BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 2002 seçimleri ve Ergenekon çerçevesinden Yunanistan krizi

2002 seçimleri ve Ergenekon çerçevesinden Yunanistan krizi

Yunanistan’da yaşanan kriz uzun süredir inceleniyor. Yunanistan, kazandığından fazlasını mı harcadı? Yunan halkı tembel mi? Bu konuda birçok kişinin gözünden kaçan bazı detaylar olduğunu düşünüyorum.



Yunanistan’da yaşanan kriz uzun süredir inceleniyor. Yunanistan, kazandığından fazlasını mı harcadı? Yunan halkı tembel mi? Bu konuda birçok kişinin gözünden kaçan bazı detaylar olduğunu düşünüyorum. Geçtiğimiz hafta Küresel Sorunlar Platformu’nun Yunanistan raporunda bazı istatistiklere yer verildi. Bu istatistiklere göre Yunan halkı iddia edildiği gibi tembel değil. Eğer, her işçinin yıllık ortalama çalışma saatine bakılırsa Yunan halkı çalışkan bile sayılabilir. OECD verileri, ortalama bir Yunan işçinin yılda 2.017 saat çalıştığına işaret ediyor. Bu rakam OECD’nin 34 üyesinin zirvesindeki G.Kore’nin iki basamak altında, Avrupa’nın ise en üst sırasında. Ayrıca bu noktada dikkat çekilmesi gereken bir başka nokta da Yunanistan’ın ortalama çalışma saatinin, çalışkanlığıyla bilinen Almanya’dan daha uzun olması. Ekonomik açıdan bu olumlu özelliklere rağmen Yunanistan’ın böyle bir krizle karşı karşıya kalmasının en önemli nedenleri, siyasi istikrarsızlık, yolsuzluk ve siyaset kurumlarına olan güvensizlik. Yunanistan çok uzun yıllar boyunca köhne bir siyasi yapı ve yolsuzluklarla başı dertte olan bir ülke. Dolayısıyla her ne kadar AB üyesi olsa ve çalışkan bir toplum yapısına sahip olsa da bunlar tek başına yeterli olamıyor. Aslında Yunanistan 2002 öncesi Türkiye’ye benziyor. Yunanistan ile Türkiye arasındaki en büyük fark Türkiye’nin 2002 yılında gerçekleştirdiği seçimlerdir. Türk halkı muazzam bir sağduyu ile sandıkta tek parti istikrarı ile Türkiye’nin istikbalini değiştirmiştir. Eğer Türk halkı 2002 seçimlerinde tercihini bu şekilde göstermeseydi şüphesiz Yunanistan’ın yaşadığı krizin belki onlarca katı daha ciddi bir krizin içerisinde olacaktı. Oysa Türkiye son on yıl içerisinde ekonomide müthiş bir kararlılıkla ciddi reformlara imza attı. Demokratikleşme ve sivilleşme yolunda cesur adımlar attı. Özgürlükler alanını genişletmek için büyük bir mücadele içerisine girdi. Hepsinden önemlisi Ergenekon süreci üzerine kararlılıkla giderek halkın iktidarını inşa etti. Kendi iç bütünlüğünü sağlamış, oligarşik bürokrasinin kıskacından kurtulmuş, gerçek potansiyelinin farkına varmış, özgüvenini tekrar kazanmış özgür bir Türkiye krize çok güçlü girdi. Diğer yandan Yunanistan gibi siyasette bu dönüşümü sağlayamayan ülkeler krizde çok hırpalandı. Kendi halkının desteği olmazsa Yunanistan’ın veya benzer ülkelerin bu krizi atlatabilmesi oldukça zor. Yunan halkı da 2002 Türkiye’sinde olduğu gibi yaşadıkları sorunu demokratik yöntemlerle siyasi olarak çözmesi gerekiyor. Başka bir ifade ile Yunanistan’ın bu krizden kurtulması için Türkiye’de olduğu gibi halkın desteğini almış bir tek parti hükümeti ile ekonomik istikrar sağlaması; hemen akabinde gerekli tüm reformları birbiri ardına gerçekleştirerek halkın daha da güvenini kazanması gerekiyor. Elbette yeni siyasi iktidarlarının da Yunan bürokratik oligarşisinin, kendi karanlık güçlerinin üzerine gitmesi gerekiyor. Uzun sözün kısası Yunanistan ekonomik krizi ancak siyasi istikrar ve kendi halkının iktidarı ile aşacaktır. Formül Türkiye’dedir. Halkın iktidarını kuran 2002 seçimleri akabinde Ergenekon sürecindeki kararlılık en güzel örneklerdir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT