BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Alternatif arayışı

Alternatif arayışı

Bilhassa geçen ayki finans krizi sonrasında hükûmete alternatif arayışları yoğunlaştı. İktidarın alternatifi tabiatiyle muhalefet olmak gerekir.



Bilhassa geçen ayki finans krizi sonrasında hükûmete alternatif arayışları yoğunlaştı. İktidarın alternatifi tabiatiyle muhalefet olmak gerekir. Ama Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1999 kompozisyonunda böyle bir çareye başvurulmak istenmiyor. Zira Ana Muhalefet Partisi, Anayasa Mahkemesi'ndedir. İkinci ve Meclis'teki sonuncu muhalefet partisi ise, şu veya bu formülle iktidara katılmak istiyor. Ama her teşebbüsünde koalisyon, saflarını sıklaştırıyor. Üstelik Ana Muhalefet Partisi, Anayasa Mahkemesi kararını sükûnetle beklemiyor. Kaynayıp coşuyor. Ortasından çatlamış imajı veriyor. Galiba basınımızın tabiriyle Yenilikçiler denen grup, halkımıza, hangi yenilikleri istediğini, neyin yenilikçisi olduğunu, anlatamamıştır. Daha fazla parti içi hizip çekişmesine benziyor. Mesele klasik Nizam-Selâmet-Refah-Fazilet ekibinin başarısızlığı ise, açıkça söylenmelidir. Aldığı oy oranı bakımından büyük parti kalmaması, Türk demokrasisinin çok aleyhine oldu. Buna, alternatif liderlerin yetişmemesi faktörü eklenince, siyaset alanı daraldıkça daraldı. Bu alan boşluk kabûl edemiyeceği için Millî Güvenlik Kurulu'nun, Anayasa Mahkemesi'nin, Çankaya'nın, hattâ medyanın, bürokrasinin etkileri arttı. Niçin böyle oldu? Zira terörü bastırıp Türkiye'nin Sovyet cumhuriyetçiklerine ayrışmasını önlemek için yapılan 12 Eylûl hareketi, siyaseti de dizayn etmek hevesine kapıldı. Gelenekli partiler kapandı. Tecrübeli politikacılara el çektirildi. İkinci faktör, belki daha ağırlıklıdır: Tek adam olma kompleksi. Liderler, değil haleflerini, çevrelerini bile yetiştirmediler. Yetiştirmek ne kelime, şüphe, vehim ve duygularına kapılıp pekçok yeteneği yerle bir ettiler. Kaht-ı ricâl denen Devlet adamı kıtlığı, Türkiye'de 130 yıldan bu yana çözümlenemedi. Ama sanıyorum hiçbir dönemde bugünki tablo oluşmadı. Demokrasi içinde çare tükenmediği elbette çok doğrudur. Ama demokrasiyi tıkayan yolları da önce teşhis, sonra tedavi etmek şarttır.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT