BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Batı’nın çifte standardı ve Ermenileri istismarı

Batı’nın çifte standardı ve Ermenileri istismarı

1915 yılında doğuda yaşayan ve Türk ordusunu arkadan vuran, sivil halka katliamlar yapan 500 bin Ermeniyi mecburi göçe (tehcir) karar veren Osmanlının, Ermenilere soykırım yapmadığını Batı’nın tarihçileri ve o tarihte yaşayan diplomatların eserleri ve raporları ile itiraf edilmektedir.



1915 yılında doğuda yaşayan ve Türk ordusunu arkadan vuran, sivil halka katliamlar yapan 500 bin Ermeniyi mecburi göçe (tehcir) karar veren Osmanlının, Ermenilere soykırım yapmadığını Batı’nın tarihçileri ve o tarihte yaşayan diplomatların eserleri ve raporları ile itiraf edilmektedir. Aynı kişiler soykırım ile ilgili ileri sürülen belgelerin sahte olduğunu itiraf etmişlerdir. Peki Batı neden zaman zaman bu yalana dayalı (sözde) Ermeni soykırımını gündeme getirmektedir? Bunun gerekçesi gayet basittir. Geçmişte Berlin Muahedesinden itibaren Osmanlı Devletini yıkmaya ve parçalamaya yönelik faaliyetler başlatan Batı; şimdi de Türkiye dışındaki Ermenileri Türk Devletini yıkmak ve bölmek için kullanmaktadır. Çünkü AB, ABD, İsrail ve diğerleri güçlü bir Türkiye görmek istemiyorlar. Hatta son finans krizini çıkaranlar da bunlardır. Türkiye piyasasındaki 85 milyar dolarlık paranın 17 milyar dolarını (beşte birini) çekerek ekonomik krize sebep olanların başında yer almaktadırlar. Kaldı ki bu ülkelerin hepsinin tarihi, soykırımlarla doludur. ABD’nin kendi bilim adamı (profesör) eserinde Kuzey Amerika’da 50 milyon Kızılderilinin katledildiğini itiraf eder. ABD’de İndiana “The Little Big Horn Collage”de 20 yıl okul müdiresi olan Janine Pease Pretty; Kızılderili asıllı olduğu için görevden alınmıştır. Öğrenci ve velilerce çok sevilen müdirenin uğradığı bu haksızlık üzerine veliler okulu işgal ederek görevine iadesini istemişlerse de, yetkililerce bu istekleri geri çevrilmiştir. 8 Kasım 1999’da Fransız Senatosu’nda onaylanan Sözde Ermeni Soykırım tasarısı, Fransız Millet Meclisi’nin gündemine konuldu. Ve bu rezil tasarı 18 Ocak’ta mecliste görüşülecektir. Bu tasarı “Fransa 1915 Ermeni soykırımını açıkça tanır” cümlesinden ibaret bir maddedir. Mart 2000’de genel seçimler vardır. Lyon’da Ermeniler oldukça fazladır. Lyon Belediye Başkanı Raymond Barne, seçimlerde aday olmayacağını açıklamıştır. Fransız Demokrasisi İçin Birlik Partisi (UDF) Lyon’da Sosyalist partinin kazanmasını önlemek için bu tasarıyı meclise getirmiştir. Hiçbir meclisin başka bir ülkenin tarihi hakkında karar alma hakkı yoktur. Kaldı ki bu yalana dayalıdır. Bu yasa kabul edilirse iki ülke arasında büyük gerginliğe sebep olacaktır. Ama maalesef bir şehir olan Lyon’un oyu için bu tasarı gündeme getirilmiş olup, siyasi maksatlıdır. Fransa yalana dayalı bu tasarıyı görüşeceğine, Cezayir’in bağımsızlığından önce Cezayir’de 1.5 milyon insan öldürmüştür. Bu katliamı itiraf etmeli ve hesabını vermelidir. Fransa Bosna-Hersek’te Sırpların Müslümanlara yaptığı soykırımdan sorumludur. O tarihte Bosna Hersek’te Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün komutanı Fransız General Bernard Janvier idi. Fransız Parlamentosu Bosna’daki Srebrenica’nın 1995’te düşmesi ve hemen ardından en az 7 bin Boşnak’ın Sırp güçleri tarafından katledilmesine yol açan gelişmelerde Fransa’nın rolünün bulunmasıyla ilgili soruşturma başlatmıştır. Eski Genelkurmay Başkanı Amiral Jacques lanxad’ı dinlemiştir. Ama Cezayir’de 1.5 milyon Cezayirlinin öldürüldüğünü o tarihteki Fransız orduları komutanı itiraf ettiği halde, meclis soruşturmasını açmamış bu iş tarihçilerin işidir denmiştir. Ama 1915 Osmanlının Ermeni tehciri, koltuk kavgası sebebiyle maksatlı olarak meclis gündemine gelmiştir. 1954-1962 yılları arasında Cezayir’de görev yapan en yüksek rütbeli iki komutandan biri gizli servis şefi General Jacques Massu, basına yaptığı açıklamada yargısız infazcı olduğunu, elektrik vermekten, kurşuna dizmeye ve daha ileri giderek helikopterden ve köprüden canlı canlı aşağıya atmaya kadar katliam yaptıklarını belirtip; “Hiç pişman olmadım ve görevimi yaptım” itirafında bulunmuştur. ABD, Fransa, İtalya, Yunanistan ve diğer Batı’nın sözde Ermeni soykırımı tasarılarının arkasında şu maksat vardır: Ermenistan Cumhuriyeti Bağımsızlık Bildirgesinde ve anayasasında Doğu Anadolu, Batı Ermenistan olarak ifade edilmektedir. Ağrı Dağı Ermenistan devlet armasında yer almaktadır. 23 Ağustos 1990 tarihli Bağımsızlık Bildirgesinde “Ermenistan Cumhuriyeti Osmanlı Türkiyesi ve Batı Ermenistan’daki (Doğu Anadolu’daki) 1915 soykırımın uluslararası olarak tanınmasının başarılması görevine devam etmektedir” denmektedir. Batı’nın hedefi bunları gerçekleştirmektir. Lozan’da İngiliz delegesi Lord Curzon şunu söyledi: “... Unutmayın, ne reddettiyseniz hepsi cebimdedir. Yarın para istemek için karşımıza gelip diz çöktüğünüz zaman, bugün reddettiğinizi birer birer çıkarıp size kabul ettireceğiz...” AB, ABD, IMF, Dünya Bankası, dış borçlar ve son yabancı sermayenin borsadan çekilmesiyle Lord Curzon’un söyledikleri yerine getiriliyor. Halen Batı afyonu ile uykumuza devam edecek miyiz? Dış güçler 1980 öncesini hortlatmak istiyorlar. Artık uyanalım ve gerçekleri görelim!..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT