BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bülent Ecevit de istifa edebilir mi?

Bülent Ecevit de istifa edebilir mi?

Devellioğlu, lügatinde istifayı şöyle izah etmekte: “Affını isteme”, “bir işten kendi isteğiyle çekilme.” Anlaşılan kelimenin kök manası, yumuşak.



Devellioğlu, lügatinde istifayı şöyle izah etmekte: “Affını isteme”, “bir işten kendi isteğiyle çekilme.” Anlaşılan kelimenin kök manası, yumuşak. İstifa müessesesinin işlemesi ise daha sert cereyan ediyor. İstifa bir reddiye, bir protesto havasına sokuluyor. Yerine göre bu reddiye veya protesto meydan okumaya bile dönüşebilmekte. Tabiî ki istifa, aynı zamanda bir risk almalıdır. O yüzden, istifa bizde pek sevilmez. İstifa etmesi gerekenler, buna kolay kolay yanaşmazlar. Halbuki müessesenin kendisi ne kadar makul. Af isteniyor. İstifanın eş anlamlısı çekilme, biraz daha ılımlı. O sertliği, meydan okumayı törpülüyor. 18 Nisan seçimlerinden sonra en fazla telaffuz edilen kelimelerden biri ‘istifa’ oldu. Gazeteler, daha 19 Nisan sabahından itibaren hezimete uğrayan parti liderlerinden istifa etmelerini istemeye başladılar. Manşetler, köşeler buna dair haber ve yorumlarla doluydu. Halen de devam ediyor. Zira; teamül, bütün dünyada böyle cereyan etmekte. Zaten kuraldır. Savaşı kaybeden kumandan ya başını verir veya istifa dilekçesini. Ortada demokratik bir mesele olduğundan yalnızca istifa istenmekteydi. İstifası beklenenlerse Deniz Baykal, Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz’dı. Evvela sayın Baykal’ın istifa edeceği haberi yayıldı. Fakat sonra bu haber yalanlandı. Diğer iki liderse o ara ortalıkta gözükmez oldular. Daha sonra Deniz Baykal CHP Genel Başkanlığından ayrılacağına dair haberi yalanladı. Bunu diğer ikisi takip ettiler. Ayrılmama gerekçeleri, partilerinin kendilerine duyduğu ihtiyaçtı. Fakat teşkilat kızgındı... İlk kazan dün CHP’de kaldırıldı; CHP’li gençler, bir anlamda parti merkezini bastılar. Deniz Baykal CHP Genel Sekreterliği’ne gönderdiği yazı ile Genel Başkanlıktan çekildiğini haber verdi. Bu bir geç kalmış istifadır. Her hareket, zamanında güzel. Partide kazan kaldırıldıktan sonra istifa edilmesi ne kadar değerlidir acaba? Üstelik yukarıdaki tahlilimiz açısından bakılırsa seçilen üslubun dikkatli olduğu görülecektir. İstifa kelimesi yerine ‘çekilme’ tercih edilmiştir. Bu geçici ayrılma arzusunun tezahürüdür. Deniz Baykal, 22-23 Mayıs’ta yapılacak olağanüstü kongrede Genel Başkanlığa tekrar aday olacağını imâ etmektedir. Ancak Baykal’ın ekibi dün güvensizlik vartasını sadece iki puanla atlatabilmiştir. 22-23 Mayıs’ın kavgalı-dövüşlü bir kongre olacağı aşikârdır... Öyle sanıyoruz ki o kongreden çıkacak yeni Genel Başkan Zülfü Livaneli’dir. Diğer iki partiden, DYP ve Anavatan’dan hangisi Hükûmet gemisine atlayabilirse o paçayı bir kereye mahsus kurtaracak diğeri ise tutuşacak iç muhalefet ateşi ile sancılı günler yaşayacaktır. Bunların hepsi bir yana... Asıl ders alması gerekense sayın Ecevit’tir. Bülent Ecevit, karizması, dürüstlüğü ve tevazuu ile partisini zirveye taşımıştır. Halen de Başbakandır. Ama yaşı da kemale ermiştir. Bundan sonra kendisine düşen halefini işaretle onu seçtirmektir. Ecevit’ten şimdi bir istifa değil fakat çekilme bekliyoruz. Kendisine daha Hükûmet kurma görevi verilmeden acilen olağanüstü kongreyi toplayıp: -Ben vazifemi yaptım. Bundan sonra yönetici değil yönlendirici olacağım. Genel Başkanlıktan çekiliyorum. Aranızdan bir arkadaşınızı yerime seçiniz. Şayet kim olacağını bana sorarsanız onu da söylerim, diyebilir mi? Bunu diyecek şahsın sadece bugünkü nesiller değil tarih de alnından öpecektir. Eğer diyemezse... O zaman Baykal’a, Çiller’e, Yılmaz’a fazla yüklenmemeli. Onlar Ecevit’e göre çok daha gençler. Beşerî zaafları, iradelerine hakim oluyor olabilir. Üstelik Bülent Bey, istifa etme rahatlığı ile de övünmekte. Peki DSP Genel Başkanı sayın Bülent Ecevit buna mecbur mu? Hayır, asla!.. Bu bir fazilettir. Bugün bunu yapabilirse partisi yarın da yaşar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT