BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Seçim sonrası çalışmaları

Seçim sonrası çalışmaları

Bülent Ecevit Çankaya Meydanı’ndaki teşekkür mitinginde, kazanmasının sırrını “Rahşan’a şiir yazmak yerine partiye program yazmayı tercih etmek” olarak açıkladı.



- Bülent Ecevit Çankaya Meydanı’ndaki teşekkür mitinginde, kazanmasının sırrını “Rahşan’a şiir yazmak yerine partiye program yazmayı tercih etmek” olarak açıkladı. Ecevit, konuşmasının sonunda güvercinin yanında bir de kurt uçurdu... Ecevit’in sol gözündeki tik’in sağ gözüne sirayet ettiği görüldü... - Devlet Bahçeli’nin, “Devlet istedi bir göz” isimli mitinginde konuşması, Bülent Ecevit’in cep telefonundan araması üzerine sık sık kesildi. Ecevit’e Bozkurt işareti yapması ve 9 ışığı ezberlemesi halinde koalisyon mecburiyeti koyan Bahçeli’nin koltuklarının arasında karpuz durmaması dikkat çekti... - Recai Kutan, seçim öncesi çalışmalarını yaptığı Gila Pavyon’daki “Ben sende tutuklu kaldım, kendi siyasi irademden caydım” isimli mitinginde Erbakan’a verdi veriştirdi. Kutan, mikrofonu sabit tutup kafasını sağa-sola sallayarak, “Çeteler içeri, Tayyip dışarı. Ya benimle konsomatrisler nereye” dedi... - Mesut Yılmaz yanına ünlü şarkıcı Metin Şentürk’ü de alarak seçim otobüsüyle caddelere çıktı... “Sevgili gözsüz çoğunluk” diye konuşmasına başlayan Yılmaz, “Bal tutan parmağını yalayacaktı. Ama siz güvercin tuttunuz avucunuzu yalayacaksınız” şeklinde halka hitap etti... - Tansu Çiller, Braveheart isimli mitinginde konuşmasına “Sevgili az sayıdaki cesur yürekler” diye başladı. Konuşması, bir grup asker kaçağı tarafından sık sık, “Gönlümüzün başbakanı Tansu” diye kesilen Çiller, Erzincan’da 2 yaşındaki çocuğun bile DYP’ye oy verdiğini iddia etti. - Deniz Baykal, “Demek beni siyasete alet etmek istemiyorsunuz” isimli mitinginde, “Bu barajı Hagi bile aşamazdı” dedi. Öte yandan Baykal’ın Öpiim De Geçsin İlkokulu’nda oy kullandığı sandıkta CHP’ye hiç oy çıkmaması farklı spekülasyonlara sebep oldu... Memleketimden seçim manzaraları Yaşlı kadın oy vermek için girdiğinde içerden “Böyle olmaz teyze” sesleri yükseldi. Çıkınca etraftakiler ne olduğunu sordu Nine söylendi; “ANAP ve DSP’ye birden bastım. Ben bu ittifakı destekliyordum. Niye olmazmış?...” ... Başka bir kadın sandık başından geri dönünce çevredekiler sordu, “Niye kullanmadın teyze”... “Oyumu bir hayvana verecektim ama unuttum oğlum... Öğrenip geleceğim...” Gazete baskıya girdiği saatlerde - Sahnede şarkıyı başladığı yerde bitiren tek sanatçı olan Yıldız Tilbe hâlâ olduğu yerde sallanıyordu... - A Takımı’nda Ahu Tuğba’yı almaya gelen kamyon şoförü olmadı... - Rüştü, hiçbir yerini kesmemişti... - Sadettin Teksoy, parmağındaki seçim mürekkebi çıkmadığı için Teksoy Görevde’nin çekimlerini yapamadı... PANORAMA... HAFTANIN HASTANESİ: Uche’den sonra Högh’ü de ağırlayan Acıbadem Hastanesi... HAFTANIN KESİĞİ: Yönetimin ikazı üzerine sözü kesilen Rüştü, Antalya maçında yine yedekti... HAFTANIN SEYİRCİSİ: Adana-Beşiktaş maçındaki pozisyonlara seyirci kalışı ile Ünsal Çimen... HAFTANIN TEKNİK DİREKTÖRÜ: Her takıma verdiği taktiklerle Hıncal Uluç... HAFTANIN SPORCUSU: Pazardan aldığı bir baş soğanı tek başına 200 metre ilerdeki evine taşıyan Hafız Süleymanoğlu... HAFTANIN TAKIMI: Küme düşmeme mücadelesinde deplasmanda Karabük’ten 1 puan alan Trabzonspor... “Nişan günüm 25 Nisan...” Bir zamanlar Afrika’da kayıp bir şehri aramakta olan arkeologlar, beraberlerindeki eşya ve yükleri, hayvanların ve yerlilerin yardımı ile taşıyarak uzun bir yolculuğa çıkmış. Kafile; zor doğa koşullarında balta girmemiş ormanların içinde ilerleyerek, nehirleri, çağlayanları geçerek yolculuğa günlerce devam etmiş. Günlerden bir gün yerlilerin bir kısmı birden durmuş. Taşıdıkları yükleri yere indirmiş ve hiç konuşmadan beklemeye başlamışlar. Ulaşmak istedikleri yere biran önce varmak isteyen batılı arkeologlar bu duruma bir anlam veremeyip, zaman kaybettiklerini, yola devam etmeleri gerektiğini anlatarak, yerlilerin neden durduklarını öğrenmek istemişler. Fakat yerliler büyük bir suskunluk içinde sadece bekliyorlarmış. Bu anlaşılmaz durumu yerlilerin dilinden anlayan rehber, onlarla bir süre konuştuktan sonra şu şekilde ifade etmeye çalışmış: “Çok hızlı gidiyoruz... Ruhlarımız geride kalıyor...” “Modern şehir hayatının ve çağımızın getirdiği en büyük sorunlardan biri bu; “hızla ve sonu bir türlü gelmeyecek olan hedeflere doğru çılgınca koşuşturmak” ve koşuştururken etraftaki ayrıntıları, manzaraları, küçük mutlulukları, kısaca hayata dair pek çok yaşanası güzelliği görememek ve kaçırmak... Ya da yaşanan yığınla drama, saçmalığa ve ilkelliğe seyirci kalmak, duyarsızca sadece bakıp geçmek ve gitmek... Halbuki durup ruhlarımızı beklemeli, müziği duymaya çalışmalı, yavaş dans etmek için çaba sarfetmeli...” (Bu hikayenin sahibi Sadeddin Çelikkaya 25 Nisan 1999 Pazar günü evlilik yolunda ilk adımını atıyor... Onun anısına...) TEMEL’İN YERİ Bizim Temel, Amerikalı ve İngiliz’le telefon direği dikme ihalesine girmiş. Müdür şöyle bir öneri getirmiş; -Hepiniz aynı teklifi verdiniz ama bizim için sürat önemli. Bir yarışma yapalım, kim daha çok direk dikerse ihaleyi o alacak... Üçüne de 5 saat süre ve yeterince direk verilmiş. Amerikalı 40, İngiliz 50, Temel de sadece 4 direk dikmiş. Müdür kızmış; -Nasıl olur, bak diğerleri bir sürü direk dikmiş... “-Müdür bey siz onların diktiği direkleri görmediniz... Nerdeyse tamamı dışarda...” BİZİMKİLER - Ülkücülük modasına uyan Engin Abi 9 ışığı saydı; “Mehmet Beşışık, Ahmet Şefik Üçışık, etti 8 ışık. Bir de Ayhan Işık...” - Turgay Sakarya İstanbul’dan İzmit’e giderken Konya’da kaymak yediğini ballandıra ballandıra anlattı. - Bilgehan Pazar günü işe gelmedi... Seçimde sokağa çıkmanın yasak olduğunu zannediyormuş... SON SÖZLERİ “Bende bel fıtığı var, doktor ağır kaldırma dedi...” (Hafız Süleymanoğlu) “Sayın Yılmaz... Siz sessiz çoğunluktan, sandıkta mı sessiz kalmasını istediniz efendim?...” (Reha Muhtar) HAFTANIN HATIRLATMASI “Hayatı komedi sayanlar, son espriyi iyi düşünsünler...” (Seneca)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT