BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Serkan!..

Serkan!..

Bu yazıyı “Perşembe günü sabahı” kaleme almam gerekiyordu! Ama ben “Çarşamba sabahı” yazdım!



Bu yazıyı “Perşembe günü sabahı” kaleme almam gerekiyordu! Ama ben “Çarşamba sabahı” yazdım! Antalyaspor - G.Saray maçı oynanmadan!.. Ola ki bu maçta Lucescu Serkan’ı oynatır ve Serkan attığı gollerle Galatasaray’a puan ya da puanlar kazandırır!. Ya da Serkan kaçırdığı gollerle Galatasaray’a puan ya da puanlar kaybettirir!. Ya da, Lucescu tıpkı Trabzonspor maçında olduğu gibi Serkan’ı 94.5 dakika yedek kulübesinde yanında oturtur ve “Avrupa’nın en çok gol atan adamı” Jardel’in oynamadığı maçta, “Türkiye’nin en çok gol atan adamından gene yararlanmaz!” Şimdi “yerden yere vurulan” Mustafa Denizli’ler ve Scala’larla Antalya maçına gelirken “puan puana olan” ve “büyük maçlarda” rakipleri 4’er, 6’şar puan toplarken “2 puanda kalan” Lucescu’ya “özürler dileyerek” övgüler yağdıranlara sormak gerek: “Adeta yepyeni takımlar kuran” Denizli ve Scala’yı yerden yere vururken, Fatih Terim’den “bir makina intizamı ile işleyen” 4 yıllık şampiyon ve “tecrübeli” bir ekip devralan Lucescu’ya bu “büyük aşk neden?” Elinde Samsunspor’da oynarken bile bir sezonda 30’un üzerinde gol atan bir “golcü varken”, Hasan’dan “golcü oluşturmaya çalışmak” neyin nesi oluyor? Hele hele, “deplasmanlarda ya da büyük maçlarda” Galatasaray galip durumda iken (Trabzon’da olduğu gibi), rakip “zorunlu olarak defans disiplinini de riske ederek hücum oyununa dönerken, Serkan gibi “bire birde adam geçen”, gol koklayan, tek vuruşlarda çerçeveyi iyi gören bir golcüyü “ihmâl etmek”, “tecrübeli ve kurt hoca” denen Lucescu’ya nasıl yakışıyor? “Efendim şans verdim, iyi kullanmadı!.” Hey gidi hey!. Bir; “verilen şansı iyi, hem de çok iyi kullandığı maçlardan sonra da, Serkan’ın kesildiğini gördük!” Hatta “18’lik kadroya bile alınmadı!.” İki; futbolcunun “kendine olan güvenini kazanabilmesi, gol vuruşlarında panik ve endişe içinde olmaması için”, devamlı oynayacağına inanması gerek!. Kaç maç üst üste Serkan’ı ilk 11’e koyup, denedin? Ona özgüvenini sağlamak, arkadaşlarıyla uyumunu tamamlamak için kaç maç şans verdin? Hiiiç! Diyelim ki, “bütün bunları yaptın!” Ama gene de Serkan gibi bir futbolcu, Galatasaray’a hele hele Jardel’in olmadığı maçlarda “faydalı olacak hale gelmedi”, gelemedi ise, suç kimde? Suç, “Oynamak, Galatasaray’dan gitmemek, iyi bir futbolcu, golcü oyuncu olduğunu ispatlamak, gol atınca çılgınlar gibi sevinerek, hangi formayı giymek istediğini göstermek için” elinden geleni yapan Serkan’da mı, yoksa “Onu tıpkı Ümit gibi, gözden çıkardığını” adeta dosta düşmana ilân eden hocada mı? Kulüp borç batağında iken, Brezilya’larda “golcü arayan” Galatasaray yönetimine Allah akıl fikir ihsan etsin! Serkan gibi bir golcü göz göre göre harcanıyor, bakan, gören “Ne oluyor, neden oluyor?” diye soran yok! Bu gidişle de olmayacak!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT