Suriye'nin Azez ilçesinde, terör örgütü DAEŞ'in kaçırdığı Fadıl Kenno, kardeşi olan ÖSO komutanlarından Hasan Kenno tarafından, fidye ve DAEŞ militanları takas edilerek, kurtarıldı.

AA muhabirine yaşadıklarını anlatan Fedıl Kenno, DAEŞ tarafından kaçırıldığı ana kadar Azez ilçesinde oto tamir dükkanı işlettiğini, Suriye'deki iç savaş öncesi mütevazi ve güzel bir hayatlarının olduğunu belirtti.

Kenno, şöyle devam etti:

"Oto tamirci dükkanını işletiyordum. Yanımda çalışanlardan biri DAEŞ muhbiriymiş bilmiyordum. ÖSO'da komutan olan ağabeyim, Hasan Mare’ye silah götürmemi istemişti. Ben de yanımda çalışan kişiye güvenip silah götüreceğimi söyledim. O da bana 'güvenli bir yol var seni götürürüm' dedi. Azez’in dışında Savran’da pusu kurmuşlardı. Beni yakalayıp silahlarımı alarak 'bu komutanın kardeşi bunlar çok DAEŞ'li öldürdü' dediler. Malikiye’ye hapishaneye götürdüler 10 gün yiyecek ve su vermediler. Daha sonra beni Mınnag hava alanına götürdüler. Mınnag hava alanında bana 7 kişi işkence yaptı. Elektroşok verdiler, kafamı suya batırıp nefes almamı engelliyorlardı, bacaklarıma vuruyorlardı. Mınnag’dan sonra Azez’de karakola getirdiler burada 3 ay kaldım. Bana çok kötü davranıyorlardı, her yerim yara içindeydi sürekli dövüyorlardı."

Bab'da bir yıl işkence

Azez'in ardından Bab'a götürülerek kendisine 1 yıl işkence yapıldığını aktaran Kenno, Bab’da kendisiyle birlikte 160 kişinin tutulduğunu söyledi.

Kenno, tutuklu bulundukları yerin şartlarının çok kötü olduğunu, günlük yarım ekmek ve küçük bir tabak yemek verildiğini ifade ederek, şunları anlattı:

"Çok kötü insanlar, gözümün önünde 30 kişiyi öldürdüler. Ölüm korkusu yaşamaya başladım. Bize hep kafirsiniz diyorlar tavana asıp işkence yapıyorlardı. DAEŞ'in hükümleri çok ağırdı. Onlardan birisini öldürenin kellesi bıçakla alınıyordu, ÖSO muhbiri ise kafalarına silah sıkarak öldürüyorlardı. Benim gözümün önünde çok sayıda kişiyi yere diz çöktürüp kafasına silah sıkıp öldürdüler. Sonra abimle irtibata geçip fidye ile elindeki DAEŞ'li esirlere karşılık beni serbest bırakacaklarını söylediler. Fakat onlar sözlerine sadık olmadılar, esirleri alıp beni bırakmadılar. Bulunduğum yerde çok fazla militan vardı ve kaçmam imkansızdı. Sevdiklerimden uzak hayatımın en kötü azap dolu 15 ayını esir olarak geçirdim. DAEŞ Müslüman değil, insan bile olmaz. Allah kimseyi ellerine düşürmesin."

Kenno, Bab’da ölüm hükmünün verildiğini belirterek, idam edilmeden 2 gün önce, elinde olduğu militanlara 30 bin dolar fidye ödenerek ve DAEŞ'in büyük adamıyla takas yapılarak serbest bırakıldığını dile getirdi.

"Kardeşimi infaz etmekle tehdit ettiler"

ÖSO komutanlarından Hasan Kenno ise 5 yıl önce kurulan Suriye Şehitleri Tugayı'nda görev yaptığı sırada 4 Aralık 2014 tarihinde kardeşi Fadıl Kenno'nun DAEŞ tarafından kaçırıldığını belirterek, 15 aylık esaretin ardından, ağabeyini, fidye ve ele geçirdiği DAEŞ emirini takasta kullanarak kurtardığını söyledi.

Elinde esir bulunan 40 DAEŞ üyesini teslim ettiği halde kardeşini vermediklerini anlatan Kenno, çatışmaya girmesi durumunda ise kardeşinin infaz edileceği tehdidi yapıldığını ifade etti.

"DAEŞ, PYD ve rejim güçlerinin amacı aynı"

Hasan Kenno, DAEŞ'in aracına düzenlediği saldırıda yaralandığını ve tedavi için Türkiye'ye getirildiği sırada durumu fırsata çeviren örgütün topraklarını genişlettiğini ileri sürdü.

Bölgede varlığını sürdüren DAEŞ, PYD ve rejim güçlerinin hepsinin ortak amacının ÖSO'nun elde ettiği toprakları almak olduğunu ancak 5 kardeşiyle birlikte cephede kanlarının son damlasına kadar bunun mücadelesini vereceklerini sözlerine ekledi.