BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Murat Hazinedar’ın mektubu ve karakolda zorunlu bir geceleme

Fuat Uğur
Facebook
Kendisini tanımayanınız yoktur.
Murat Hazinedar; İstanbul’un en gözde ilçelerinden Beşiktaş’ın eski Belediye Başkanı. Eski diyorum çünkü İçişleri Bakanlığınca hakkındaki yolsuzluk iddiaları ve FETÖ’ye para aktarımı gibi iddialarla görevden alındı. Dolayısıyla da partisi CHP tarafından son seçimde yeniden aday gösterilemedi.
Bundan dolayı mutsuz olduğunu biliyoruz, muhtemel ki yapacağı çok fazla “iş” vardı.
Murat Hazinedar’ın gözünde başına gelenlerin tek sebebi bir kadın.
Adını da hemen söyleyelim; HEYECAN ŞAHİN.
Heyecan Şahin’in ismini ben Adana’da işittim. Mutfak Dostları Derneği Başkanı sevgili arkadaşım ve Türkiye gazetesinin de lezzet sayfasına katkıda bulunan Zeynep Kakınç’ın davetlisi olarak 4 Ekim Perşembe günü Adana Lezzet Festivali’ne gitmiştim. Kendisi o geceyi karakolda geçirmek zorunda kalmıştı ve herkes otelde onu bekliyordu. Savcılık ve polisler ise bilgi vermemişti.
Heyecan Şahin iki üniversite mezunu. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi. Yıllarca Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü ve Emlakbank’ta çalışmış ve devletten emekli ama özel sektörde de çalışmışlığı var. Şu anda da Muğla Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünde devam etmekte eğitimine. Aynı zamanda Mutfak Dostları Derneği üyesi. Merakla beklenmesinin bir diğer nedeni de festivalde bir sunumunun olmasıydı.
Sonunda geldi ve ben de tanışmış oldum.
 
GÖZALTI SEBEBİ TUHAF BİR MEKTUP
Otele “Hakkınızda bir gözaltı kararı var” diye gelen polisler otel müdürünün “Ben kefilim, size yarın kendim getireceğim” demesine rağmen “Savcımız böyle istiyor” denilerek götürülmüş, tüm geceyi karakolda geçirmişti. Bir sürü iddia ortaya atılmıştı ama hepsinin abuk subuk hikâyeler olduğu, Heyecan Hanım anlattıktan sonra ortaya çıkmıştı.
Çünkü, şimdi sıkı durun, Heyecan Hanım hakkında Beşiktaş eski Belediye Başkanı Murat Hazinedar ile eşi tarafından İstanbul’da Cumhuriyet Savcılığına “Bizi ekteki mektupla tehdit etti” diye suç duyurusunda bulunulmuştu. İstanbul’daki ve Adana’daki savcı ise “Kim tarafından gönderildiği bilinmeyen bir mektubun Heyecan Hanım’a ait olduğunu nereden biliyorsunuz?” diye sorunca Murat Bey “Öyle hissediyoruz” demişti. Savcılar Murat Bey’in hislerini çok önemsemiş olmalılar ki bu “delil”i yeterli bularak kendisini gözaltına aldırmışlardı. Allah’tan ilçe emniyet amiri insan adamdı ve Heyecan Hanım’a makam odasını tahsis etmişti geceyi geçirmesi için. Heyecan Hanım epey kitap okumuş, biraz kestirmiş ve sabahı ettiğinde de hâkim karşısına çıkarılmıştı. Hâkim iddiayı öğrenince “Hayatımda böyle saçma bir şey işitmedim, hanımefendi özür dileriz, hemen gidebilirsiniz” demişti.
Bu ilginç olayın mutlaka bir arka planı vardı. Heyecan Hanım, adı gibi heyecanlı, son derece pozitif, 60 yaşında, inanılmaz genç ve dinamik bir kadın. Hani insan anlar ya, Murat Hazinedar’ın iddia ettiği şeyi hayatta yapmayacağını anlarsınız. Ama yine de sordum:
“Murat Hazinedar neden bu ‘tehdit’ mektubunu sizin gönderdiğiniz iddiasında bulunabilir ki?”
 
BİR KADININ TEK BAŞINA SAVAŞI VE ÖNCESİ
Heyecan Hanım güldü ve “Anlatayım” deyip ekledi:
“Sabırlıysanız ve çekinmeyecekseniz tabii. Çünkü tüm basın korkudan ya da başka nedenlerle susuyor.”
Hiç duraksamadan “Sorun değil, buyurun sizi dinliyorum” dedim ve o da anlattı. Şimdi sizlere belki de tefrika edilebilecek kadar bol malzemesi olan olaylar zincirini olabildiğince özetle ve anlaşılır biçimde anlatacağım. Çünkü Murat Hazinedar’ı böylesine ve en hafif deyimiyle “çocukça” denilebilecek bir tuzak kurmaya yönelten sebep ilk başta da söylediğim gibi kendisi açısından “Hayat-memat” meselesiydi. Yani Beşiktaş İlçe Belediye Başkanlığına çok istediği hâlde ikinci kez aday gösterilmemesine neden olan kişinin Heyecan Şahin olduğunu düşünmesiydi ve bunda da büyük ölçüde gerçeklik payı vardı aslında. O da âdeta “büyük bir yemin” etmiş, Heyecan Hanım hakkında onlarca soruşturma, dava açtırmış, üstüne de böyle alengirli mektuplarla YAKALAMA KARARI çıkarttırmayı başarmıştı.
Neler yapmamıştı ki, saymakla bitmez.
İsterseniz biraz başa dönelim, Murat Hazinedar’ın bir önceki seçimde başkan adayı olarak gösterildiği yıla; yani 30 Mart 2014 yerel seçimlerinden bir buçuk ay öncesine.
 
HISMI MURAT HAZİNEDAR’A SEÇİMDE YARDIM ETMEKLE BAŞLIYOR HER ŞEY
Murat Bey aday olmuş, zaten CHP’den ve kazanacağına kesin gözle bakılıyor ama o yine de halkla bire bir temas edip güzel bir seçim kampanyası yürütmek istiyor. Bunun için de hısım oldukları ve ara sıra görüştükleri, bilgisine, deneyimine ve eğitimine çok güvendiği Heyecan Şahin’i arayarak “Abla bana yardıma gelir misin, yeni bir örgütlenme modeli ile halkla bire bir temas edip onları dinlemem lazım, senin yönetmeni istiyorum” der. Heyecan Şahin de hısmının bu isteğini kırmaz ve parti teşkilatında da olmasının verdiği avantajla çalışmalara başlar. Bu konuda Murat Bey’in kız kardeşi Pelin Hazinedar Başlangıç da yanında olur. Organizasyonu projelendirirler, görev ve sorumlulukları dağıtıp kadınlar, gençler ve gönüllülerden, mahalle sorumluları ve meclis üyesi adaylarına dek 300 kişilik bir ekip kurarlar. CHP’de şimdiye dek pek görülmemiş bir teknikle uykusuz kalarak çalışırlar.
Seçimin galibi bellidir ama Murat Hazinedar yüzde 77 gibi rekor bir oyla seçilir.
 
BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCILIĞI GÖREVİ VE OLAYLARIN GELİŞİMİ
Murat bey koltuğuna oturduktan iki gün sonra Heyecan Şahin’i yine “Abla gelir misin?” diye arayarak belediyeye davet eder. Aslında bu bir iş davetidir aynı zamanda. Ve Heyecan Hanım Beşiktaş Belediyesinde 1. Derece Başkan Yardımcısı olarak göreve başlar. Görev alanı da insan kaynakları, bilgi teknolojileri, strateji belirleme ve yönetme, mali konulardır.
Murat Hazinedar aradan bir ay geçmeden Heyecan Şahin’i “İhale komisyonu başkanı, kendi adına dosyaların belediye encümenine havale edilmesi, takdir komisyonu üyeliği, kendi adına haciz varakaları tasdik yetkisi, şartsız bağış kabul etme” konularında atayıp yetkilendirdi. Çok önemli yetki ve sorumluluklardı bunlar.
Aradan yine bir ay geçti, haziran ayında “adamın biri” belediyede boş bir odada oturmaya başladı. Bir süre sonra bu adamın, Murat Hazinedar’ın kayınbiraderi, YouTube’a “Kuşçu Özgür” lakabıyla düşmüş bulunan ve çalıştığı okulda okul aile birliğinin parasını zimmete geçirdiği iddiasıyla soruşturmaya uğrayan, okulda saka kuşu ve kuş ürünleri satan Özgür Yavuz olduğu ortaya çıktı. Özgür Yavuz kısa süre sonra belediyenin tüm satın almalarının yürütüldüğü Destek Hizmetleri Müdürü yapıldı. İki ay sonra da ruhsat, kültür, destek, işletmeler, zabıta gibi tüm işlemlerdeki akçeli bölümler ona bağlandı.
 
HAZİNEDAR’IN EŞ VE AKRABALARI İLE BELEDİYE YÖNETMEYE ÇALIŞMASI
Bundan sonra Murat Hazinedar, Özlem ve Özgür kardeşlerle tüm satın alma ve ihaleleri evde planlayıp ertesi gün belediyede uygulamaya koymaya başladı. Özgür Yavuz, Heyecan Hanım’a “Siz de ailedensiniz, dördümüz ortak çalışmalıyız, bu Murat Bey’in ve bizim size ortak teklifimiz” diye bir “Öneri” sundu ama alacağı cevap bugünden baktığımda görebileceğim gibi çok açıktı:
RET…
Ve işte ipler orada kopmaya başladı.
Usullere ve yasalara aykırı ödenmek istenen paralara engel olan, şüpheli satın almaları durduran, ihalelerde en uygun fiyatı veren en iyi firmayı seçen, ihale saatleri kendisinden gizli değiştirilmesine rağmen bunu engelleyen Heyecan Hanım birden bire Murat Hazinedar ve ailesinin gözünde “Kötü insan” oldu. Hakkında çeşitli yazılar yazdırdılar, tezviratlar yaptırdılar.
 
HAZİNEDAR İŞLERE TAŞ KOYAN HEYECAN HANIM’I İŞTEN ÇIKARIYOR
Murat Hazinedar kendisini önce başkan yardımcılığından alıp 5. dereceden memur olarak atadı. Odasını ve arabasını teslim etmesi istendi. Murat Hazinedar yüzüne karşı “Abla seninle ben çalışmak istedim, şimdi de çalışmak istemiyorum” dedi ve 4 Eylül 2015 tarihinde Heyecan Hanım, Belediye’ye alınmadı. Bunu tutanakla da tespit ettirdi. İşten çıkarılmıştı kısaca. Murat Bey ihalelerde ve diğer başka işlerde yaptığı yolsuzlukların savcılığa şikâyet edildiğini ve Heyecan Hanım’ın da İhale Komisyonu Başkanı olarak şahit gösterildiğini öğrendiği günün ertesinde bu kararı almıştı.
Heyecan Hanım da Bodrum Ortakent’teki evine giderek bir süre dinlenmek istedi ama bir gün evine bir tebligat geldi:
“İşe gelmediğiniz için müstafi, yani istifa etmiş sayılmaktasınız” denmekteydi tebligatta.
 
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI MÜFETTİŞLERİ DOSYAYI KAPATTILAR
Ve davalar, peş peşe yapılan suç duyuruları, mahkemeler.
Bu arada Murat Hazinedar ismi de bu davalar ve dosyalarla gündeme gelince İstanbul Büyükşehir Belediyesi olaya el attı. Mayıs 2016 tarihinde İBB müfettişi Abdulhakim Aydın, Murat Hazinedar hakkındaki o dosyaları tüm ayrıntılarıyla inceleyerek soruşturmanın derinleştirilmesi yolunda karar verdi ama bu ön inceleme raporu üzerine görevlendirilen İçişleri Bakanlığı başmüfettişlerinden Ahmet Faruk Güneş dosyayı kapattı. Dönemin İçişleri Bakanı Efgan Âlâ da bunu imzaladı.
 
HAZİNEDAR’I HEDEF ALAN CHP’Lİ MİLLETVEKİLLERİNE YOLSUZLUK DOSYALARINI O GÖTÜRMÜŞ
İktidar tarafı dosyayı kapatmıştı ama CHP tarafı kaynıyordu. Zaten parti yönetiminin isteği dışında aday gösterilmiş olan ve sevilmeyen bir isim olan Murat Hazinedar ile ilgili soruşturma talebi giderek yükselmekteydi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sonunda baskılara dayanamayıp milletvekilleri ve parti yöneticileri olan İlhan Cihaner, Bülent Kuşoğlu ve Oktay Sındır’dan oluşan ekibi incelemek üzere İstanbul’a gönderdi. Kurul pek çok Beşiktaşlı ve belediye görevlisinin yanı sıra Heyecan Şahin ile de detaylı görüşmeler yaptı.
Heyecan Şahin tüm yolsuzluk, usul ve yasa dışı işlem iddialarını içeren dosyaları onlara teslim etti. Çıkan rapor zehir zemberekti ve parti içinde saklı kalamadı. Çünkü Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu başta olmak üzere pek çok milletvekili durumu “korkunç ve vahim” diye niteleyerek dosyaların gereğinin yapılması, Hazinedar’ın partiden ihraç edilmesini istediler.
Ama Kemal Kılıçdaroğlu gereğini yapmadı, tersine Murat Hazinedar’ı savundu. Ama her zaman olduğu gibi sinsice bekledi ve son yerel seçimlerde aday göstermedi Murat Hazinedar’ı.
İşte Hazinedar’ı yıkan karar bu oldu.
 
VE BAŞKANLIĞA SON NOKTA
4 Ocak 2018 tarihine gelindiğinde Murat Hazinedar’ın belediye başkanlığı macerasına son nokta kondu.
Murat Hazinedar ile Belediye Meclis Üyeleri Hüseyin Avni Sipahi ve Çetin Kırışgil Anayasanın 127.nci maddesinin verdiği yetki doğrultusunda İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırıldılar. Gerekçesi ise aşağıdaki gibiydi:
Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu kapsamında mal varlığına yönelik olarak yürütülen soruşturma; FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olmak suçundan yürütülen soruşturma; ayrıca belediye hizmetlerinin zorunlu bağışa tabi tutularak iş sahiplerinden zorla para alınması, usulsüz ihale ve ruhsat verilmesi, kamu malının özel şahısların menfaatine kullandırılması ve bunun karşılığında haksız kişisel menfaat temin edilmesi ve görevi kötüye kullanma niteliğindeki diğer eylemlerinden hakkında yürütülen soruşturmalar nedeniyle Murat HAZİNEDAR Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmıştır.
Murat Hazinedar bu karar açıklandıktan hemen sonra yaptığı basın toplantısında bir “itirafçı”nın olduğunu ve onun beyanına göre bütün işlerin organize edildiğini belirtti ve hedef olarak Heyecan Şahin’i gösterdi.
Peki “itirafçı” ne demekti? İtirafçılar bildiğimiz kadarıyla suç işleyen örgütlerin arasından çıkar. Hazinedar belediye yönetimini bir suç örgütü olarak mı görmekteydi de bu “itirafçı” sözcüğünü kullanmaktaydı, yoksa hakkındaki iddiaları doğrularcasına bu bir lapsus muydu onun açısından bilmiyoruz.
 
FETÖ’CÜ HÂKİM VE SAVCILAR YOK AMA ÜÇ YILDIR YİNE SORUŞTURMA YOK
Tekrar ÖZET geçelim.
Heyecan Şahin ise 4 Nisan 2016 tarihinde elindeki dosyaları ekleri ile birlikte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına teslim etti.
1 Haziran 2016 tarihinde Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kuruluna aynı dosya bilgilerini ulaştırdı.
15 Temmuz darbe girişiminin ardından FETÖ’cü hâkim ve savcılarının önemli ölçüde tasfiye edilmesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına işlem görmeyen dosya ve ekleriyle ilgili olarak yeniden müracaat etti. Yeni oluşturulan yönetim bu konuyla ilgilenmeye başladı.
İçişleri Bakanlığı yukarıda paylaştığımız gerekçelerle Murat Hazinedar’ı azletti ama SONUÇ var mı? Yok!
Heyecan Şahin hayal kırıklıkları içinde ve bu durumu çok anlamlı buluyor. Açık söyleyeyim ben de anlamlı buluyorum.
Murat Hazinedar ise Heyecan Şahin hakkında onlarca “sebep”ten dava açtı. Hakkında suç duyurularında bulundu. Heyecan Şahin bu davaların hepsinden teker teker beraat etti ama Murat Hazinedar onunla uğraşmayı bırakmadı, bırakmıyor.
İşte Adana Lezzet Festivali’nde tanıdığım Heyecan Şahin’in özetin de özeti olan hikâyesi ve Murat Hazinedar’ın bitmeyen kininin sebepleri.
Bilmiyorum savcılıklarımız CHP’li milletvekillerini bile dehşete düşüren tüm dosyalar ellerinde olduğu hâlde harekete geçecekler mi?
Kısaca konu çok uzun, bu kadarı bile onda birine tekabül ediyor. Hepsini tek tek gördüm iddiaların. Şöyle diyeyim, bir başka biri bu iddiaların ve belgelerin onda biri ile ipe giderdi.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
610523 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/fuat-ugur/610523.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT