BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Anlatalım

Anlatalım

Bazı okuyucularımdan tasdik, bazılarından serzeniş geliyor. İkinci gruba dahil olanlardan bazıları da sövmüş. Hem de çok ağır biçimde.



Bazı okuyucularımdan tasdik, bazılarından serzeniş geliyor. İkinci gruba dahil olanlardan bazıları da sövmüş. Hem de çok ağır biçimde. Türkiye'nin AB'ye katılımını niye savunuyormuşum! "Kafayı mı yemişim!" Eğer yazdıklarımdaki mantığı kavramak zor ise yeniden başka bir zaviyeden yazalım. Türkiye, GB'ye girmiştir. Şu halde "kalmak" zararımıza işlemektedir. Ya çıkalım, ya ileriye gidelim. İleriye gidip, AB ile entegre olmak iktisadî açıdan bizim lehimizedir. Çünkü, yardım almadan GB'yi başaran tek ülkeyiz. Ve madem bu fedakârlığı yaptık, bunu AB'ye üye olarak ödetmek de boynumuzun borcu olmalı. Yunanistan her vesile ile o yardımları torpidoluyor. Bunun önü kesilmeli. Daha açıkça yazalım. Stratejik açıdan Yunanistan'ın AB üyesi olması, bizim de en kısa zamanda olmamızı gerektirmektedir. İsmail Cem'in dediği gibi, "Her an AB'den çekilebiliriz." Çekilelim. Kapanalım. Küreselleşmenin zaman mekân tanımadığı bir çağda bu mümkün müdür? Dahası, çekilmekle, üzerimizdeki Batı tasallutu, eğer varsa, derhal pimapenlenecek mi? Devir değişmiştir. 70'lerdeki söylem, günün jeo-politik konumu ile uyuşmamaktadır. Milliyetçilerin uyanması lâzımdır. AB'ye girseniz de girmeseniz de, serbest ticaret, sermaye akışı sizi etkileyecektir. Ancak, sizin de onları etkileyebilecek konumda olabilmeniz böylesine bölgesel bir bütünleşme içinde mümkündür. Kaldı ki, Doğu'da -Avrasya'da- borumuzun daha gür ötebilmesi Batı'daki konumumuza, itibarımıza bağlıdır. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, onları Batı'ya taşıyabildiğimiz ölçüde bizimle işbirliği yapmaktadırlar. Biz de zaten her iki tarafa da "köprü" rolümüzü hatırlatıyoruz. AB'den kopmuş bir Türkiye, Bakü-Ceyhan Boru Hatları için şansını yitirmiş demektir. Turan'ın yolu Brüksel'den geçmektedir. ABD bile AB üyeliğimizi bu nedenle desteklemekte. Dışilişkilerini çeşitlendiremeyen Türkiye, Türk Dünyası ve İslam Alemi'nin henüz alternatif oluşturamadığı günümüzde, ABD'nin sömürgesi hâline düşüverir. Biraz ödevimizi yapalım. Efendim din elden gider mi? AB'nin dinî nedenlerle bizi almaktan çekindiğini düşünürsek, bu soru yersizdir. Kaldı ki, ülkemizde gerçek demokrasi ve laikliği maalesef AB'ye girmekle sağlayabileceğimizi itiraf edelim. Üzücü, fakat doğru, Türkiye'de devletin yeniden yapılanması bu şekilde olabilecektir. Doğruları anlatmak için bir Öz (BÇG) mi kursak!.. Dipnot: "Köprüden atlayanlara engel olmak devletin görevi de, ölüm orucunu engellemek neden görevi değil? Tıbbî müdahale yapılmalı." B. Ecevit, 23 Temmuz 1996.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT