BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hangi İnsan?

Hangi İnsan?

Bir insan hakları muhabbetidir gidiyor... Önüne gelen 'insan'ı savunduğunu iddia ediyor. Bu iddiaların da birçok mahfel ve mahalde ilgi çektiği düşünülüyor.



Bir insan hakları muhabbetidir gidiyor... Önüne gelen 'insan'ı savunduğunu iddia ediyor. Bu iddiaların da birçok mahfel ve mahalde ilgi çektiği düşünülüyor. 'Hak' ve 'adalet' terimleri ipsiz sapsız insanların savunma aracına dönüşürken; zavallı gerçek 'insan' aç, sefil ve perişan. Dün 'ak' dediğine, bugün 'kara' demek politika; dün 'doğru' dediğine bugün 'yanlış' demek de bilim olmuş. 'Hak'lı ve 'hak'sız ayırımı yapılmaksızın götürü kararlarla herkesi aynı kefeye koymanın adına 'adalet' deniliyor!.. Bunca çarpıklık ve yamukluğun arasında iyiyi, doğruyu güzeli savunmak değil; bulabilmek bile 'lüks' haline gelmiştir. Devletin yerini almış çeşitli güçler sebebiyle, geniş kitleler tedirgin. Gelecek hakkındaki umutlar sönmek üzere!.. Bir avuç ruh hastasının yönetime el koyduğu cezaevlerinin durumu yürekler acısı. Bırakınız suçlara ve yaşlara göre tasnif yapmayı, kadın ve erkek mahkumlar birlikte parti verip eğleniyor. Bütün bu yaşadıklarımıza rağmen sorumlu ve görevli olanlar büyük bir 'pişkin'lik içinde etrafa gülücükler dağıtıyor. İşin en kötü tarafı da çarpıklık ve yamukluklar 'olağan' kabul ediliyor. Samimi, dürüst ve vatanperver insanlar adeta bir istisna gibi görülüp horlanmaktadır. Düşünen beyinlerin alev aldığı, inanan gönüllerin paramparça olduğu bir 'kâbus' yaşanıyor. Şayet bunların adı insan hakları, özgürlük ve çağdaşlık ise; bizim bu lâflara karnımız tok! Senfoni orkestralarını Anadolu turnesine çıkartmakla 'ileri'ci olacaklarını zannedenler şimdi çıkıp cevap vermelidirler. "Nedir bu ülkenin hali?" Dicle kıyısında kurdun kaptığı koyunun hesabı ile titreyen bir dinin ve medeniyetin sahibi olan 'biz'lerrin yatacak yerimiz olur mu, bilemiyoruz!.. Üçbeş çapulcunun başlattığı 'açlık grev'lerinin adı 'oruç' diye lânse ediliyor. Milyonlarca inançlı insanla alay edercesine kafalara takılan 'kızıl' başlıklarla bir toplum, bir ülke teslime zorlanıyor. Hür ve samimi vatandaşların türbanına, evdeki oturma düzenine ve hatta ibadetine bile tasalluda yeltenen bir sakil zihniyet cezaevlerinin bu durumu karşısında 'pişkin'ce sırıtıyor. Bunun da adı eşitlik, adalet ve insan hakları oluyorsa 'pes!' doğrusu...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT