BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vah Nurcan vah

Vah Nurcan vah

Nurcan yürüyerek girdiği hastaneden felçli çıktı. Mahkeme “Hekim hatası var” dedi. Aile dava açıp, kazandı. Ancak tazminatı alamadılar!



ÖZEL HABER SALİH BİLİCİ ÇOCUKLUĞUNU ÇALDILAR Fırat ailesi perişan... Anne ve baba, Nurcan’ı tekerlekli sandalye ile taşıyor. İstanbul’daki bir hastanede çalışan doktor Ali Okur ise Nurcan için “Yarım yamalak yürüyor mu? Haberim yok” dedi. Okur’a, bıçak parası aldığı iddiasıyla 25 ay hapis cezası verildi. Okur’un ameliyat ettiği 2 çocuğun daha felç olduğu iddia edildi. Nurcan Fırat, henüz 11 yaşındayken babasıyla birlikte Balıkesir Edremit’ten misafir olarak geldiği Erzurum’da yakınlarının da telkinleriyle Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aziziye Araştırma Hastanesi Ortopedi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Okur’un özel bürosunda 2005 yılında muayene edilir. Nurcan, okuldaki arkadaşlarının dalga geçmesi sebebiyle sırtındaki kamburdan kurtulmak istemektedir. Dr. Ali Okur, bir ameliyatla Nurcan’ı kamburundun kurtaracağını söyleyince ameliyat için kararı alınır. Ancak ameliyat başarısız geçer. İkinci ameliyat yapılır. Ancak bu da başarısızlıkla sonuçlanır. Yapılan iki ameliyat Nurcan’ın hayatını karartır. Hastaneye yürüyerek gelen Nurcan yatalak olarak babasının kucağında evine gider. Nurcan Fırat’ın dosyası aynı doktorun elinde sakat kalan 17 yaşındaki Ramazan Kılıç’ın dosyasıyla birleştirilir. Aileler üniversite yönetimine tazminat davası, Prof. Dr. Ali Okur’a ise bıçak parası aldığı için ceza davası açarlar. Ayrıca Okur’un meslekten men edilmesi için Erzurum Tabipler Odası’na başvururlar. Ancak Tabipler Odası bu talebi reddeder. İstanbul Adli Tıp Kurumu raporunda Prof. Dr. Ali Okur’u her iki ameliyatta yüzde 90’ın üzerinde kusurlu bulunur. Ameliyatta yapılan hatalar, özensizlikler, yetkisi olmayan asistanların ameliyata katılması, ameliyat sonrası vidaların geç açılması ve yanlış monte edilmesi, operasyon esnasında omuriliğin zedelenmesi gibi hatalar ve yanlışlar tek tek sıralanır. 3.5 MİLYON TL TAZMİNAT Yapılan hatalar sonucu iki çocuğun felç kaldığına karar veren Erzurum 1. İdare Mahkemesi 2011 yılında ailelere faiziyle birlikte 3.5 milyon TL tazminat ödenmesine hükmeder. Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü, yerel mahkemenin kararını Danıştay’a temyize götürdü. Bir yandan da yürütmeyi durdurma talebinde bulundu. Ancak Danıştay bu talebi reddetti. Ailelerin avukatı Mustafa Aladağ, “Danıştay yürütmeyi durdurma talebini reddetti. Reddettiği için üniversitenin Danıştay kararını beklemesi hukuksuzluktur. Görevi kötüye kullanmak suçudur. Üniversite döner sermaye gelirlerinden ödemek istemiyor. Atatürk Üniversitesinin hastaneden kaynaklı yıllık döner sermaye geliri 200 milyon TL’dir” dedi. NURCAN: YÜRÜMEK İSTİYORUM 17 yaşındaki Nurcan Fırat, “Artık yürümek istiyorum. Okuluma yürüyerek gidip gelmek istiyorum. Ailem de ben de çok yoruldum. Üniversite bu tazminatı öderse tedavi olacağım. Sağlık Bakanımızın bu olaya el atmasını istiyorum” dedi. YAŞITLARI GİBİ YÜRÜMEK VE OYNAMAK İSTİYOR Kendi yaşıtları sokakta oynarken Nurcan Fırat, mahzun gözlerle onları seyrediyor. Genç kız, yürüyebilmek için devlet büyüklerinin kendisine el uzatmasını bekliyor.. (Fotoğraf:?Bekir Terzioğlu - İHA) AYNI DOKTOR, İKİ ÇOCUĞU DA FELÇ ETTİ SADECE?Nurcan değil, şimdi 19 yaşında olan Ramazan Kılıç ve Ayşegül Aktaş da Prof. Dr. Ali Okur tarafından ameliyat edildi. Her iki genç de ameliyatın ardından felç oldu. Kılıç ve Aktaş da, Prof. Okur’a dava açtılar. Rektör Yardımcısı: Parayı Maliye Bakanlığı’ndan isteriz Üniversitenin kendi imkânlarıyla ailelere 150 bin TL ödediklerini söyleyen Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fahrettin Korkmaz, “Karar aleyhimize çıkarsa o zaman Maliye’den para isteyip ödemeyi yapacağız” dedi Atatürk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fahrettin Korkmaz, “Üniversitenin kendi imkânlarıyla ailelere 150 bin TL ödedik. 200 milyon TL döner sermaye gelirimiz yok. 3.5 milyon TL’yi biz ödeyemiyoruz. Onun için Maliye Bakanlığı’ndan bu parayı talep ettik. Maliye Bakanlığı döner sermayeden ödememizi istedi. Ancak döner sermaye bütçemizin buna yetmediğini yazıp yeniden tazminat miktarını istedik. Maliye bu parayı bize tahsil etse hemen ödemesini yaparız. Olmayan parayı ödeme imkânımız olmuyor. Ayrıca bu dava Danıştay’da temyiz aşamasında, kesinleşmiş değil. Karar bizim aleyhimize çıkarsa o zaman Maliye’den para isteyip ödemeyi yapacağız” diye konuştu. YÜZDE 90 KUSURLU Mahkemenin ameliyatlarda yüzde 90 kusurlu bulduğu Prof. Dr. Ali Okur ise İstanbul’da bir özel hastanede ortopedi bölümünde muayene ve ameliyatlarına devam ediyor. 42 yaşında Atatürk Üniversitesi’nde Profesör olan Ali Okur, kamburu olan 3 çocuğun felç geçirmesine neden oldu. Çalıştığı hastanede ziyaret ettiğimiz Prof. Dr. Ali Okur kendisini savundu. Ancak bunu yaparken iki çocuğun felç kalmasında bazı hataların yapıldığını da itiraf etti. Nurcan Fırat’ın ameliyatını anlatan Okur, ameliyatta hesaplayamadığı olayların olduğunu söylerken Adli Tıbbın “operasyon sonrası vidalar geç açıldı” tespitine “Evet. Vidalar hemen açılsaydı durum değişebilirdi” dedi. Bugüne kadar 2 bini aşkın ameliyat yaptığını belirten Ali Okur, “Benim ayrılmamla Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ortopedi kısmı çöktü” dedi. Prof. Dr. Ali Okur, arkadaşımız Salih Bilici’nin sorularını cevaplandırdı. Prof. Dr. Okur: Hata yapmadım Ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Ali Okur, “Hatalı olduğunuzu düşünüyor musunuz?” sorumuza, “Hayır, kamburu düzeltme sırasında içerideki omurilik biraz yığılma yaptı. O ödemin geçeceğini düşündüm ama geçmedi. Ameliyat sonrası komplikasyonlar oluştu. Senin kendi iyileşme gücün yoksa mesela bağışıklık gücün sıfırsa hekim bir şey yapamaz. Biz kesiyoruz, pansuman yapıyoruz ama iyileşmesi tamamen vücudun gücüne bağlı” cevabını verdi. ‘YARIM YAMALAK YÜRÜYORLAR MI?’ Vicdan azabı yaşamadığını ifade eden Okur, “Ailelere yardımcı olmak için onlarla hiç irtibata geçtiniz mi?” sorusuna “Hayır. Çocukların son durumlarını bilmiyorum. Yarım yamalak yürüyorlar mı, hiç mi yürüyemiyorlar. Haberim yok” dedi. Üniversitede yaşanan bir ihale yolsuzluğu ile ilgili 2 ay hapis yattığını belirten Okur, Nurcan’ın ameliyatı için bıçak parası aldığı iddiasını ise dolaylı olarak kabul etti. Okur, ailenin kendisi hakkında açtığı ceza davasına tepki göstererek şunları söyledi: “Ameliyat oluyor bitiyor. Sonra geliyor, ben bıçak parası vermiştim diyor. 6 ay sonra bıçak parası vermekten şikâyetçi olursan burada samimiyetsizlik var.” Okur, “tazminatı sizin ödemeniz için üniversite yönetimi hakkınızda dava açtı” hatırlatmamız üzerine “Sonuçta ben oranın doktoruyum. Sırtımdan para kazandılar. Tazminatı üniversite ödesin” dedi. DERMANIM KALMADI Baba Sülhattin Fırat, “Okula her gün götürüyorum. Artık yaşlandım. Taşıyamıyorum. Dizlerimde derman kalmadı” dedi. ACILI BABA: Yüreğim artık kaldırmıyor Akülü bir tekerlekli sandalye alacak gücü olmadığını anlatan acılı baba Sülhattin Fırat, “Ölmeden önce onu tedavi ettirmek istiyorum. Uzman profesörlerin kızımı muayene etmesini istiyorum. Emekli maaşımla geçinmeye çalışıyorum. İmkânım yok. En azından tazminatı alırsak kızımı tedavi ettiririm ve ona bir hayat kurarım” dedi. Yanlış ameliyatı yapan Doktor Ali Okur’u Allaha havale ettiğini ifade eden Fırat, “Bıçak parası almak ve yanlış ameliyat yapmaktan hakkında dava açtık. Cezası Yargıtay tarafından onaylanırsa 25 ay hapis yatacak” şeklinde konuştu. Nurcan’ın ağabeyi Hakan Fırat ise “Bu doktor hâlâ elini kolunu sallayarak hastanelerde çalışıyor. Sağlık Bakanlığı’nın harekete geçmesini istiyoruz. Benim kız kardeşim yandı başka insanlar da yanmasın” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT