BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > NATO Kosova’ya kara gücü göndermeli mi?

NATO Kosova’ya kara gücü göndermeli mi?

Kosova’ya ve halkına “Etnik soykırım” uygulayan Sırp kasabı Miloşeviç’e karşı NATO’nun başlatmak zorunda bulunduğu hava hücumları bir aya ulaşırken, ......



Kosova’ya ve halkına “Etnik soykırım” uygulayan Sırp kasabı Miloşeviç’e karşı NATO’nun başlatmak zorunda bulunduğu hava hücumları bir aya ulaşırken, ABD ve dünya kamuoyunda bu harekatın başarıya ulaşması için kara gücüyle de desteklenmesi gerekip gerekmeyeceği hâlâ tartışma konusudur. Bilindiği gibi Başkan Clinton’ın başlangıçta sadece “Hava gücü”ne dayanma kararı iki nedene dayanmaktaydı: Birinci neden, hava hücumlarının Miloşeviç liderliğindeki Sırbistan’ı görüşme masasına oturtacağı düşüncesi, diğeri ise, ABD kamuoyu ile yasama meclisi Kongre’nin Kara savaşına birlik yollamak istemeyeceği tahminiydi. Ne var ki bugün bu iki düşünce geçerliliğini önemli şekilde yitirmiştir. Şöyle ki: Gözünü kan ve hırs bürümüş Miloşeviç müzakere masasına oturmamakta direndiği gibi, 1.8 milyon Kosovalı’dan 1.1 milyonu yerlerinden oynatılmış ve bunun 500.000’e yakını Kosova’yı terkederek çeşitli ülkelere sığınmıştır. Bunun sonucu olarak hem ABD kamuoyu hem de Kongre, “Kara harekatı” fikrine karşı çıkmaktan, giderek uzaklaşmış ve yapılan “Nabız yoklamaları” bu değişikliği açıkça aksettirmeye başlamıştır. Nitekim “The Washington Post” gazetesinde yayınlanan bir kamuoyu yoklamasına göre, başlangıçta Kosova’da kara harekatına taraftar olanlar % 31 oranındayken, bu oran % 55’e yükselmiş, NATO’nun planladığı hedeflere sadece “Hava harekatı” ile ulaşılamayacağına inananların oranı ise % 68’e çıkmıştır. Hiç şüphe yok ki bu değişikliğin başlıca nedeni, Sırp katliamından kaçmaya çalışan yüzbinlerce Kosovalı’nın uğradığı tecavüzler ve perişan durumlarının TV yayınlarıyla gözlerin önüne serilmesidir. ABD kamuoyunda meydana gelen ve Kongre’de de büyük destek sağlayan bu değişikliğe rağmen, Clinton yönetiminin, mecbur bırakılmadıkça, kara harekatına başvurmadan, Miloşeviç’in dersini havadan vermek konusundaki kararını hâlâ sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Gerçekten fanatik-ırkçı Miloşeviç, Müslümanlardan ve diğer etnik azınlıklardan arındırılmış bir “Büyük Sırbistan” hayali peşinde koşar ve NATO’yu, hazırlıklarını bitirmeden başlatacağı bir “Kara harekatı”na sürüklemeye çalışırken, NATO 1000 uçağa ulaşan dev hava gücüyle Yugoslavya’nın alt yapısını tahrip etmeye devam etmektedir. Bir an önce karadan müdahaleyi isteyenlerin büyük kısmı Vietnam Savaşı’ndan bu yana hava gücünün geçirdiği büyük gelişmeyi gözden kaçırmış görünmektedir. Kısaca NATO, görünüşe göre, bu işi havadan bitirmek ve fakat mecbur bırakılırsa Miloşeviç’i ve maalesef onun kölesi durumuna düşen Sırbistan’ı karadan da vurmak kararındadır. NOT: Seçim sonuçlarının değerlendirilmesini gelecek yazımda yapacağım.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT