BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bozkurtlar Ergenekon'da

Bozkurtlar Ergenekon'da

Merhum Nihal Atsız Hoca’nın “Bozkurtlar” serisini okuyanlar hatırlayacaktır. Ergenekon Türk’ün kurtuluş durağı ya da kızıl elma otağıdır.



Merhum Nihal Atsız Hoca’nın “Bozkurtlar” serisini okuyanlar hatırlayacaktır. Ergenekon Türk’ün kurtuluş durağı ya da kızıl elma otağıdır. Dün MHP’nin seçimde elde ettiği zaferi düşünürken birden bunu hatırladım. Evet 18 Nisan’da Bozkurtlar Ergenekon’a adeta bir kez daha çıktılar. Destani tasvirimiz bazılarına dudak büktürebilir. Hayır. Çok değil 18-19 yıl önce Mamak zindanlarının müdavimleri olan çilekeşler bugün millet tarafından bu şekilde coşkuyla göreve çağrılmışlarsa, bu benzetme abartı sayılmamalıdır. ANALİZ MHP’nin yaptığı büyük patlama asla sıradan bir olay değildir. MHP’nin başarısı tepkisel bir refleksin ürünü de değil, tersine MHP; fikir, lider ve kadro uyumuyla kalıcı gelmiştir. Dahası, MHP’nin bu seçim performansı geleceğin de habercisidir. Hiç abartısız söylüyoruz, MHP artık bugünden itibaren Türkiye’nin geleceğinde en önemli unsur olarak var olmaya başlamıştır. Peki neydi MHP’yi bu noktaya getiren? Sadece merkez sağdaki didişme ve Devlet Bey’in uzlaşmacı kişiliği mi? Kuşkusuz bunların da payı var. Ama en önemlisi yükselen milliyetçilik ve MHP’nin temsil ettiği fikir sistemidir. Özellikle PKK olayı ve soğuk savaşın sona ermesiyle yükselen milliyetçilik Türkiye’de MHP’yi çekim merkezi yapmıştır. Tabii burada Devlet Bey’in ve kurmay heyetinin hakkını da teslim etmek gerekiyor. Devlet Bey bir militan ya da dernek başkanı gibi değil, bir lider gibi, önder gibi, devlet adamı gibi davranmıştır. Eğer medya ve etkili merkezlerin DSP’ye verdiği desteğin üçte biri MHP’ye verilseydi, hiç kuşkunuz olmasın MHP çok çok daha yukarılarda olurdu. MHP yaptığı bu patlama ile 80 sonrasında ANAP ve DYP’ye giden oylarını da gelecekte yüzde yüz geri alacaktır. Bu seçim bazı ülkücü kökenlilerin DYP ve ANAP’a oy verdiği son seçim olmuştur. Güzel olan bir başka fotoğraf da MHP’nin bu zafere karşın taşkınlık yapmaması ve zafer sarhoşluğuna girmemesidir. Aynı başarıyı ÖDP gösterseydi kimbilir neler olurdu? Devlet bey adı gibi davranmış ve Yunus sevecenliği ve de içtenliği ile yine tevazunun zirvesi ve simgesi olmuştur. Bozkurtları tarihî olan bu büyük başarılarından ötürü kutluyor ve alkışlıyoruz. ECEVİT KALESİ Gelelim DSP’ye. Evet DSP’den böyle bir başarı bekleniyordu ama bu başarı da her türlü övgünün üstündedir. 87 seçimlerinde barajı bile geçemeyip sol kamuoyunda tiye alınan Bülent Bey, Rahşan Hanımefendi ile adeta çöl yürüyüşüne çıkmış ve hedefi bugün 12’den vurmuşlardır. Tamamen Sayın Ecevit’in şahsi başarısı olan bu sonuç hiç abartmıyoruz Bülent Bey’in tarihsel karizmasının kalite belgesidir. Değişen realitelere komplekse girmeksizin uyum sağlayan Ecevit, inançlara saygılı laiklik anlayışının doğruluğunu da tescilleyerek, hem laikliğin, hem de inançlarımızın teminatı ve de modeli olmuştur. Sayın Ecevit’i ve Rahşan Hanımefendiyi inançları, azim ve enerjilerinden ötürü kutluyor ve bütün DSP camiasını alkışlıyoruz. KAYBEDENLER Kaybedenler malum: Önce CHP, ardından DYP-ANAP ve Fazilet sıralanıyor. Baykal bu seçimde hem kendini, hem de ANAP’ı zaafa uğratmıştır. Eğer Deniz Bey 55. hükümeti yıkmamış olsaydı tablo ANAP açısından biraz daha farklı olurdu. Bu süreçten sonra Baykal’ın CHP’de ayakta durması güç. Dahası, CHP de artık kendini sorgulayacak ve adaptasyon bağlamında ciddi bir arayışa girecektir. CHP eğer bunu başaramaz ise barajın altında kalmaya devam eder. Merkez sağ da bu seçimin kesin mağlubudur. Bu cenahta da bazı arayışlar kaçınılmazdır, ancak gerek Çiller, gerekse de Yılmaz kendine alternatif olabilecek tek bir isme bile geçit vermemiş, listelerine almamıştır. Dolayısı ile merkez sağdaki yeni arayışların hangi biçimde seyredeceği ve nerelere gideceği kocaman bir meçhuldür... Burada Mehmet Ağar faktörü dikkatle izlenecektir... Ve Fazilet... Bu cenah pek üstüne alınmıyor ama Fazilet de bu seçimin mağluplarındandır. Oy kaybı FP için de DYP ve ANAP düzeyindedir. En önemlisi FP artık “ümit” ve “alternatif” olmaktan çıkmış, rüzgarını yitirmiştir. Bize göre FP de merkeze gelme noktasında bir dizi adım atmak durumundadır. Atmaz ise FP de gerilemeye devam edecektir. HÜKÜMET MODELLERİ Nasıl bir koalisyon sorusuna gelince: Bize göre ahlaki olan seçimin galipleri olan DSP ve MHP’nin ekseninde bir koalisyonun kurulmasıdır. Seçmen o yönde bir mesaj vermiştir. Bu iki parti yanlarına üçüncü bir partiyi alabilirler ki şu gün için ağırlıklı olan üçüncü parti ANAP’tır. Ancak daha şimdiden bazı çevreler MHP’yi dışlama ve DSP’den uzak tutmaya çalışıyorlar. Neymiş efendim DSP ile MHP bir arada olamazmış. Daha ziyade CHP orijinlilerden yükselen bu talebe en güzel cevabı önceki gece Sayın Ecevit takdire şayan bir şekilde “kamplaşmalar bitmiştir” şeklinde vermiştir. Bize göre böyle bir birliktelik pekala olabilir ve dahası, bu birliktelik Türkiye’yi yumruk haline de getirebilir. DYP-SHP bu ülkede olabildiyse DSP-MHP de pekala olabilir. Olmalıdır. Ve diğer seçenekler. Matematiksel olarak diğer koalisyon modelleri de şöyle sıralanıyor: DSP-MHP-ANAP’ın dışında... 1) DSP-ANAP-DYP (Bu model için bazı çevreler ısrarlı olacaktır. Ama Çiller’e ve Yılmaz’a rağmen bu olur mu bilemiyoruz. Bazı çevreler bu modelle merkez sağın bütünleşme sürecine girebileceğini iddia ediyor.) 2) MHP-ANAP-DYP 3) MHP-FP-DYP Evet kağıt üzerinde formüller bunlar. Türkiye önümüzdeki günlerde bu modelleri konuşacak. Biz de bütün bunları günü gününe bütün perde arkaları ile aktarmaya devam edeceğiz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT