BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Tarihî ziyaret!

Para
Necmettin Batırel
Facebook
Washington’da yarın kritik bir zirve var. Türkiye ve ABD Devlet Başkanları Suriye harekâtı sonrasında ilk defa yüz yüze görüşecek. Çok sıcak karşılama töreni yapılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan gündeme getirilecek konuları açıkladı. S-400, F-35 ve Patriot alımı, Halkbank olayı, 100 milyar dolarlık ticaret hacmi, FETÖ ile mücadele, yaptırım tehditlerinin ortadan kaldırılması... Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerinin güçlenmesini istemeyen Trump, Halkbank ve yaptırımlar konusunda güvence verebilir. F-35 ve Patriot meselesi kongre onayını gerektiriyor. Ancak Türkiye bunun da tedbirini aldı. Cumhurbaşkanı, Rusya Devlet Başkanı Putin’le telefonda görüşerek Soçi Mutabakatını teyit etti, 36 adet Sukhoi Su-35 savaş uçağı alımı için ciddi adım atıldı...
ABD’den danışman düzeyinde tepki geldi... Beyaz Saray’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı “Türkiye eğer S-400’lerden kurtulmazsa büyük ihtimalle yaptırımlara maruz kalacak” dedi. Danışman Robert O’Brien bununla birlikte, “Türkiye Avrupa’daki ortaklarımız ve bizim için jeopolitik olarak çok önemli bir rol oynuyor. Boğaz’ın iki yanından Karadeniz’e doğru uzanıyor. Romanya, Bulgaristan gibi NATO müttefikimiz olan Karadeniz'de güçler var. Yani Türkiye’yi bir NATO müttefiki olarak kaybetmek Avrupa ya da Amerika için iyi olmaz” ifadelerini kullandı. O'Brien ‘‘Çok önemli bir rol oynuyorlar. Türkiye’yi bir müttefik olarak kaybetmek ne Avrupa ne de ABD için iyi bir şey olur. Onları NATO’da tutmak için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız’’ diye konuştu. Bu açıklamadan çıkan sonuç şu: ABD, Türkiye'nin istediği her şeyi verecek…
Başkan Trump, aynen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kaderini yaşıyor. Askerî vesayetten kurtulmak istiyor. Bunu başaran Erdoğan’ı çok seviyor, saygı gösteriyor, haklı isteklerini yerine getiriyor. S-400 alımına karşı yaptırım uygulamadı, Barış Pınarı Harekâtına yeşil ışık yaktı. Trump 3 yıllık başkanlığı boyunca vesayet zincirini defalarca kırdı. Derin ABD’nin temsilcisi Pentagon'un planlarını uygulamadı. Dayanamadılar ondan kurtulmak için azil sürecini başlattılar. Fakat topladıkları deliller yetersiz, Cumhuriyetçi Kongre üyeleri Trump’ı sert şekilde savunuyor. 13 Kasım’daki buluşma işte bu azil soruşturmasının başlayacağı günde gerçekleşecek...
Erdoğan çok başarılı bir dış politika izliyor. DEAŞ mensubu teröristleri kendi ülkelerine gönderiyor, Suriyeli mültecilere Avrupa kapısını açacağını söyleyerek, onları, güvenli bölgedeki yerleşim merkezlerinin kurulması için mali destek vermeye mecbur bırakıyor. Rusya’yı ABD’ye karşı büyük koz olarak kullanıyor. Türkiye’yi çekim merkezi hâlinde tutuyor. Halkbank ve yaptırım konularında ABD’den alınacak güvence piyasaları coşturacak. Şu anda %19 iskontolu olan hisselerine talep yağacak. Endeks önce 112 bin, ardından 121 bindeki zirveye doğru yükselişini sürdürecek. Geçen sene eylülde 520’ye tırmanan Türkiye’nin 5 yıllık risk primi 300 puana indi. Yabancı yatırımcı bu yüzden pozisyon arttırıyor. Borsa şirketlerinin değeri 1 trilyon lirayı aştı. Fon girişi yoğunlaşıyor, kurlar baskı altında kalıyor... Düşük faiz ortamı enflasyonu tek hanede tutuyor... 
            ***
Merkez Bankası altın rezervlerini arttırıyor. Dünya Altın Konseyi raporuna göre Türkiye üçüncü çeyrekteki 71,4 tonluk alımla; dünyada en fazla altın alan ülke oldu. 1 Kasım itibarıyla Merkez Bankası’nın kasasında 27 milyar dolar tutarında altın olduğu açıklandı. Yani şu anda 574 ton altına sahibiz. Altın rezervleri geçen seneki kur krizi dolayısıyla piyasa müdahaleleri ile çok zayıflamış, Ocak 2019’da 19 milyar 850 milyon dolarak gerilemişti. Yılbaşında bir kilo altın 41 bin dolardı. Bugün 47 bin dolar. Ocak ayında Merkez Bankasının 474 ton altını vardı. 10 ayda 90 ton arttı, 574 tona çıktı. Bir ülkenin altın rezervi ne kadar güçlüyse ekonomik krize karşı o kadar dayanıklı olur. Yatırımcıların güveni artar, daha rahat hisse senedi ve tahvil alırlar. Merkez Bankası altın rezervlerinin bir kısmını ülkemiz sınırları içinde muhafaza ederken, kalan miktarı yurt dışında diğer ülke merkez bankalarında altın saklama hesaplarında tutuyor.
Merkez Bankası her an nakde çevrilebilme özelliği nedeniyle altın alıyor. Altın rezervleri, doğrudan alım/satım, vadeli ve vadesiz altın deposu, altın swapları yapılarak değerlendiriliyor. Merkez Bankası altın alıyor kazanıyor, vatandaş döviz alıyor kaybediyor...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
610729 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/necmettin-batirel/610729.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT