BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Millet uyanıyor!.. Ya da (Bozkurtların Dönüşü...)

Millet uyanıyor!.. Ya da (Bozkurtların Dönüşü...)

Hiç kimse şaşırmasın. Biz yazdıydık ve “MHP patlama yapacak” dediydik. Nedenleri çeşitlidir.



Hiç kimse şaşırmasın. Biz yazdıydık ve “MHP patlama yapacak” dediydik. Nedenleri çeşitlidir. Sadece PKK’ya tepki de değildir. Şehitler haritası ile sandık sonuçları arasında korelâsyon doğru; ama eksik, yani yetersizdir. Ona bakacak olursanız, 75. yıl kutlamaları sırasında coşan milli heyecan da en fazla MHP’ye yaramıştır. Çünkü, Türk milli kimliğinde milliyetçilik ve laiklik birliktedir. Sadece “sekülerizm” olsaydı, o zaman CHP, seçimin galibi olurdu. MHP; laiklik ile yükselen değer İslam arasında dengeyi kurabilmiş nadir partilerimizdendir. MHP’de Atatürk, en büyük milliyetçidir. Fazilet’teki tereddütler onda yoktur. Dahası, İslam, MHP’nin de kimyasında vardır. Bu İslami referans, laiklikle uzlaşmış, Türk mutasavvıflarının çizgisidir. Yani, daha millidir. MHP’nin MGK açısından endişeyi mucip tarafı da yoktur. Ülkeye, bayrağa sadakat açısından MHP’den daha “emin” bir kefil bulamazsınız. Daha “derin” sosyolojik tahlillere girelim: Çağımız post-moderniteyi dayatıyor. Ancak, çokuluslu şirketler, kumarhane kapitalizmi, ulus-devletin çöküşü gibi “aşırı” eğilimler muhafazakar camiayı rahatsız etti. Globalleşme ile milli devletin rencide oluşu ile dünya, küresel bir köy derken nerede ise Babil Kulesi’ne, yol geçen hanına dönüştü. İşte, bu kavşakta, sivil toplum oluşmadan, ülkenin rezeleri sökülmüş kapı gibi temel dayanakları gıcırdamaya başladı. MHP, önce devlet deyince, milli hassasiyeti terennüm etti ve kazandı. Devleti devletleştirmeden Global Toplum’a entegre olmak ciddi yörüngesizliği, kaosu da beraberinde getirebilir kaygısıyla halk sandıkta MHP’ye yüklendi. Bu bir yerde sağdan ve soldan gelen II. Cumhuriyetçiliğe karşı tepki, milli bir refleksti. Devam ediyoruz. MHP’nin ekonomik sloganında “yolsuzluk ve yoksullukla mücadele” teması vardı ve kitleler için bu konjonktürde bundan daha anlamlısı bulunamazdı. Dürüstlük, iktisadi ahlak ve bir yerde ekonomik milliyetçilik tezleri tuttu. Gelelim, merkez sağın çöküşü ve aşırılığın sağda hakim oluşuna... İnanmıyorum. MHP, Fazilet değil. 80 sonrası Türkeş de ılımlı çizgiye kaymıştı. Zaten seçmen, ben oyumu aşırılığa veriyorum demedi. Seçmen “Ben merkez sağdan ANAP ve DYP’yi siliyor ve MHP için merkezde boşluk açıyorum. Sen oraya gir” diye Dr. Bahçeli’ye mesajını gönderdi. Evet, MHP için bundan sonrası daha zor. Fazilet’in hatasına düşmemeli. Onlar merkeze bir türlü gelememişlerdi. (Sebepleri malum) Devlet beyin birikimi ve dirayeti MHP’yi merkez sağın yegane patronu kılabilir. Ancak, tuzak da bellidir. MHP’yi iç ve dış tahrikler fevrileştirmeyi denerler. Aldırmaması lazım. Yine, Türkiye 21. yüzyılın açılımlarına amade olmalıdır. Globalleşme, ilkeli ve ulusal çizgide sağlanmalıdır. Türkiye içine kapanık, uluslararası değişimleri inkar eden bir eksene de oturmamalıdır. Bir sözümüz de BBP’ye. Çok güzel arkadaşların olduğu bu parti, canımız ciğerimiz. Ama dedik. MHP ile birleşin, size bu yakışır dediydik. Gerçekleşseydi, geometrik çarpanla MHP, 1. parti olmaz mıydı? Neyse... MHP, iktidar ortağı kesinlikle olmalıdır. Bu hakkı olduğu kadar, sorumluluğudur da...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT