda bir darbe yaşanmıştır. Bu darbelerin bilinen tarafı. Bir de saklı tarafları var. O da şu, her darbe devamında ekonomik krizlere yol açtı.



Son yüzyılımızda aşağı-yukarı her on yılda bir darbe yaşanmıştır. Bu darbelerin bilinen tarafı. Bir de saklı tarafları var. O da şu, her darbe devamında ekonomik krizlere yol açtı. Darbeler çalınmış zamanlardır. Kendini, farklı, üstün ve imtiyazlı gören silahlı ve kalemli bir grup, millet hayatından ömürler çaldılar. Eylem, sadece meşru iktidara isyan değil, emanete ihanet ve milleti aşağılamadır. Darbeler, yabancı devletler, küflü politikacılar, üniversite, asker ve adliyenin iş birliğiyle oldu. Tamamının esbabı mucibesi yalan üzerine bina olmuş, hemen tamamı hesap vermekten kurtulmuştur. Gerekçeler düzmecedir. Önceki asırlarda ‘şeriat elden gidiyor, urun söyletmen!’ diye kazan kaldırıp sokağa dökülen yeniçeriyle onlara dahil olan medrese mollası ve kendilerine fetva veren kaba softalar zihniyeti, sarığı çıkartıp önce fes sonra fötr giymekle değişmediler. O gün şeriat elden gidiyor diye kaldırım eskitip boşluğu yumruklayan, piştovlarla adam öldürenler, geçen asrın başından bu asrın başına dek bu defa da ‘şeriat geliyor!’ diye yollara dökülüp tanklar yürüttüler. Bu aynı illetli zihniyetin belalı halidir. O hastaları hiçbir diploma kurtaramamıştır. Hiçbir unvan, makam ve rütbe tedavilerine yetmemiştir. Geri kalmış ülkeler, yarım aydınlarının karanlığındadır. Refah seviyemiz geliştikçe bu darbe ile malûl kafalar sığınaklarına saklandılar. Ne var ki kimse soyları tükendi sanmasın. İlk fırsatta kalemler de namlular da halka doğrultulur. Bu, Genç Osman’ı, III. Selimi, Abdulaziz’i katl, Abdulhamid’i hal eden, Adnan Menderes’i asan, Turgut Özal’ı hazmedemeyen, Tayyip Erdoğan’a diş gıcırdatan zehirli zihniyettir. Subay olarak, akademisyen olarak, gazeteci olarak, politikacı ve hatta sermayedar olarak bu milletle görülecek hesapları var. Bu gayretlerine rağmen, belki okul geçmişi olmayan fakat şuur, irfan ve idrakte zirve nur sakallı babaları ve ak yazmalı anaları mağlup edemediler. Kader, tarih ve talih, sözde ilahiyatçılara, yargı cücelerine, zabit görgüsüzlerine değil Mızraklı İlmihal’den feyz almış saf, temiz ve bu dine, bu topraklara ve her değerimize sevdalı insanlara güldü. Bu toprakların çocukları, artık öz yurdunda garip ve öz vatanında parya değil. Mülkün tapulu sahipleri geldiler ve şerrin önüne dikildiler. Hesap vaktidir... Milletin hayatından on beş yıl ve nice kimseden de ömürler ve istikballer çalanlar, bin yıl da geçse yargılanmalı ve ibret için cezalanmalıdır. Suç, cezasız kalırsa tekrar edeni çok olur. 28’den geriye doğru sayım başlamalı.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT