BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hazreti Muhammed

Hazreti Muhammed



“Müjde ya Eba Bekr!” Âlemlerin efendisi Resul-i ekrem bir taraftan çarpışıyor, bir taraftan da Eshabını heyecana sürükleyen şu mübarek hadis-i şerifini söylüyordu: “Varlığım kudret elinde bulunan Allahü teâlâya yemin ederim ki, bugün cenab-ı Hakk’ın rızasını umarak, sabır ve sebat göstererek çarpışanları, arkalarına dönmeden ilerlerken öldürülenleri, Hak teâlâ, muhakkak Cennetine koyacaktır.” Bu mübarek sözü işiten Umeyr bin Hümam; “Ne güzel! Ne güzel! Demek, Cennet’e girebilmem için şehid olmamdan başka bir şey lazım değilmiş” diyerek, hücumlarını daha da sıklaştırdı. Bir taraftan düşmanla vuruşuyor, bir taraftan da; “Allahü teâlâya maddi azıklarla değil, ancak Hak teâlânın korkusu, ahıret ameli, cihadda sabır ve sebat göstererek gidilir. Bunun dışındaki bütün azıklar şüphesiz biter, tükenir!..” diyordu. Böylece, şehid oluncaya kadar çarpıştı . Muharebe iyice şiddetlenmişti!.. Bir sahabenin üzerine en az üç müşrik birden saldırıyordu. Her birine ayrı kılıç yetiştirmeye çalışan şanlı Eshab-ı kiramı, hiçbir şey yıldıramıyordu. “Allahü ekber! Allahü ekber!..” dedikçe yeniden güçleniyor, tekrar tekrar saldırmaktan usanmıyorlardı. Bir ara müşriklerin hücumu şiddetlendi. Eshab-ı kiram güç duruma düştü. O sırada Resulullah efendimiz, hazret-i Ebu Bekir ile hurma dallarından yapılmış çadırına girdiler. Peygamberimiz, yine Allahü teâlâya münacata başladı. “Ya Rabbi! Bana vaad ettiğin yardımı lütfet!..” diye yalvarıyordu. O anda vahiy geldi. Mealen buyruluyordu ki: “O vakit Rabbinizden yardım ve zafer istiyordunuz da, O size; “Gerçekten ben arka arkaya bin melaike ile imdad ediyorum” diye duanızı kabul buyurmuştu.” (Enfal suresi: 9) Peygamber efendimiz, hemen ayağa kalktılar ve; “Müjde ya Eba Bekir! Sana, Allahü teâlânın yardımı yetişti! İşte şu Cebrail’dir. Kum tepeleri üzerinde, atının dizginini tutmuş, silahlanmış emir bekliyor” buyurdu. Enfal suresinde bildirildiği üzere cenab-ı Hak, meleklere mealen buyurmuştu ki: “Hani Rabbin meleklere: (Müslümanlara nusret ve yardım hususunda) sizinle beraberim diye vahyeyledi. Haydi mü’minlere (nusret müjdesiyle kalblerine) sebat ilham ediniz. Ben şimdi kâfirlerin gönüllerine dehşet ve korku salıvereceğim. Vurun hemen onların boyunlarının üstüne, vurun her bir parmaklarına (mafsallarının hepsine)!.. Çünkü onlar, Allahü teâlâya ve Resulüne karşı geldiler. Kim Allahü teâlâ ve Resulune karşı gelirse, Allahü teâlânın (azabına uğrar) cezası çok çetindir!” (Enfal suresi: 12,13) Bu emir üzerine Cebrail, Mikail ve İsrafil aleyhimüsselam, yanlarına biner melek alarak sevgili Peygamberimizin sıra ile; yanında, sağında ve solunda yerlerini aldılar. Cebrail aleyhisselam, başına sarı bir sarık sarmıştı. Diğer melekelerin başlarında ise beyaz sarıklar vardı. Sarıkların uçlarını arkalarına sarkıtmışlar, beyaz atlara binmişlerdi. Server-i âlem efendimiz, Eshabına; “Melekler, alametli ve nişanlıdırlar. Siz de kendinize birer alamet ve nişan yapınız!” buyurdular. Zübeyr bin Avvam başına sarı, Ebu Dücane kırmızı bir bezi sarık şeklinde sardılar. Hazret-i Ali, beyaz bir tuğ, hazret-i Hamza da, göğsüne deve kuşu kanadı taktı. Meleklerin harbe girmeleri ile durum bir anda değişti... Eshabı kiram önündeki kafire daha kılıcını sallamadan, onun başı, gövdesinden ayrılıp yere düşüyordu. Peygamber efendimizin sağında solunda, önünde ve arkasında tanınmayan kimselerin müşriklerle çarpıştığı görülüyordu. * Yarın: Ebu Cehil’in işi tamam!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92124
    % 1.15
  • 5.2909
    % -1.01
  • 6.044
    % -0.52
  • 6.6919
    % -0.87
  • 213.346
    % -0.57
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT