BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnsanlara hizmet, iyilik etmek...

İnsanlara hizmet, iyilik etmek...

İnsanların iyisi, insanlara iyilik edendir. İnsanların kötüsü de, insanlara kötülük edendir. İnsanlara iyilik etmek, onlara cömert davranmak, güzel huylardandır...



İnsanlara hizmet etmek, iyilikte bulunmak, cömert davranmak, Allahü teâlânın çok sevdiği bir ahlâktır. Böyle olmak, her kula nasip olmaz. Bu ahlâk, bir gayr-i müslimde bile bulunsa, o kimsenin, îmâna kavuşma ihtimâli çok yüksektir. Peygamber efendimiz, böyle güzel ahlâk sahibi olan insanlara, ölümlerine yakın görünüp; (Senin çok iyiliklerin var, ama îmân etmedikçe bunların faydası olmaz. Ben Allahın resûlü Muhammed aleyhisselâmım. Eğer beni tasdik edip, Kelime-i şehâdet getirirsen Cennete gidersin) buyurur. Nitekim bunların çoğuna da, îmân nasip olur. Hatta ölmeden önce kelime-i şehâdeti getirir, oradakiler de duyar ve ondan sonra îmânla ölür. KÖKÜ CENNETTE OLAN AĞAÇ! Cömertlik, kökü Cennette, dalları dünyada olan bir ağaçtır. Bu dallar, cömertleri kendilerine yapıştırır. Cömertler, bu ağacın dallarına, istese de, istemese de yapışır, çünkü onların irâdesinde değildir. Mıknatısın metali çektiği gibi, o ağacın dalları da cömertleri kendine çeker. Sonra, ağaç dalları Cennete gidince, dallara yapışmış olanlar da böylelikle Cennete gider. Fakat ne kadar cömert olursa olsun, îmânı yoksa, Cennete giremez, Cehennemde sonsuz kalır. Hadîs-i kudsîde; (Bütün dinler içinde, bu dîni seçtim. Bu din, cömertlik ile ve güzel huy ile tamâm olur. Bu dîni, her gün, bu ikisi ile tamâmlayınız!) buyuruldu. İnsan olarak Allahü teâlânın kullarına nasıl davranırsak, cenâb-ı Hak da, bize öyle muâmele eder. Eğer biz, insanların hatâlarını, kusûrlarını affedersek, Allahü teâlâ da, bizim kusûrlarımızı affeder ve Rabbimizin affettiği kullardan oluruz. Biz, Onun kullarına verirsek, cenâb-ı Hak da bize verir. Çünkü Allahü teâlâ, kullarına yapılan iyilikleri sever. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: “Allahü teâlâ, kullarına ıyâlim demiş, çok merhametli olduğu için, herkesin rızkını, nafakasını kendi üzerine almıştır. Allahü teâlâ, bu ıyâlinden birkaçının rızıkları, nafakaları için ve bunların yetişmeleri, râhat yaşamaları için bir kulunu görevlendirirse, bu kuluna büyük ihsân etmiş olur. Bu büyük ni’mete kavuşup da, bunun için şükretmesini bilen kimse, çok tâlihli, pek bahtiyârdır. Bunun kıymetini bilip, şükretmek, kendi sâhibinin, Rabbinin ıyâline hizmet etmeyi saâdet, şeref bilmek ve Rabbinin kullarını yetiştirmekle öğünmek, akıl îcâbıdır.” Peygamber efendimiz de buyuruyor ki: (Müslümân, Müslümânın kardeşidir, ona zulmetmez, onu sıkıntıda bırakmaz. Din kardeşine yardım edene, Allahü teâlâ yardım eder. Allahü teâlâ, din kardeşinin sıkıntısını giderenin, kıyâmetteki sıkıntısını giderir. Bir Müslümânı sevindireni, kıyâmette sevindirir.) Abbasi halifelerinden Memun, oğlunu kendi yerine halife, vekil olarak düşünüyormuş. Fakat bir gün oğlunun, hizmetçisine yarım kuruş para vererek; -Git, çarşıdan şunlardan al da gel dediğini duymuş. Bunun üzerine oğluna; -Oğlum, ben ömrümde yarım kuruş diye bir şey görmedim. Sen bu parayı nereden buldun diye sormuş. O da; -Baba, para çok kıymetli, hele hele bu zamanda diye cevap verince; -Öyle mi? Seni azlettim, artık vekilim değilsin, sana kefil değilim ve veliaht da değilsin, kendine iş ara demiş. Oğlu; -Baba, ben ne yaptım ki deyince, halife Memun, oğluna şöyle demiş: -Bir insanın halife veya idâreci olabilmesi için, şu üç şarta sahip olması gerekir. Bu üç şarttan birine sahip değilse, o idâreci olamaz: CÖMERTLİK, ŞEFKAT VE TEVAZU 1-Cömert olmalıdır. Cimri, yönetici olamaz ve idâre ettiği herkesi de kendine düşman eder. 2-Merhametli ve şefkatli olmalıdır. Yani önce iğneyi kendine, sonra çuvaldızı başkasına batırmalıdır. 3-Mütevâzı, alçak gönüllü olmalıdır. Kendi arkadaşlarından ve mahiyetinde çalıştırdıklarından farklı bir şey yiyorsa, onlarla beraber sofraya oturamıyorsa, o kimse, mütevâzı olamaz. Netice olarak, insanların iyisi, insanlara iyilik edendir. İnsanların kötüsü de, insanlara kötülük edendir. İnsanlara iyilik etmek, onlara cömert davranmak, güzel huylardandır ve insanı, dünyâda da, âhırette de saâdete kavuşturur...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT