BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gürültünün sebebi bendim!..

Gürültünün sebebi bendim!..

“Referansım hayli sağlamdı. İşe başlayacağımdan emindim. Yalnız, bu iş yerinin kapısı galiba yoktu (!) İçeri yöneldiğim sırada ‘donk’ sesiyle irkildim!.. “



Bir cumartesi sabahıydı. İmam-hatip lisesi yurdunda kaldığım dönemde sabah kahvaltısı için hızlı adımlarla yemekhaneye yöneldim. Kahvaltımı yapacak ve hafta sonu tatiline çıkacaktım. Niyetim, tarihî camileri gezmekti. Tam bu düşüncelere dalmışken bir gürültü duyuldu. Kimse ne olduğunu anlayamadı. Aslında gürültünün sebebi bendim. Uzak gözlüğümü takmadığım için sert bir şekilde yemekhanenin girişindeki beton bloka çarpmıştım. Miyop olup da gözlük kullanmayınca olacağı buydu. Vücudum titriyordu. Kendimde kahvaltı yapacak dermanı bulamadım. Doğruca yatakhaneye çıktım ve uzandım. Hafta sonu gezim de iptal olmuştu... Lise bitmişti. İş arıyordum... İş aradığımı duyan bazı tanıdıklar beni bir serbest muhasebe bürosuna yönlendirdi. Artık benim de bir işim olacak ekmek parası kazanacaktım. Sora sora büroyu buldum. Referansım sağlamdı. İşe başlayacağımdan emindim. Yalnız, bu iş yerinin kapısı yoktu (!) İçeri yöneldiğim sırada “donk” sesiyle irkildim. Gözümde gözlüğüm olmadığı için büronun cam kapısını fark edememiş ve sert bir şekilde cam kapıya toslamıştım. Büro çalışanlarının şaşkın bakışları arasında içeri girdim. Gördüğüm ilk sandalyeye kendimi bıraktım. Çarpmanın şiddetinden beynim zonkluyordu. Büro çalışanlarına iş için orada olduğumu anlatamadım. Aslında, ne konuştuğumu, neler saçmaladığımı hatırlamıyorum. Çareyi bir an evvel büroyu terk etmekte buldum... Dayıoğlu, arabasıyla beni çok defa ilçeye götürmüştür. Kendisine minnettarım. Fakat gözlük kullanmaya başladığım zaman gördüm ki bomboş yolda kaplumbağa gibi giden dayıoğlu ilçe pazarının içinde son sürat araba kullanıyordu. Korkudan sağa sola kaçışan insanların yüzlerindeki şaşkın ifadeyi hatırlamak bile istemiyorum. Bunu yapan bir başkası olsa pazar esnafından dayak yerdi. Ama dayıoğluna nasılsa kimse ses çıkartmıyordu. Davranışlarıyla da “her şeyi bilen biri” izlenimini veriyordu. Mesela, ilçe hastanesinde doktorlarla tıp ilminin inceliklerini konuşurdu. Doktorlar onu kendileri gibi doktor sandılar. Ortaokul bile okumamış biriydi. Bu kadar şeyi nerede ve ne zaman öğrenmişti? Köye gitmek için yola koyulduğumuzda şükür eski dayıoğlu geri döndü. Çünkü birkaç üniversite bitirmiş duygusunu veren bir kişiyle anlaşmam çok zor olacaktı... Köy yolunda benim seviyeme indiğinden daha basit konuları konuştuk. Kullanmaya başladığım gözlük uzağı görmemi sağladığı gibi çok yakınımda olan bitenleri de görmeme vesile olmuştu!.. Kutbettin Gümüş-Yalova > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT