BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Allahü teâlâya tevekkül etmelidir

Ünal Bolat
Facebook
Tevekkül, rızık ve sâir işleri husûsunda Allahü teâlâya dayanmaktır. Sebeplere yapışmak, tevekküle zarar vermez.
 
Seyyid Muhammed hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1161 (m. 1748)’de Fas’ta doğdu. 1203 (m. 1788)’de, Sahra denilen yerde vefât etti. Buyurdu ki:
İhlâs ile ibâdet etmek de güzel huylardandır. İhlâs, ibâdeti yalnız Allahü teâlâya yaklaşmak için yapmaya denir. Nefsânî ve dünyevî şeyler için ibâdet etmeyip, yalnız Allahü teâlânın rızâsı için yapmaktır. Resûlullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem); “Bir kimse dünyâda, şeriki olmayan Allahü teâlâ için ihlâs üzere beş vakit namazı kılmak ve zekâtı vermek sûretiyle dünyâdan uzak olsa, o kimse Allahü teâlâ kendisinden râzı olduğu hâlde vefât eder” buyurdu.
İsrâiloğullarından âbid (çok ibâdet eden) bir kimse vardı. Allahü teâlâya nice yıllar ibâdet eylemişti. Bir gün Hak teâlâ, onun hâlini ve ihlâsını meleklere bildirmeyi diledi. Bir meleğe emredip; “Filan âbide var; bu yaptığın ibâdetlerden sana fayda yoktur. Niye bu kadar çalışırsın? de” buyurdu. Melek de, varıp âbide bunları söyledi. Âbid; “Biz ibâdet için yaratıldık. Öyle olunca, bize lâyık olan; bize faydası olsun veya olmasın ibâdetimizde olmaktır” diye cevap verdi. Melek; “İlâhî! Sana malûmdur ki; âbid bana bu cevâbı verdi” dedi. Allahü teâlâ hitâb buyurup; “Ben ona azap edeceğimi haber verdim. Rahmetimden ümitsiz eyledim. Hâlâ ibâdetten yüz çevirmedi. Ondan yüz çevirmek benim keremime lâyık mıdır? Ey meleklerim! Cümleniz şâhid olsun ki; ben bu kulumun her ne miktarda günâhı varsa, cümlesini affedip rahmet eyledim” buyurdu.
Allahü teâlâya tevekkül etmelidir. Tevekkül, rızık ve sâir işleri husûsunda Allahü teâlâya dayanmaktır. Sebeplere yapışmak, tevekküle zarar vermez. Onun için muhtaç olanlara çalışarak kesb (kazanmak) farz kılındı. Sanatına, malına, kuvvetine, beye, kadıya, kadıaskere ve başkalarına güvenmemelidir. Bunların hepsi âciz birer kuldur. Allahü teâlâ murâd etmeyince onlar, hiçbir şey yapamazlar.
Tevâzu sahibi olmalıdır. Tevâzu, kendisini herkesten aşağı görmektir. Bu, kullar için büyük fazilettir. Kişinin tevâzu göstermesi güzeldir. Ancak kendini çok çok aşağı kılmak, tabasbus, yaltaklanmak kötüdür. İlim talibinin dînini öğrendiği hocasına ve bu ilmi birlikte tahsil eden arkadaşlarına aşırı tevâzu’u kötü değildir. Allahü teâlâya hüsn-i zan etmek vâcibdir. Salah ve fesâd ihtimâli olan işlerinde müminlere hüsn-i zan etmek mendûbdur.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
600160 http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/600160.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
KAPAT