BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bizans’ı hortlatma senaryoları (2)

Bizans’ı hortlatma senaryoları (2)

Yunanistan ile Suriye arasında 1980 yılında, Türkiye’yi aralarında paylaşma haritası hazırlanmıştır ve bu harita Yunanistan Kültür Bakanlığınca 1980 yılında neşredilerek .....



Yunanistan ile Suriye arasında 1980 yılında, Türkiye’yi aralarında paylaşma haritası hazırlanmıştır ve bu harita Yunanistan Kültür Bakanlığınca 1980 yılında neşredilerek dünyanın her tarafına gönderilmiştir. Haritanın altında (Anavatanları Kurtarma Dünya Komitesi) ibaresi yer almaktadır. Bu haritaya göre Trakya-Ege bölgesi yani Çanakkale, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla’nın tamamı ve Antalya’nın batısı Yunanistan’a ait gösteriliyor. Trabzon ve etrafındaki 3 il Rum Pontus devleti; Doğu Anadolu Ermenistan’a, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’nun bir kısmı Kürdistan’a bırakılıyor. Hatay, Çukurova ve onu çevreleyen iller ise Suriye’ye veriliyor. Kıbrıs Yunanistan’ın oluyor. Yunanistan-Suriye ikili anlaşmasına göre Türk-Yunan savaşında Suriye’nin Lazkiye limanındaki deniz üssü ile Suriye havaalanlarını Yunanistan kullanabilecektir. Bugün Balkanlardaki Ortodokslar; Sırplar, Yunanlılar ve diğer milletler varlıklarını Osmanlıya borçludurlar. Osmanlı Balkanlarda 1389-1913 yılları arasında 524 yıl adaletle hükmetti. Din, dil, kültür ve milletler mozayiği olan Balkanlar, Osmanlı devrinde “Altın çağı”nı yaşadı. Sırplar bile duvarlarına “Osmanlı, Türkler geri dön” diye sloganlar yazmaktadırlar. Almanlar, Çeklerin ülkesini 90 yıl işgal ettiğinde, Çekçe konuşan tek kişi kalmadı. Çekler bağımsız olunca, dağdaki çobanları dil profesörü olarak üniversitede görevlendirdiler. Osmanlı 5.5 asır kimsenin diline, dinine, kültürüne dokunmadı. Çünkü İslamiyet bunu gerektiriyordu. Ama Balkanlar, Ortadoğu, Kafkasya, Kuzey Afrika Osmanlıya ihanetin bedelini ağır bir çile, soykırım faturası ile taksit taksit ödemektedir. Elbette Allahü teala zulüm etmez. Ama bir zalimi musallat eder. Miloşeviç, Saddam, Kaddafi bunlardan sadece birkaçıdır. Bizans uzmanlarının “Bizans İstanbul’u” seminerinde ifade ettikleri gibi bundan sonra da Bizans ve Ortodoks konferans ve seminerleri devam edecektir. 2000 yılında İstanbul’daki Rum Patrikhanesi 3 toplantılı zirve yapacaktır. 1-Ortodoks Kiliseleri Gençlik Konferansı (500 üye katılacaktır) 2- Uluslararası Bilim Konferansı, 3-Bütün dünyada Patrikhaneye bağlı kiliseler zirvesi (tarihte ilk defa) yapılacaktır. Osmanlı’nın İstanbul’u fethini ve Bizans’ın yıkılışını, 546 yıldır, Hıristiyan Batı içine sindirememiştir. Sadece Fransa’da Bizans’la ilgili dernek, vakıf ve enstitü sayısı 100’ü aşkındır. 1955’de İstanbul’da Bizans’la ilgili toplantı yapmıştır. Ama 6-7 Eylül hadiseleri sonrasında, 1999’a kadar bir başka toplantı yapılmamıştır. (Elbette 6-7 Eylül hadiselerini tasvip etmiyoruz) Yeni Dünya Düzeninde İstanbul (surlar içinde) Müslümanların silineceği; Anadolu ise Müslümanların sindirileceği bölgeler içinde yer almaktadır. Washington’da “Dumbarton Oaks Müzesi”nde dünyanın muhtelif ülkelerinde neşredilen Bizans’la ilgili 130 bin eser (kitap ve broşür) vardır. Bu müzede 12 bini altın sikke olmak üzere yüzbinlerce Bizans’a ait kaçırılan tarihi eser bulunmaktadır. Bunların yerinin İstanbul olması gerekir. Lozan Antlaşmasına göre Türkiye’de İstanbul Rum Patrikliği ile Şam Patrikliği ve bunlara bağlı kiliseler vardır. İstanbul Rum Patrikliği’ne İstanbul, Gökçeada (İmroz) ve Bozcaada kiliseleri bağlıdır. Ayazma dahil 65 tanedir. Ama İstanbul Rum Patrikliği bütün dünya Ortodokslarının lideri olarak ekümeniklik (evrensellik) peşindedir. Dünya Ortodoks kilisesi 9 patriklikten ibarettir. İstanbul, İskenderiye, Şam, Kudüs, Moskova, Belgrad, Bükreş, Sofya ve Gürcistan (Tiflis). Yunanistan ve Kıbrıs ise 5 Otosafal’dan ikisidir. Türkiye’deki Antakya, İskenderun, Mersin, Tarsus, Diyarbakır ve Adana’daki kiliseler Şam Patrikliğine aittir. Yunanistan’da çıkan gazete ve dergilerin çoğunun her sayısında şu slogan yer alır:”Yunanlılar, unutmayın ki Yunanistan’ın tabii başkenti Constantinopolis’tir” Yunanistan Anayasası’nın 2. maddesinde İstanbul’dan iki defa bahsedilmektedir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT