BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

DÜŞEN SON YAPRAK

 
Yaprak, ağaç ve bitkilerin hava teneffüs ettiği mevsimlik uzvudur. Defter sayfalarına "yaprak" derken, kitap yapraklarına "sayfa" demişiz. Buna mukabil dilimizde takvim kanatları yapraktır. Takvim sayfalarının yaprağa teşbihi yaprağa, fânilik, geçicilik, göçücülük anlamı yüklenmiş olmasından dolayıdır…
Bugün milâdî takvimle 31 Aralık 2020…
Bugün, milâdî takvimin daldaki son yaprağı da düşecek.
Hayır; o, ağaç yaprakları gibi kendiliğinden süzüle süzüle düşmeyecektir. Bir el, en geç günün sonunda artık takvim kapağının önünde tek kalmış o yaprağı, yerinden usulcacık koparacak, ön taraftaki yazıya bakacak, arka yüzdeki malumatı okuyacak ve muhtemelen de oradaki herkesin işiteceği şekilde veya kimse duymayacak fakat yanaklarından dolup-boşalan bir ses tonuyla iç geçirerek "bir yıl daha geçti!" diye önündeki masanın üstüne bırakacaktır.
Senenin özü, özeti, hülasası işte bu yorgun cümledir:
-Bir yıl daha geçti…
Evet; bugün gün bitiminde herkesin; he yâ herkesin; yani ister bebek, ister genç ve isterse 90’lık pîrî fâninin ömründen bir yıl daha eksilmiş olacak. Yarın fecir, tan vakti, güneşe yeni bir gün, yeni bir takvim için "buyur" diyerek ufukları aralayacaktır…
Kimliğini yitirmek talihsizliktir; katlanılması zordur. Eğer toplum hayatlarının belli kısımlarında fiilî bir çift kimlikli olma hâli yaşanıyorsa orada şu veya bu ölçüde ihtilaflar, sürtüşmeler kaçınılmazdır. Toplumlar kendi medeniyetlerini terk edip ithal medeniyetleri resmîleştirdiklerinde böylesi bir kargaşa kaçınılmazdır. Bu dediğimiz hukuktan, nikâha, takvime ve daha nelere kadar böyledir.
Şu gün millet hatta kısmen ümmet olarak iki takvim yaşanmaktadır. Bunlardan biri Hicrî Kamerî 1 Muharrem’le başlayan İslâmî takvim, diğeri de 1 Ocak’la başlayan Avrupa’dan alınma milâdî takvimdir. İlkinde yâni Hicri takvimde insan hayatına, aile hayatına dost münasebetlerine tefekkür, dua ve ibadet hâkimdir. Geçen sene eksik ve kusuruyla ilâhî iradeye teslim edilirken idrak edilecek senenin kazasız-belâsız, elemsiz-kedersiz, bereketli, hayrlı ve huzurlu olması için dua edilir. Bu dua, hem kendi kendine hem sevdiklerine yapılır, tebriklerde bu dil kullanılır.
Milâdi takvimde olup-bitenleri anlatmaya gerek yok. İnsan, sanki o bir takvimin bitip diğer takvimin başlayacağı berzahta bir kendinden kaçış hâli, bir çılgınlık ve sorumsuzluk yaşamaktadır. Bu "kendinden kaçış hâli, çılgınlık ve sorumsuzluk", azalacağına sağduyu ağırlığını göstereceğine son senelerde dînî bayram günleri bile kısmen dahi olsa "tatil" adı altında bu seyre döndü.
Kullandığımız saat, elektronik de olsa, mekanik de olsa, alaturka da alafranga da olsa o saat, zamanı göstermektedir. Saatin gösterdiği zaman 24 saattir. "Ay" dediğimiz hadise, hicrî de olsa, milâdî de olsa, Uzak Doğu takvimiyle veya bir başka şekilde de olsa işte o 24 saatlerden meydana gelmekte ve yıl da bu ayların toplamı olmaktadır.
Duvardaki takvimin cinsi ne olursa olsun, masada hangi takvim bulunursa bulunsun, saatimiz hangi vakitle çalışırsa çalışsın nihâyetinde yıl sonunda o takvim bitmekte ve yeni bir sene başlamaktadır. İnsan ömrü de işte bu yıllardan müteşekkildir. Ömür, saliselerin, saniyelerin, dakikaların, saatlerin, günlerin, haftaların, ayların ve senelerin toplamıdır. İnsana, insanın eksikliğine bakmalı ki kendi hayatının, ömrünün ne kadar olduğunu bilmekten âcizdir. Her birimiz ömrümüzü bilmekten mahrumuz. Kaç yıl yaşayacağımızı, nerede ne zaman ve nasıl öleceğimizi ancak ve yalnız Allahü teâlâ bilir. İslâm âlimleri buyurmaktalar ki: "Bir şeyin vukuu mutlak ise onu olmuş bilin!" Ölüm, mutlaktır. Hiç kimse ölmekten muaf değildir. Kendimizden kaçarak, mutlak hakikati yok sayarak hiçbir yere varılmaz. İlim adamlarının bütün dünyadaki toplam ağırlığının en fazla iki gram olduğunu söyledikleri Covid-19 virüsünün yol açtığı şu dehşetli ölüm manzaraları da akılları başa devşirmeye, çılgınlık yerine tefekküre yol açmaya yetmiyorsa o zaman acınası bir manzara var demektir.
Şekli her ne olursa olsun her ân, her gün ve her sene için iyi dileklerde bulunmak mümkündür. Hicrî olarak da hesap edilse, milâdî olarak da hesap edilse her yeni sene herkese mübarek olsun, 2021, 2020’den daha başarılı ve verimli olsun. Yüce Allah, makbul kulları hatırına şu salgını ve her hastalığı, memleketimizden ve bütün yeryüzünden kaldırsın, cümle şifa bekleyen kullarına şifa lütfeylesin, herkesin işini ve hayatını güzelleştirsin...
            *
Bugün Kahraman Peygamber Muhammed aleyhisselâm komutasındaki Şanlı İslâm Ordusunun Mekke-i Mükerremeyi fethetmesinin seneyi devriyesidir. Başta Sevgili Peygamberimiz olmak üzere bütün gaza ve fetihlerin emsalsiz mücahîdlerine rahmetler diliyoruz.
            *
Bu gece, dünyada da ahirette de günlerin en üstünü ve en kıymetlisi cuma gününün akşamıdır. Merhametlilerin en merhametlisinden azîz vakitlerde duaların kabulünü talep ederiz.
            *
31 Aralık, ülkemizin yetiştirdiği mütefekkir ve mücahîd kalem Seyyîd Ahmed Arvasî Bey’in vefât tarihidir. Cenâb-ı Hak’tan kendisine rahmet niyaz ediyoruz.
            *
Bu dünya yapraklarını bir, bir bitirerek ahirete göçmüş olan herkese ve son olarak Covid-19 salgınında kaybettiklerimize gani gani rahmetler olsun…
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
616906 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/616906.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT