BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ladies and gentlemen

Ladies and gentlemen

Şimdi: “Hoppala, bu nasıl başlık böyle?.. Üstelik, ne demek istiyorsun?” diyeceksiniz. Haklısınız! Böylesine dil keşmekeşinin yaşandığı, yabancı dil düşkünlüğünün sorumsuzca arttığı...



Şimdi: “Hoppala, bu nasıl başlık böyle?.. Üstelik, ne demek istiyorsun?” diyeceksiniz. Haklısınız! Böylesine dil keşmekeşinin yaşandığı, yabancı dil düşkünlüğünün sorumsuzca arttığı, gazetelerin “Batman News”, “Mardin News” gibi isimlerle çıkmağa başladığı, müşteri cezbediyor diye ısrarla iş yerlerine yabancı isimlerin konulduğu bir ülkede size “Bayanlar ve Baylar” yerine “Ladies and Gentlemen” diye hitap edilmesi yakındır, bunu böyle bilin. Baksanıza ekran gülü Banu Alkan’ın “Neremi?”şarkısından alınan ilhamla yeni çıkan parfüme “Neremy” adı verilmiş. İster misiniz bunun ardından bazıları sükse olsun(!) diye isimlerinde değişiklik yapmağa kalksınlar. Mesela Sami-Samy, Zeki-Zeky, Peri-Pery, Rahmi-Rahmy olsun? Bazı aklıevveller de buna “küreselleşiyoruz” diye sevinsin... Hoş mu?... Hoşunuza gidiyor mu ey ladies and gentlemen!... Gitmiyorsa bir tepki verin. Bu keyfiliğe bir yerde dur deyin. Türkçe yasalarla, yasaklarla değil, sevgiyle korunur. Türkçe’yi sevin! Ne demektir Türkçe’yi sevmek? Ona karşı sorumluluk duymak; gözümüz gibi sakınmak; gelişip güzelleşmesi için uygun bir ortam hazırlamaktır. Onun hoyrat ellerde, kaba dillerde ezilip bükülmesine karşı seyirci kalmamaktır. Kelime ve cümle vurgularına özen göstererek doğru ve güzel konuşmak, doğru yazmak; yabancı kelimelerin istilasından Türkçe’yi özenle korumaktır. Yanlış ve özensiz konuşan TV spikerlerini bıkmadan, usanmadan telefon ederek, mektup yazarak uyarmaktır. Bu uyarılara kayıtsız kalındığı takdirde o TV kanalını izlememektir. Bulunduğumuz ilde veya ilçede iş yerlerinin astıkları tabelalarda yabancı isim kullanmalarını belediyelerle iş birliği yaparak demokratik bir mücadele çerçevesinde önlemeğe çalışmaktır. Oysa bizim yaptığımız ne? Rastgele ve keyfi konuşmak ve gelişigüzel yazmak, yabancı kelime hayranlığı ile Türkçe’yi melez bir dil haline getirmek; güzelim Türkçemizi çarpıtmak değil mi? Alman filozofu Humbolt: “Bir milletin gerçek yurdu onun dilidir” diyor. Dilimize karşı başını alıp giden sorumsuzluk ve nemelazımcılık bu yurdu talan etmek anlamına gelmiyor mu? Bazıları küreselleşme süreci içinde dünyanın tek dile doğru gittiğini, bu dilin de İngilizce olduğunu söyleyip Türkçe’nin eriyip gitmesine seyirci kalıyorlar. Hatta bunu destekliyorlar. Ama Türkçe’nin ses bayrağı olduğuna; bu bayrak çiğnendiği takdirde bağımsızlığın da sona ereceğine inanan Türkçe aşıkları buna göz yumabilirler mi? Bundan böyle “Bayanlar ve Baylar” yerine kendilerine “Ladies and Gentlemen” diye hitap edilmesine razı olabilirler mi?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT