BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

"Bizim Yûnus değil mi bu?.."

Ahmet Demirbaş
Facebook
Genç Yûnus, Tapduk Emre hazretlerine talebe olur. Manevî yönden yükselmesine rağmen, bunu kâfi görmeyip, o dergâhtan ayrılmak ister...


Dün, "Yûnus Emre Kültür Haftası" başladı. Biz de bu vesileyle bir nebze bu mübarek zattan bahsetmek istedik siz değerli okuyucularımıza...
Yûnus Emre hazretleri, tasavvuf ehli bir Hak âşığıdır. Eskişehir'in Mihalıççık ilçesine bağlı Yûnus Emre köyünde, 1320 (H.720) senesinde 80 yaşında vefât etmiştir...
Bu mübarek zat, genç yaşta Tapduk Emre hazretlerine talebe oldu... Otuz sene içinde, manevî yönden birçok dereceler geçmesine rağmen, bunları kâfi görmeyip, oradan ayrılmak istedi. Hocası ayrılmasını uygun görmedi ise de, tekrar döneceğini bildiği için müsaade etti...
"Niçin istifade edemedim" diye diye, dağlarda dolaşırken, iki gence rastladı. Onlarla arkadaş oldu. Her öğün bunlardan biri duâ eder, duâlarının bereketi ile önlerine bir sofra gelirdi. Nihayet sıra kendisine geldi. O da şöyle duâ etti: "Yâ Rabbî! Arkadaşlarım kimin hürmetine duâ ettiyse, onun hürmetine duâmı kabûl et!" Fakat o da ne? İki sofra birden geldi. Arkadaşları sordu:
-Yunus, sen kimin yüzü suyu hürmetine duâ ettin?
-Önce siz söyleyin!
-Biz, Tapduk Emre'nin kapısında hizmet eden derviş Yûnus hürmetine istedik, dediler.
Yûnus Emre bu manevî ikazın, Hocasının bir kerameti olduğunu anladı ve hemen tövbe ederek, dergâha döndü. Hocasının kapısının eşiğine yattı. Tapduk hazretlerinin gözleri görmüyordu. Ayağı bir şeye takıldı ve şöyle dedi:
-Bu bizim Yûnus değil mi?.. Geleceğini biliyordum; çünkü senin nasibin bu kapıdadır... 
Ne hikmettir ki, o güne kadar hiç şiir söylememiş olan Yûnus Emre, Hocasının arzusu üzerine o andan îtibâren ilâhi söylemeye başladı...
***
Bu mübarek zatın türbesi, 1948 yılında yolun genişletilmesi için kaldırılmak istendi. Fakat bir türlü bu işte muvaffak olunamadı. Hattâ bir defâsında, döşenen rayların sökülüp, metrelerce geriye atıldığı görüldü. Bunun üzerine, eskisinden 100 metre kadar ileriye bir türbe yapılıp, kabrinin oraya nakline karar verildi... Yeni kabrine taşıyacak beş kişilik heyet, kimseye haber vermeden ve hiçbir merâsim yapmadan çalışacaktı. Karar verildiği üzere hareket edildi. Yalnız o da ne! Ertesi gün, Yûnus Emre'nin çevresine dâvetsiz, ilânsız otuz binden fazla insan toplanıverdi.
Kabri açıldı. Mübareğin bedeni, 7 asırdan beri hiç bozulmamıştı. Tabuta kondu ve 100 metrelik mesâfeye tam üç saatte nakledilebildi...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
586096 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ahmet-demirbas/586096.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT