BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Bu İrini Operasyonu ne kadar barışçı?..

Noktalar
İsmail Kapan
Facebook
İrini kelimesi Yunanca ‘barış’ anlamına geliyor. “Kutsal barış” diye de ifade ediliyor… Lakin bazı taraflarından resmen irin yani cerahat akıyor! Dışişleri Bakanlığımızın dün yaptığı açıklamayla bu husus kayda geçirilmiştir...
 
 
Avrupa Birliği cenahından, epey zamandır Türkiye’ye dönük nezaketsiz açıklamalarla şüpheli hâl ve hareketler sadır oluyor… 10 Aralık’ta yapılacak AB liderler zirvesinde, içeride çözüm bekleyen çok sayıda meseleye rağmen, Türkiye’ye dair bir gündem maddesinin de yer alacağı duyurulmuş bulunuyor. Bu arada başını Yunanistan’ın çektiği, Fransa’nın da şakşakçılığını yaptığı; Doğu Akdeniz’de hidrokarbon arama faaliyetleri ile ilgili olarak, Türkiye’ye yaptırım uygulama çabaları da bir taraftan devam ediyor. Şimdiye kadar daha dengeli bir noktada durmaya çalışan ve Türkiye ile Yunanistan arasında ara buluculuk rolü üstlenen Almanya, son günlerde ağız değiştirdi. Daha açıkçası Fransa ile aynı telden çalmaya başladı… Derken, önceki gece, Libya’nın Misruata Limanına boya ve boya malzemesi ile insani yardım götüren, Türkiye bayraklı bir ticari gemiye, bir Alman Fırkateyni tarafından resmen korsanca baskın yapıldı… Bahse konu gemiye, Türkiye’nin ve gemi kaptanının izni alınmadan, Alman askerleri tarafından helikopterle indirme yapmak suretiyle arama icra edildi. Aramada kanun dışı herhangi bir unsur bulunmadı. Ancak, gemi kaptanı, gemi yükü hakkında ayrıntılı bilgi sunmasına rağmen, kendisi ve gemi personeli zor kullanılarak bir yerde tutuldu ve izinsiz arama gerçekleştirildi.
Uluslararası deniz ticaret hukukuna göre, uluslararası sularda ticari gemilere müdahalede bulunulabilmesi için, bayrak ülkesinin iznini almak gerekiyor. Söz konusu operasyon, güya AB’nin “Irini operasyonu” çerçevesinde yapıldı. Irini, Yunanca barış anlamına geliyor. Gelgelelim buradaki uygulama hiç de barışçıl bir nitelikte değil. Irini harekâtı, BM Güvenlik Konseyi’nin Libya’ya silah ambargosu koyan 1970 Sayılı (2011 yılı) kararı ile ilgili. AB’nin Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası çatısı altında yürütülen bir AB askerî operasyonu… BMGK’nın Libya ile ilgili kaçak petrol ticaretinin önlenmesine dair 2146 sayılı kararı ve yine insan kaçakçılığını önlemeyle ilgili 2240 sayılı kararlarıyla da bağlantılı. Ancak bu operasyon şaibeli bir operasyon. Taraflı bir operasyon. Çünkü Savaş Baronu Halife Hafter’e giden silah desteğine göz yumarken, daha ziyade meşru Libya Hükûmetini cezalandırmaya dönük bir tavır sergiliyor. Ve bu operasyon NATO koordinasyonunu da dışlıyor. Yani AB’nin kendi içinde pişirmek istediği bir iş. İşte bu harekât çerçevesinde Türk bayrağı taşıyan ticari gemiye yapılan baskın, adı üstünde tamamen korsanca bir eylem. Türkiye bu korsanca baskına sert tepki gösterdi ve elbette bir yere de not etti!.. Zamanı geldiğinde bunun gereği yapılır. Çünkü Türkiye’nin iznini almadan yapılan bu operasyon gayrimeşrudur… Anlayacağınız İrini operasyonundan “barış” değil irin akıyor. Nedense bu tür harekât adları hep Yunanca oluyor! Bir öncekinin adı da (Sophiya) idi. Libya’ya silah ambargosu ve denetimine dair BMGK kararına rağmen, Alman Fırkateyninin yaptığı hareket korsanlıktır. Nokta. Ve bu geminin de dâhil olduğu operasyon gücüne, bir Yunan general komuta ediyor. Siz anladınız meseleyi…
10 Aralık zirvesi öncesinde Türkiye’nin sinir uçlarıyla oynayarak sabrını test etmeye çalışanlar, yanlış yolda olduklarını er veya geç anlayacaklar. Bakınız Emmanuel Macron, nihayet Karabağ’ın Azerbaycan toprağı olduğunu itiraf etmek zorunda kaldı… Amma neden sonra. Putin’in defaatle kayıtlara geçirmesi ve en son; “Karabağ toprakları Azerbaycan’ın ayrılmaz parçasıdır…” diye teyit etmesinden sonra, Macron gerçeklere daha fazla gözünü kapatamadı. Hiç merak etmeyiniz, hâlihazırda Doğu Akdeniz hidrokarbon meseleleri için Yunan Davulunu çalan Macron, çok uzak olmayan bir gelecekte, burada da hakikatle yüzleşecektir… Miçotakis veya Macron… Her ikisi de çok önemli değil. Lakin konumu ve bugüne kadarki dengeli tutumu sebebiyle, yakında siyasi kariyerini sonlandıracak olan Angela Merkel’in, finalde ciddi hatalar yapmaması kendi hesabına bir kazanç olacaktır. 10 Aralık AB zirvesinde Merkel’in ortaya koyacağı liderlik hem kendi ülkesinin AB’deki ağırlığını hem de bizzat AB’nin geleceğini doğrudan ilgilendirmektedir.
Tekrar İrini korsan operasyonuna gelecek olursak, Almanya’nın bunu uygun şekilde tamir etmesi gerekir… Yunanistan’ın bu olaydaki dahlini Türkiye ayrıca değerlendirecek ve gereğini yapacaktır şüphesiz. Olay çok can sıkıcı olmakla beraber, büyük devlet olmanın sorumluluğu içinde Türkiye bu meseleyi diplomasi ve uluslararası hukuk çerçevesinde takip edecektir. AB’nin askerî bir gücü, henüz beynelmilel seviyede tescil edilmiş değil. Bu türden acemiliklerle bu işi daha baştan çıkmaza sokmuş olur. Bizden hatırlatması...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
616341 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/616341.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT